Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Giresun'da
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 'Bu Anayasa Değişikliği Türkiye'de Sivilleşmeyi, Daha Özgür Bir Toplum Yapısını, Bireysel ve Kurumsal Özgürlükleri, Katılımcılığı ve Nihayet Türkiye'nin Gerçek Anlamda Hukuk Devleti Olmasının Önündeki Engelleri Tek Tek Kaldıracak Bir Değişikliktir' Dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''Bu Anayasa Değişikliği Türkiye'de sivilleşmeyi, daha özgür bir toplum yapısını, bireysel ve kurumsal özgürlükleri, katılımcılığı ve nihayet Türkiye'nin gerçek anlamda hukuk devleti olmasının önündeki engelleri tek tek kaldıracak bir değişikliktir'' dedi.
Erzincan'dan helikopterle Giresun'a gelen Bakan Yıldırım, Liman sahasında Giresun Valisi Mustafa Yaman ve diğer ilgililerce karşılandı.
Daha sonra Vali Yaman'ı makamında ziyaret eden Bakan Yıldırım, burada yaptığı açıklamada, ses tellerindeki rahatsızlık nedeniyle yüksek sesle konuşamadığını ve sesinin kısık olduğunu belirterek, ''Bugün Giresun'da bazı açılışlar yapacağız. Gün boyu sizlerle birlikte olacağız. Gerek Türkiye'ye ilişkin güncel konular, gerekse Giresun'a özel çalışmalar ve projeler konusunda o açılışlarda ne söyleyeceksek onları söyleyeceğiz'' diye konuştu.
Ziyaretin sonunda Vali Yaman, Bakan Yıldırım'a fındık biblosu, üzerinde fındık ile Türk bayrağı bulunan rozet ve kemençe hediye etti.
Bakan Yıldırım, ''Kemençe'nin sesi ne zaman çıkacak'' şeklinde soru soran basın mensuplarına, ''Benim sesim kısıldı ama kemençenin sesi hiçbir zaman kısılmadı. Hep gür çıktı'' yanıtını verdi.
Bakan Yıldırım, daha sonra Çıtlakkale Mahallesi'nde yapımı tamamlanan Seyyid Mehmet Paşa Camisi'nin açılış törenine katıldı.
Karadeniz Sahil Yolu inşaatı sırasında yakındaki başka bir caminin yıkılması sonucu, yolun müteahhit firmalarından Limak-Kolin Konsorsiyumu tarafından yaptırılan caminin açılışını yapan Yıldırım, edilen duanın ardından törene katılanlarla birlikte bin 400 kişilik camiyi gezdi, cami içinde düzenlenen plaket törenine katıldı.
Aksu Mahallesi'ndeki Giresun Kız Teknik ve Meslek Lisesi ile anaokulunun açılış törenine de katılan Bakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, ülkenin gelişimine verdikleri önemin, eğitime verdikleri önemle daha iyi anlaşılacağını belirtti.
Taşa, toprağa, yollara, limanlara, havaalanlarına yaptıkları yatırımın bir ömrü, miadı olduğunu anlatan Yıldırım, ''Ama eğitime yaptığımız yatırım nesilden nesile devam eden, büyük Atatürk'ün bize işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmamız için yapabileceğimiz, yaptığımız en önemli hizmetlerin başında gelir'' diye konuştu.
Okullaşma oranını yüzde 98'e çıkardıklarına dikkati çeken Yıldırım, ''Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrılan bütçe, Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümetimiz döneminde savunma bütçesinin de üstüne çıkarak, bir numaraya oturdu. 2003'ten beri de bir numara olarak en büyük bütçe payını Milli Eğitim'e ayırıyoruz. Şu anda Türkiye'nin her tarafında gençlerimizin yetiştirildiği okullarımızdaki her üç öğretmenden biri, hükümetimiz döneminde göreve başlamıştır'' dedi.
Konuşmanın ardından Yıldırım, beraberindekilerle okulun açılışını gerçekleştirerek, okul içinde incelemelerde bulundu.
