HABERLER.COM VIP SALONU



Sorularınıza Prof. Dr. Ahmet Çolak'ın Cevapları

Ekmek Tüketimi

Zarife Ersoy: Sizce şeker hastaları ekmek tüketmeli mi?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Bunun için öncelikle bir diyabet uzmanı ve bir diyetisyen ile görüşmelisiniz. Ancak şeker hastaları ekmek tüketemez diye bir kaide yoktur. Diyabet uzmanı hekim ve diyetisyenin size özel önereceği miktarlarda tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz. Yine de genel bir kural olarak beyaz undan yapılmış ekmeklerden uzak durmanızda fayda var.


Derya Ulukaya: Diyetisyenler neden sürekli ekmekten uzak durmamızı öneriyor?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Tam buğday ekmeğinin, sağlıklı bir insan tarafından normal miktarlarda tüketiminde hiçbir sakınca bulunmamaktadır. Çünkü buğday sağlıklı ve güvenilir bir temel besindir. Ancak tüketirken miktarını abartmamak gerekir.


Tek tip besinle beslenme tarzı zaten diyetisyenler tarafından önerilmemektedir. Çünkü vücudumuzun karbonhidratlar kadar protein, mineral ve vitaminlere de ihtiyacı vardır. Özellikle, beyazlatılmış un yeterince doğal olmadığından ve birçok besleyici unsurundan arı olduğundan ve lif içeriği bulunmadığından pek önerilmez.


Ancak sağlık problemi olanlar için kişiye özel hekim önerileri dikkate alınmalıdır. Sağlıklı bir insan için genel bir beslenme kuralı olarak diyebiliriz ki, tam buğday ekmeğinin tüketimi doğal beslenme açısından gerekli ve önemlidir.



Alev Yılmazsoy :Tam buğday ekmeğinin yüksek tansiyona etkisi var mı? Sizce tansiyon hastalarının ekmekle arası nasıl olmalı?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Hekimler, tansiyon hastaları için ekmeği pek önermiyorlar. Nişasta,
tuz içeriği ve ekmeğin içindeki katkı maddeleri bu konudaki çekincenin gerekçelerinden bazıları. Ancak tuzsuz ve katkısız tam buğday ekmeği bu konudaki tabuları yıkıyor, rahatça tüketebilirsiniz.



Aslı Kartal: Ekmeğin zararları var mı? Var ise neler?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Ekmeğin zararları, aşırı ve sürekli beyaz unlu ekmek tüketildiğinde
kendini gösterir. Obezite, diyabet, eğer tuzluluk sorunu da varsa damar sertliği, tansiyon gibi sorunları beraberinde getirir.

 

Sindirim sistemi açısından da lifsiz ekmek glisemik indeksi yüksek bir gıdadan öteye gidemez. Bu nedenle tam tahıllı ekmekler, bitkisel protein, lif, vitamin ve mineraller yönünden oldukça
yararlıdır.

 

B ve E vitaminleri ve içerdiği kaliteli lif açısından tam buğday ekmeği oldukça sağlıklı bir besindir. Az enerji verir ve uzun süre tok tutar.


Kevser Basyatan: Ekmeğin içinde söylendiği gibi kanserojen maddeler bulunuyor mu?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Normal şartlar altında ekmeğin içerisine katılan katkı maddeleri gıda
mevzuatına uygun olarak kullanıldığında güvenilir bir gıdadır. Ancak Türk toplumu olarak ekmeğin sofra kültürümüzdeki yeri ve tüketilen miktarlar denetimdeki aksamaları da göz önüne aldığınızda bu masum gıdayı bir anda yaşamımızdaki risk faktörü olarak karşımıza çıkarmaktadır.


Ekmek kanser yapar şeklindeki bir ifade doğru değildir. Bir gıdanın tek başına kanser yaptığı savı çok güçlü bilimsel bulgularla kanıtlanmalıdır. Yine de olabildiği kadar doğal beslenmek ve kaliteden ödün vermek yerine miktardan ödün vermek, böylece pahalı da olsa doğalı tercih etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Katkı maddesi en az olan en doğal ekmeği tüketmek ve tam tahıllı ekmekleri tüketmek en sağlıklı davranış biçimidir (hastalara özel diyet ekmekler dışında).

 
Ekmeğin bilinen ve tanımlanabilen E kodlu katkı maddelerini içermesi kanserojen olduğu anlamına gelmez, ancak bazı katkı maddelerinin yüksek dozlarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri insan psikolojisinde bir çekingenlik yaratmaktadır.


