CHP Gaziantep Milletvekili
Yaşar Ağyüz, Ergenekon davasında, olayın içerisinde ciddiyeti olan soruşturulması gereken konuların zaman kaybedilmeden yargıya intikal ettirilmesi ve yargı kararlarına da her siyasetçinin saygı duyması gerektiğini ifade etti. Ağyüz, "Ancak dava uzadıkça, ilgili ilgisiz kişilerin bu davaya dahil edilmeleri hem bizi, hem de CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal'ı rahatsız etti" diye konuştu.
Mustafa Balbay, Sinan Aygün, bir sivil toplum örgütü başkanı ve emekli paşaların olayın son aşamalarında bu davanın içerisine dahil edilmelerinin davayı anlamsız bir şekilde genişletildiği imajını verdiğini savunan Ağyüz, "Biz CHP olarak, bu tür olayın sonuna kadar açıklığa kavuşması için yargının gitmesinden yanayız. Ama toplumu büyük ölçüde rahatsız etmeden, bu davayı bir baskı aracı olarak kullanmadan. İşine gelmediği, kafasına yatmadığı zaman ilgili ilgisiz kişileri olayın içerisine katarak tehdit aracı olarak kullanmak ne hukuk devletine yakışır, ne de hukuk devletini temsil eden yargıya ve hükümete yakışır" şeklinde konuştu.
CHP olarak, Ergenekon davasının daha fazla sürüncemede kalmadan, eksiklerin ve yanlışların giderilerek yargının bir an önce karar vermesinden yana olduklarını kaydeden Ağyüz, şöyle dedi:
"CHP'nin, darbe ile cunta ile hiçbir ilişkisi olmamıştır ve olamaz da. Biz Cumhuriyetin kalıcı olmasını, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda Cumhuriyetimizin hiçbir tehdit altında bulunmadan yaşamasından yanayız. Demokrasiden yanayız ve parlamenter sistemden yanayız. Bu tür oluşumları açığa çıkarmak yargının ve devletin görevidir. Devlet bunların üstesinden gelen güçtedir. Ama her zaman bunu temcit pilavı gibi ortaya koymak, bunu bir tehdit aracı olarak kullanmak ne demokrasi ile ne de hukuk devleti ile bağdaşmaz. Bizim AK Parti ile uyuşamadığımız nokta onların bu mantalite içerisinde olmalarındandır. Hükümetin yargıya ve dava açılmaya müdahale etmesini biz CHP olarak yanlış görüyoruz. Bu ne Adalet Bakanının, ne de Başbakan'ın işidir. Bu, yargının ve yargıçların işidir. Yargının vereceği karara da saygılı olmak tüm siyasetçilerin görevidir. Bu nedenle biz davanın bir an önce sonuçlanmasından ve davayla gerçekten ilişkisi olanların cezalandırılmasından yanayız. Ama her şey normal hukuk çerçevesi içerisinde yürümesi lazım ve insanların düşünce özgürlüğüne, insan haklarına saygılı olarak yürütülmesi lazım."