Daha sonra AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, sesinin kısıklığına gönderme yaparak, ''Sesimiz çıkmasa da hizmetlerimiz devam ediyor. Önemli olan kuru gürültü değil iş yapmak. İş yapan bir hükümet var. Laf yapan muhalefet var. Türkiye'nin genel tablosu böyle'' diye konuştu.
-REFERANDUM SÜRECİ-
Referandum sürecinin başladığını anımsatan Bakan Yıldırım, 12 Eylül Anayasası'nın en kapsamlı değişikliğini AK Parti hükümetinin gerçekleştirdiğini belirterek, ''30 yıl geçti aradan, her iktidar döneminde bu anayasanın değişmesi gerektiği, daha fazla demokratikleşmesi, daha fazla insan haklarına, daha fazla hukukun üstünlüğüne ihtiyacı olduğu hep söylendi. Ama bunlar lafta kaldı. Hiçbir koalisyon döneminde veya tek parti iktidarı döneminde dahi böyle bir kapsamlı değişiklik göze alınmadı'' dedi.
Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi'ni ''su yolu'' yaptığını ifade eden Yıldırım, ''Vatandaşın hayrına ne iş yaparsak Meclis'te, hemen koşa koşa Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor. CHP, Anayasa Mahkemesi'ne 200'den fazla yaptığımız düzenlemeyi götürmüş. Birçoğunu da iptal ettirdi. Gençlerimizin, bütün doğan yavrularımızın sosyal güvenlik kapsamına alınmasını öngören Sosyal Güvenlik Reform Yasasını iptal ettiren CHP'dir. Bunun gibi onlarca, yüzlerce örnek var. Sosyal güvenlikte uzman olduğunu söyleyen bugünkü ana muhalefet liderinin yaptığı önemli icraatlardan biri budur. Bunu önce anlatması lazımdır'' diye konuştu.
Bakan Yıldırım, ne ana muhalefet partisi lideri, ne MHP liderinin, ''hayır'' derken neden bu Anayasaya ''hayır'' denilmesi gerektiğini söylemediklerini kaydederek, şöyle konuştu:
''Söyleyecek bir şeyleri yok. Ne söylesinler? Kadınlara ilave haklar veriliyor, yaşlılara ilave haklar veriliyor, çocukları özel korumaya alıyoruz, 'buna karşıyız, onun için hayır verin' mi diyecekler. Onların varsa yoksa söyleyeceği şey Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti gitsin. Gitsin de babam, ne getireceksin, onu söyle. Gitsin demekle olmuyor, getireceklerini söyle. Bu bir genel seçim değil. Herkesin gönlünde farklı siyasi düşünceler olabilir. 50 milyon seçmenin hepsinin gönlünde siyasi tercihler vardır. Ancak bizim milletimizden beklentimiz şudur. Bu seçim değil, bu Türkiye'nin geleceğinin seçimi. Türkiye, darbelerle demokrasisinin kesintiye uğramasıyla üçüncü sınıf ülke olarak mı anılacak? Yoksa demokrasisini birinci sınıfa çıkarmış, darbe yapmaya kimsenin yeltenemeyeceği bir Türkiye mi olacak? Bunu oyluyoruz. Ondan sonra en geç temmuzda seçimimiz var. Buyursun ondan sonra meydana çıksın, herkes kime ne anlatacaksa destek istesin. O zaman vatandaş amel defterini açar, kimin ne işi var, ne hizmeti var, ölçer biçer kararını verir. Biz o güne hazırız, korkmuyoruz. Ama AK Parti'yi, Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alıp, Türkiye'nin çağdaşlaşma projesini öldürmek, bu memlekete yapılacak en büyük yanlıştır. Vatandaşa bunu anlatıyoruz. Kimse artık fişlenmesin, kimsenin özel bilgileri ayak altında dolaşmasın istiyoruz. Bunun kime ne zararı var? Nesine 'hayır' diyorsun?''
Örgütlü, katılımcı toplum getirdiklerini belirten Bakan Yıldırım, ''Yürütmenin yaptığı işlemlerden kaynaklanan haksızlıklara anayasal güvence getiriyoruz. 'Ben yaptım oldu' anlayışı yok. Sivil dikta diyorlar ya, tam tersine burada idarenin hesap verme sorumluluğu var'' dedi.