En sağlıklı ekmek akarsu değirmenlerinde taş değirmenlerde öğütülmüş tam buğday unundan
mayalanarak üretilen hamurun direkt odun alevi ile temas etmeksizin ısıtılmış fırınlarda yavaşça ve yanmadan, islenmeden pişirilmesi ile elde edilmiş ekmektir. Bu usul ile üretilen çavdar, yulaf, buğday ekmekleri ve bunların karışımları tercihe şayandır ve normal tüketimlerinde herhangi bir risk içermemektedir.


Büyük şehirlerdeki Halk ekmek fabrikaları bu konuda öncüdür. Önemli sayıda unlu mamul
firmaları çok güvenilir ve doğru üretimleri tüketici ile buluşturmaktadır. Şüphe duyulan durumlarla ilgili olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ihbar merkezlerini arayarak yardım
isteyebilirsiniz.


Böylelikle merdiven altı üretimlerin denetimine katkıda bulunabiliriz. Ziraat Fakültelerindeki Gıda
Mühendisliği Bölümlerimiz bu konuda diğer bir başvuru odağıdır.



Türkan Bulut: İçinde zararlı maddeler bulunmayan ekmeği nereden alabiliriz? Güvenebileceğimiz markalar var mı? Bunlar hangileri?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Halk Ekmek Fabrikaları ve bunlara özel satış noktaları ile büyük
markalar bu konuda oldukça duyarlıdır ve tüketici hassasiyetlerini ön planda tutmaktalar.


Örneğin Ankara'da Halk Ekmek Fabrikası örnek bir başarı öyküsüdür. Bir de şunu belirtmek istiyorum tüketici ne kadar seçici ve duyarlı olursa, üretim de o kadar düzene girer.



Meryem Yasli: Sizce Sağlık Bakanlığı ekmek fabrikalarını ne kadar detaylı denetliyor? Fırınlara ne ölçüde denetlemeler yapılıyor? Ekmek yapılırken kullanılan malzemelerin bileşenlere kadar denetleme fırsatı bulunabiliyorlar mı?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Ekmek fabrikalarını Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol
Görevlileri tarafından yapılmaktadır. İl müdürlüklerine bağlı çalışan bu elemanlar tam donanımlı laboratuarlar aracılığıyla tanımlanamayan veya mevzuata aykırı madde ve/veya dozda kullanılan maddeler ile ilgili olarak yasal işlem başlatılmaktadır.


Son zamanlarda unun beyazlatılması ile ilgili olarak bazı kanserojen maddelerin bazı
imalathanelerde kaçak olarak ve mevzuata aykırı olarak kullanıldığı haberlerini endişe ile izledik. Ancak bilinmelidir ki, bu durum son derece uç bir olaydır ve normal ekmek üretimi ile ilgisi
yoktur.


Denetim organlarındaki yaygınlık, kurumsal yapı ve mevzuatı uygulamadaki titizlik yaşamsal öneme sahip konulardır. İlgili Bakanlık artık bu tür hile yapanları cezalandırmakla kalmayıp, kamuoyuna da açıklamaktadır. Bu da son derece caydırıcı etki yapmaktadır.



Ahmet Karaaslan: Beyaz ekmek mi yoksa kepekli ekmek mi daha faydalı?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Kepekli ekmek daha faydalı çünkü; lif, protein ve vitamin içeriği yönünden beyaz ekmeğe göre daha zengindir.


Sebze ve Meyve Tüketimi

Aylin: Sebzeyi - meyveyi mevsimine göre tüketmek kavramı Tarım konusunda çalışan bilim adamlarına mı ait yoksa, tıp doktorlarına mı ait?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Konuyu bilmeyen doktorlara aittir.


Aylin: Mutluluk hormonu salgılayan meyve ve sebzelere örnek verebilirmisiniz?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Meyve ve sebzeler renk görünüş ve tadları ile tüketicide farklı farklı ilgiler uyandırır. Mevsimine göre her meyve tüketici tarafından beğenilme durumuna göre farklı algılanmakta ve tercih edilmektedir. Yaz mevsimine gireceğimiz şu günlerde somut birkaç örnek olarak muz, ananas ve ceviz diyebiliriz.


Aslı: Her sabah interneti gazeteleri televizyonları açtığımızda mutlaka bir sebze veya meyvenin ya kansere iyi geldiğini ya da kanser yaptığını duyuyor okuyor veya izliyoruz. Siz bu tür haberleri nasıl yorumluyorsunuz?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Takip edebildiğimiz kadar vatandaşa bilgiyi,haberi ulaştıran farklı farklı yayın organlarında (internet,tv,gazete,radyo v.b.) tarım ve gıda konusunda uzman olmayan kişiler tarafından bazı sebze ve meyvelerin kansere iyi geldiği konusunda aslı ve astarı olmayan eksik yada yanlış bilgi verilmektedir.

