Vakıfların Yaptığı Çalışmalar Gaziantep'in Çehresini Değiştirdi

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ev ve Dükkanların Arasında Kalan Camilerin Çevresini İstimlâk Ederek Gün Yüzüne Çıkardı.

Vakıfların Yaptığı Çalışmalar Gaziantep'in Çehresini Değiştirdi

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü, ev ve dükkanların arasında kalan camilerin çevresini istimlâk ederek gün yüzüne çıkardı. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü İsa Güven, Cihan muhabirine yaptığı açıklamada, bütün vakıf gayrimenkullerini değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Vakıf mülkiyetinde bulunan tarihi eserlerin restorasyonunu yaparak gelecek nesillere teslim etmek istediklerini kaydeden Güven, "Mevhumu vakıf duygusu çok farklı bir duygu." dedi. Güven, 2008 yılında temelini attıkları Vakıf İş Merkezi'ni yıl sonunda ihaleye verdiklerini belirtti. Çalışmaları ihale edecekleri zaman geniş çaplı duyuru yaptıklarını hatırlatan Güven, bundaki amaçlarının rekabeti artırarak, vakıflara ait işyerlerini layıkıyla kiraya verilmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Tarihi eserlerle ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Güven, "Mehmet Nuri Paşa Camii'nin restorasyonunu 2008 yılında yaptırarak ibadete açtık. Karagöz Camii'nin çevre düzenlemesinin tamamlandı. Boyacı Camii çevresinde çirkin yapılaşma vardı. Orayı da istimlâk ettik. Şeyh Fethullah, Nizip Çarşı, Uluyatır'daki merkez camileri restore edildi ve hizmete açıldı. Karatarla Camii'nin çevre düzenleme ve restorasyon işiyle ilgili proje çalışmalarımız bitti. Korumu Kurulu'nda onaylandı. Ahmet Çelebi Camii küçük bir yangın geçirmişti. Restorasyonu için çalışmalar tamamlandı. Eyüboğlu Camii'nin restorasyonu hazır." diye konuştu. Güven, havranın restorasyon projesini bu yıl tamamlayıp gelecek yıl restorasyonunu yapacaklarını kaydetti. Havrayı kültür merkezi olarak değerlendirmeyi düşündüklerini dile getiren Güven, "İkinci vakıf iş merkezinin temelini 2008 yılının sonuna doğru attık, inşaatı devam ediyor. Eski Tabipler Lokali'nin yerinin projesini bitirdik, onu da idari imkanlarla yapmayı düşünüyoruz. Gaziantep'in 1876'daki nüfusu 57 bin 900 vakıf sayısı 178. Her 500 kişiye bir vakıf düşüyor neredeyse. Bugün 1 milyon 200 bin nüfus var. Medeni kanuna göre kurulan vakıf sayısı 40. Buda bize Osmanlıdaki vakıf sevgisi ve gayretini gösteriyor." şeklinde konuştu. Güven, Osmanlı, Selçuklu ve beylikler döneminde yapılan eserlerin göze daha hoş geldiğini ifade etti. Bu eserlerin çevresiyle bir bütünlük sağladığının altını çizen Güven, "Şimdiki yapılar gri ve iri. İnsanın göz yapısını bozuyor. İnsanın ruh yapısını bozuyor. Onun için atalarımızın bıraktığı eserler, estetik olarak ta, imar olarak ta, yaşam alanı olarak ta, günümüzün yapılarından çok üstün. Eğer şuan elimizdeki imkânlar atalarımızın elinde olsaydı, şehirlerimiz bambaşka olurdu. Ama biz teknolojiyi insan sağlığı açısından düzgün kullanamıyoruz." ifadelerini kullandı. Göreve başladığı 2006 yılında yıllık tahakkuklarının 800 bin TL olduğunu açıklayan Güven, bugün yıllık tahakkukun 4 milyon TL'ye ulaştığının altını çizdi. Yeni icatlar ve yeni arsalar üretmediklerini vurgulayan Güven, şunları söyledi: "Biz mevcudu değerlendirdik. Mevcut, han, hamam, bedesten yerlerini restore ettik. Şeffaf bir şekilde de kamuoyuna ilan ettik. Yeni bir şey icat etmedik. Mevcudu değerlendirdik, yüzde 500 kirayı artırdık. Vakıf kiraları anlayışını değiştirdik. Eskiden insanlar vakıf mallarını ucuz yollarla kiralıyordu. Şimdi bu anlayış tamamen değiştirdi. Vakıf malının yanındaki dükkanın kirası neyse aynı kirayı alıyoruz. Ucuz yollu kiralanan vakıf dükkanları kimseye hayır etmez, etmemişte. Biz kul hakkını gözeten kiracılarla çalışmak istiyoruz. Bu şekilde kiramızı zamanında alırız, bu paraları hayır için kullanabiliriz." (CİHAN)






Reklam