-''BİZ BAĞIMSIZ, TARAFSIZ YARGI OLSUN DİYE UĞRAŞIYORUZ''-
''Demokrasimizin daha da genişlemesi, yargının daha iyi işlemesi, üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü, HSYK, Anayasa Mahkemesi tamamen kısa sahada top oynamakta, al gülüm ver gülüm'' diyen Bakan Yıldırım, şunları kaydetti:
''11 bin kürsü hakiminin hiç esamesi yok. Onlar herkes hakkında karar veriyor. Hatırlayın bir mahkeme, bir başsavcıyı yargılamak istedi. Hakkında isnatlar vardı. Ama bu beyefendiler buna tahammül edemediler. Dosya olmadan, hayali dosyayla duruşma yaptılar, beraat ettiler. Böyle bir sistem olabilir mi? Adamına göre, herşeyin mümkün olduğu hukuken bir ülkeden, hukuken herşeyin mümkün olmadığı bir ülke istiyoruz. Yargıçlar hukuk kurallarına göre, kanunlara göre karar vermelidir. Kafalarının içindeki ideolojilerine göre karar veremezler. Eğer böyle bir süreç başlarsa bu ülkenin geleceğinin kararması demektir. Yargı çökerse herşey çöker. Adalet mülkün temelidir. Mülk ne, devlet. Devletin temeli çöktüğü zaman daha hiçbir şeye bakmamıza lüzum yok. İşte biz bağımsız, tarafsız yargı olsun diye uğraşıyoruz. Bunu da istemiyorsanız açıkça söyleyin. Bırakın Recep Tayyip Erdoğan ile, AK Parti ile uğraşmayı, sizin gücünüz yetmez. Bizim arkamızda 72 milyonun duası ve gücü var.''
Bakan Yıldırım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne her yıl 200 bin avro para ödediklerini ifade ederek, ''Bu millet çalışıyor, çabalıyor, vergi veriyor, hizmet yapıyor, paranın bir kısmını gidip AİHM'ye veriyor. Rusya'dan sonra 13 bin dosyayla ikinci sırada Türkiye var. Yani en fazla hukuksuzluğun olduğu ülkeler arasında 2. sıraya gelmek marifet değil. Hukukun en iyi işlediği birinci ülke olalım. Bunun için mücadele ediyoruz. Onun için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu getirdik. Üst yargı da bundan rahatsız oluyor. 'Biz varız' diyor. Kendi aralarında da rekabet var'' diye konuştu.
Bu anayasa değişikliğinin Türkiye'de sivilleşmeyi, daha özgür bir toplum yapısını, bireysel ve kurumsal özgürlükleri, katılımcılığı ve nihayet Türkiye'nin gerçek anlamda hukuk devleti olmasının önündeki engelleri tek tek kaldıracak bir değişiklik olduğunu dile getiren Yıldırım, ''12 Eylül geleneğini artık bir daha geri gelmemek üzere bu ülkenin gündeminden kaldıracak bir değişikliktir'' dedi.
| (Anadolu Ajansı) 27.07.2010 18:25 [2167415] | 7,916667/10 (12 kişi) |
-
BDP Öcalan İçin Açlık Grevinde
BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna, Öcalan'a uygulanan tecritin kaldırılması için açlık grevi...
-
Video
Arap Birliği Noktayı Koydu
Arap Birliği Suriye'deki gelişmeleri ele aldığı toplantı sonunda Suriye ile ilişkilerini kesme...
-
Video
Başbakan Erdoğan Taburcu Oldu
Başbakan Erdoğan, ameliyat olduğu Koşuyolu'ndaki Özel İstanbul Medipol Hastanesi'nden taburcu...
-
Fenerbahçe Kısa Devre Yaptı
Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasının kapanış maçında Fenerbahçe, Karabükspor'a konuk oldu.
-
Bodrum Açıklarında Deprem
Muğla'nın Bodrum İlçesi açıklarında meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki deprem, heyecan yarattı.
-
Video
'MİT Ajanları Deşifre Oldu'
Bekir Bozdağ, MİT'e yönelik KCK soruşturmasında örgüt içindeki pek çok istihbarat görevlisinin...