 

Meyve ve sebzeler içermiş oldukları bioaktif bileşikler (C vitamini, lykopen, antisiyonin, flavanoditler v.b.) nedeniyle kanser tümörlerinin gelişimini engellemekte ve vücudun direncini artırmaktadırlar. Ancak bunun için Dünya sağlık örgütünün önerisi üzerine tüm gün boyunca en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeliyiz. Bu şekilde meyve ve sebzelerin bioaktif bileşikleri vücuttaki serbest radikalleri engelleyerek kanser tümörlerinin oluşumunu engellemektedirler.


Organik Ürünler

Yasemin: Organik ürünü nasıl anlarız? Vatandaş markette, pazarda organik ürün ararken nelere dikkat etmeli?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Vitrindeki, tezgahtaki bir ürüne bakarak organik olup olmadığını anlamayız. Ürünün yetkili mercilerden sertifikasının olup olmadığına bakılmalıdır. Bu sertifikanın ürünün satıldığı yerlerde tüketiciye gösterilmesi gerekmektedir.


Tarımcılık

Yasin: Ülke ekonomisi açısından önemli bir paya sahip tarımda Hükümetin izlediği politikaları yeterli buluyor musunuz?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Tarımda önemli boyutlarda destek ve teşvik uygulamaları var. Ancak Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde bu teşvik ve desteklerin uzun süre devamı mümkün görünmüyor. Hayvansal üretimde problem var. Türkiye'nin et ithal eden ülke konumundan çıkması için en az 500 hayvancılık model ve modern işletmelere ihtiyacı var. Yem teminindeki usulün aşılması lazım.

Global Pazar rekabetinde teşviklerin kalkması durumunda maliyet artışı şiddetli güçlükler doğacaktır. Şu anki politikalar yeterli görünmemekle beraber problemler olası. Bunu önlemek için Avrupa Birliği çiftçilerine uygulanan ayrıcalıklı teşviklerin yapılması uygundur. (Girdi fiyatlarında indirimler.)



Mustafa: Hükümetin köye dönüş projeleri kapsamında vatandaşa verdiği teşvik ve benzeri uygulamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Ahmet Çolak: Hükümetin köylere verdiği teşvikler uygun olmakla beraber geri dönüşün ölçülebilirliği (elde edilen ürünün ticarileşmesinin izlenmesi ) gerçekleşememektedir. Ölü yatırımlardan kaçınarak üretime dönük desteklere ağırlık verilmeli. Bu amaçla tarımsal yayım ve yerel kalkınma projeleri de eş zamanlı olarak programlanmalıdır.



Haberler.com VIP Salonu'nun Önceki Konukları

Pelin Batu

Pelin Batu Haberler.com VIP Salonu'nun Aralık ayındaki konuğu oldu ve sorularınızı cevapladı.
Sorulan soruları ve Pelin Batu'nun cevaplarını görmek için tıklayın.


Pinhânî

Pinhânî Haberler.com VIP Salonu'nun Şubat ayındaki konuğu oldu ve sorularınızı cevapladı.
Sorulan soruları ve Pinhânî'nin cevaplarını görmek için tıklayın.


Ece Temelkuran

Ece Temelkuran Haberler.com VIP Salonu'nun Mart ayındaki konuğu oldu ve sorularınızı cevapladı.
Sorulan soruları ve Ece Temelkuran'ın cevaplarını görmek için tıklayın.

Ahmet Çolak
1963 yılında Ordu'da doğan Prof. Dr. Ahmet Çolak Yüksek Ziraat Mühendisidir. İlk ve orta öğrenimini Zonguldak'ta tamamlayan Çolak şu anda Dekanlığını yürüttüğü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesine 1980 yılında kaydını yaptırdı.

Okulu dereceyle bitiren Profesör Çolak 1986 yılında Yüksek Ziraat Mühendisi, 1990 yılında Doktor, 1995 yılında Doçent 2002 yılında da Profesörlük unvanlarını aldı.

Eğitim ve akademik çalışmalarının yanı sıra onlarca projeye imzasını atan Ahmet...
 

Hemen Sorunuzu Sorun

Siz Sorun, Prof. Dr. Ahmet Çolak Yanıtlasın
Adınız:
E-Mail Adresiniz:
Sorunuz: