Yazar Metin Yurtbaşı: Atasözü Özündeki Kavramdır

Yazar Metin Yurtbaşı, atasözlerinin ifade ettiği kelimelerle değil, özündeki kavram ile değerli olduğunu söyledi.

Yazar Metin Yurtbaşı: Atasözü Özündeki Kavramdır

Yazar Metin Yurtbaşı, atasözlerinin ifade ettiği kelimelerle değil, özündeki kavram ile değerli olduğunu söyledi.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü tarafından "Türk Atasözlerinin Evrensel Boyutu" konulu bir konferans düzenlendi. Eğitim Fakültesi'nde konferansta konuşan Yazar Metin Yurtbaşı, atasözlerinin ifade ettiği kelimelerle değil, özündeki kavram ile değerli olduğunu belirterek, öğrencilerden "Atasözlerini kavramlarla, zıddıyla öğrenmeleri" tavsiyesinde bulundu.

Zıt kavramlardan örnekler veren Yurtbaşı, "Yüzlerce kavram size atasözleri vasıtasıyla değişik lisan özelliklerini, kavramları öğretiyor. Kelime kökenleriyle, morfolojiyle yani kelimenin değişik biçimleriyle ve bağlam sağlaması itibariyle atasözleriyle, halk deyişleriyle iç içedir." dedi.

"Atalarımız bu kelimeleri bize bir metafor, bir kavram öğrenelim diye mecazi olarak veriyor ama şimdiye kadar herhangi bir kelimenin kaç atasözünde geçtiğini merak edenlere verilecek cevap çok fazla bulunamıyor." eleştirisinde bulunan Yurtbaşı, kendi kitabında 40 bin atasözü olduğunu hatırlattı. Geliştirdikleri bilgisayar programı sayesinde bu atasözünde hangi kelimenin ne kadar geçtiğinin bulunabildiğini belirten Yurtbaşı, şöyle konuştu:

"Atasözleri bir uyarıdır. Atasözleri bir gözlemdir. Sistematik biçimde bugüne kadar hiçbir kaynakta Türk atasözleri tasnif edilmiş, anahtar kelime, dizinle sunulmuş değildir ama Batı kaynakları bu şekilde sistematize edilmiş. Neden biz bu kadar geriden takip edelim ki Batıyı? 1880'lerde Wander 250 bin Alman atasözünü yayınlamıştı. O zamanki tekniği düşünün 2012'yi düşünün. Bizler niye uyuyalım ki? Biz Almanlardan daha az mı seviyoruz kendi ulusumuzu, kendi kültürümüzü, kendi benliğimizi? Daha mı az gururluyuz Türk olmaktan? Kim sahip çıkacak dilimize, Türkçe öğretmeleri sahip çıkmayacaksa? İftihar etmek hakkımız değil mi kendi dilimizle, kendi benliğimizle. İnsanlar kendilerine ait bir dili olsun, kendilerine ait bir ulusal benliği olsun diye nasıl çırpınıyorlar değil mi?"