Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım, Türkiye'deki ulaşım ve taşımacılığın karayollarının omuzunda olduğunu belirterek, mutlaka hava, deniz ve demir yollarının da devreye sokulması gerektiğini söyledi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel İdare Kurul Toplantısı, Kahramanmaraş'ta yapıldı.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da yer aldığı toplantıya MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil, Kahramanmaraş Valisi Niyazi Tanılır, Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, MÜSİAD Kahramanmaraş Şube Başkanı İsmail Alkış katıldı.
Toplantıda ulaştırma ve taşımacılık sektörüne ilişkin önerilerini sıralayan MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, ulaştırma sistemlerinin birbirleriyle rekabet eden tarzda değil birbirini bütünleyecek şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti.
Kamu ve özel sektör işbirliği ile yeni raylı sistem hatlarının gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Bolat, denetimlerin artırılarak kayıt dışı çalışmaların önüne geçilmesinin olumlu olacağını belirtti.
Hava ve deniz ve kara taşımacılığında gelinen noktalar ve üretimin iş gücü maliyetlerini esas alması gibi etkileyici faktörler sebebiyle lojistiğin en güçlü sektörler arasında yer alacağını söyleyen Bolat, "Günümüzde 1 trilyon dolar seviyesini zorlayan lojistik sektörünün bu gelişmelerle beraber her yıl katlanarak büyümesi ve lider sektörler arasına girmesi hedefleniyor. Türkiye de bu gelişmelerden payını alacak kapasiteye sahip bir kara taşıma filosuna sahiptir. Yakın zamanda taşımacılık sektörünün Türkiye'nin ticaret hacmindeki payının 50 milyar dolar olması bekleniyor." dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bugün gelinen noktayı ve yapılacak projeler hakkında açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı bir temel ulaşım için planlama stratejisi yapılması gerektiğini söyleyen Bakan Yıldırım, Türkiye'de 2003 yılına kadar planlı bir ulaşım politikası ortaya konulmadığını, ana planın hükümetin ilk döneminde hazırlanmaya başlandığını ve 2005'te de tamamlandığını ifade etti. Türkiye'nin gelecek 10 yıl içinde ulaşımda proje öncelikleri ve ulaşım türleri arasındaki entegrasyonun sağlanması ve bu türlerin ulaşımdan alacağı payların belirlenmesinin amaçlandığını kaydeden Yıldırım, bu planın Türkiye'nin ulaşım alt yapısının tek modlu olarak geliştiğini ve bunun olumsuz sonuçlarını gösterdiğini ifade etti.
Yurt içinde taşımacılığın karayolu bağımlısı olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye'nin konum itibariyle bütün ulaşım türlerini rahatlıkla kullanabilecek ender ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Binali Yıldırım, "Ülke karayolu taşımacılığı devam ettirerek alt yapı geliştirilecek. Ancak bu konuda denizler daha etkin kullanılması gerekiyor. Dağları delip tüneller yapmaya ihtiyaç yok. Hazır denizler var bunları kullanmak lazım. Unutulan demiryollarını hayata geçirmek önemli. Havayolunun da daha etkin kullanılması zaruri." dedi.
Bakan Yıldırım, "Demiryollarında Ankara, Polatlı'yı üs kabul ederek doğuya batıya kuzeye güneye çıkışlar yapmak suretiyle hızlı demiryolu yapım sürecine başlandı. ilk proje Ankara-İstanbul Hızlı Demir Yolu Projesi, Ankara Eskişehir etabının 250 kilometresi bitti. Test çalışmaları yapılıyor. Böylece aradaki süre bir saate inecek." diye konuştu. 21'inci yüzyılın tekrar demiryollarının ayağa kalktığı bir dönem olduğuna dikkat çeken Yıldırım, Türkiye'nin bu yarışta geç kalmaması için çalıştıklarını dile getirdi.
"Git gel Konya 6 saat değil 2,5 saat oluyor." diyen Bakan Yıldırım, Ankara Sivas 3 saate inecek." dedi.
Marmaray Projesi'nin de hızla devam ettiğini belirten Yıldırım, arkeolojik kazılardan dolayı gecikmeler olduğunu vurgulayarak, projenin tarihi İpek Yolu'nu, Çin'in doğusundan Londra'ya bağlayan ulaşım koridorunun İstanbul Boğazı'nın 60 metre derinliğinden geçerek tamamlayacağına dikkat çekti.
Projenin, İstanbul'un en önemli sorunu haline gelen toplu ulaşımı rahatlayacağını kaydeden Yıldırım, Marmaray bittiğinde raylı sistemin İstanbul ulaşımındaki payının yüzde 6,5'tan 27,7'ye çıkacağını ve günde 1,5 milyon yolcu taşınacağını söyledi.
440 hızlı tren setleri için tekliflerin 12 Mart'ta alınacağını ifade eden Yıldırım, projenin toplam maliyetinin 3 milyar dolar olduğunu kaydetti.
Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi'ne de başlandığına değinen Yıldırım, projenin Orta Asya'yı Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlaması açısından önemli olduğunu vurguladı. Karayolu ile ilgili sorumluluğun kendilerinde olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Artık karayolunun alt yapısı üst yapısı sadece Ulaştırma Bakanlığı'nda. Karayolu taşımacılığında kanun çıkarıldı. Taşımacılık para kazanılan prestijli olmaktan çıkmış çile haline gelmişti. Mesleki itibar, mesleki ve mali yeterlilik olmak üzere 3 esas gözetildi. Bizim taşımacılığımızda kriter yok. Bir işçi emekli oluyor. Emekli maaşıyla kamyon alıyor yollara düşüyor. Ondan sonra çile başlıyor, hem kendi hayatını hem de diğer yoldakileri riske atıyor. Karayolu taşımacılığında çeşit arttı. İndeksleme yaptık alfabenin harfleri yetmedi. 39 farklı sistem var. Türkiye'de 250 noktaya kantar koyuyoruz. Yol yapıyorsunuz 25 yıl gidecek diye 2,5 yılda yolun ömrü bitiyor. Çünkü 20 ton taşınması gerekirken 50 ton taşıyor." şeklinde konuştu.