Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi Koordinatörü Diren Özkan, Ilısu Barajı'nın yapımıyla birlikte 289 sit alanındaki tarihi eserlerin gün ışığına çıkarılmadan sulara gömüleceğine söyledi.
Batman Hasankeyf Kültür-Sanat Festivali kapsamında düzenlenen, Uluslararası Hasankeyf Sempozyumu'nda barajların çevresel boyutları, kültürel miras üzerindeki etkileri, enerji boyutu, göç sorunu, uluslararası boyutu ile siyasi yansımaları ele alındı.
Yılmaz Güney Sinema Salonu'nda Hasankeyf konulu sinevizyon gösterimiyle başlayan sempozyumun açılışında söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır'da yaptıkları güneş evinden söz ederek, alternatif enerji üretimine dikkat çekti. Güneş evlerinden elde edilen enerji ile ısı aydınlatma gibi birçok alanda yararlanıldığını ifade eden Baydemir, sıfır maliyetle enerji üreten güneş evlerinden Hasankeyf'te kurma önerisinde bulundu.
Barajlarla sosyo ekonomik gelişmeyi sağlamanın, kalkınmaya zemin hazırlamanın imkânı olmadığını savunan Baydemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir kere daha ifade ediyoruz, yeni göç dalgaları istemiyoruz, bu aynı zamanda hükümete karşı bir çağrımızdır. Yeni gece kondular, gece kondulaşmayı hızlandıracak politikalar istemiyoruz. Sosyal patlamayı kaldıracak ne takatimiz, ne de sabrımız kaldı. Gelin Hasankeyf ilçemizde bir güneş evi açalım. Bu ülkeye, dünyaya başka yollarla enerji üretmenin mümkün olduğunu kanıtlayalım."
Konuşmasının ardından Baydemir'e Hasankeyf resimli tişört hediye edildi. Tişörtü giyen Baydemir Hasankeyf için içtikleri yemine sadık kalacaklarını belirtti.
289 SİT ALANI KAZILMADAN SULARA GÖMÜLECEK
Hasankeyf Yaşatma Girişi üyelerinin açılış konuşmalarından sonra sempozyumun birinci oturumunda baraj karşıtı ortak mücadeleler konusu ele alındı.
Allianoi Girişimi'nden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yaraş, Munzur Koruma Kurulu'ndan Hasan Şen ve Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi Koordinatörü Diren Özkan, Ilısu Barajı'nın kültürel miras üzerindeki etkileri, enerji üretimi ve Türkiye'nin enerji sorunu gibi konulara değindi.
Diren Özkan, konuşmasında, neden baraja karşı olduklarına açıklık getirdi. Barajın yapılması ile resmi rakamlara göre 80 bin kişinin yerlerinden yurtlarından göç ederek metropollere göç edeceğine dikkat çeken Özkan, ayrıca 5 ili kapsayan bölgedeki yaklaşık 289 sit alanındaki tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılmadan sulara gömüleceğini iddia etti.
İkinci oturumda söz alan konuşmacılar, Ilısu Barajı'nın hukuksal, enerji, kültürel boyutu, göç ve göçün etkileri üzerinde konuştu.
Üçüncü oturumda yer alan Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Bilge Contepe, AP Milletvekili (Avrupa Parlamentosu) Feleknas Uca, AP Üyesi Andrea Baranes, DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Ilısu Barajı'nın çevresel sorunu, uluslararası boyutu ve siyasi yansımaları konusunda konuştu.
(CİHAN)