Türkiye'nin İlk Kadın Üroloğu İzmir'den Çıktı

Dokuz Eylül Üniversitesi (Deü) Üroloji Ana Bilim Dalı'nda Uzmanlık Eğitimini Tamamlayan Hatice Arıkan (31), Türkiye'nin İlk Kadın Üroloji Uzmanı Unvanını Aldı.

Türkiye'nin İlk Kadın Üroloğu İzmir'den Çıktı

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Üroloji Ana Bilim Dalı'nda uzmanlık eğitimini tamamlayan Hatice Arıkan (31), Türkiye'nin ilk kadın üroloji uzmanı unvanını aldı. Ürolojiye kadın uzman gelmesiyle birlikte bu alana uğramayan kadınların sayısında artış oldu. Hastanede üroloji alanında kadın polikliniği kuruldu ve çarşamba günleri onlara ayrıldı. Daha önce bölüme uğramayan hanım hastaların sayısı, Arıkan'la birlikte erkeklere yetişti. Arıkan'ın kazandığı onuru kutlamak için DEÜ Üroloji Ana Bilim Dalı'nda bir kokteyl düzenlendi. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Neşe Atabey, Hastane Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Astarcıoğlu, Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adil Esen ve öğretim üyelerinin katıldığı kokteylde, Arıkan'a plaket takdim edildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2001 yılında mezun olan Hatice Arıkan, ürolojiyi çok istediğini söyledi. Daha sonra 2003 yılında DEÜ Tıp Fakültesi'nde ürolojiyi kazandığını anlatan Arıkan, "Gerçekten başarılı olacağımı düşündüğüm için ürolojiyi seçtim. Ankara ve İstanbul'da üroloji asistanlığı yapan hanımlar var. İlk olmak benim için onur verici. Üroloji dalı, erkek genital bölgesini inceleyen bir bölümün de olması sebebiyle erkek egemenliğini ön plana çıkarıyordu. Buna karşılık hanımlarda da üroloji alanına giren cinsel ve idrar hastalıkları oluyor. Hanımlar, ayıp gördükleri için erkek hekimlere gitmekten çekiniyorlar." dedi. Her asistanın üroloji uzmanı olamayacağının altını çizen Arıkan, "Ürolojiyi seviyorsanız ve yapacağınıza inanıyorsanız gelin. Üroloji, 'çok ayıp' bir yer değil. İzmir'de eş durumundan zorunlu hizmet yapacağım. Eşim ortopedi bölümünde asistan. Uzmanlık eğitimim 5.5 yıl sürdü. Şimdi bakanlıktan atanma yazısını bekliyorum." şeklinde konuştu. Erkek hastaların, poliklinik odasına girdiğinde karşılarında bir hanım görünce önce şaşırdığını ve durakladığını, sonra da oturup dertlerini anlattığını belirten Arıkan, "Önemli olan, gereken soruyu cesurca sormak ve ağırlığını ortaya koyabilmek. Ürolojiye bir kadının gelmesini bugüne kadar gecikmiş buluyorum. Erkek genital sisteminin bölüm içinde yer alması, hanım doktorlar için ürkütücü nokta olmuş." diye konuştu. Prof. Dr. Esen ise Hatice Arıkan kapısını çalıp, "Hocam, ben ürolojiyi kazandım." deyince şaşırdığını ifad etti. Esen, şunları söyledi: "Yanlış bir tercih olmaması konusunda uyardım. Emin olun ki ilk altı ayda çok zorluk çektik. Hatice o kadar iyi bir performans gösterdi ki üroloji gibi sadece erkeklerden oluşan bir camiada hiçbir ayırım yapılmamasına rağmen durumundan en küçük bir şikayette bulunmadı. Şartlarda en ufak bir değişiklik yapmadan, çok başarılı bir asistanlık dönemi geçirdi." Türkiye'de kadın ürologlara hem kadının Türk tıbbındaki liderliği hem de sağlık açısından çok büyük ihtiyaç olduğunu kaydeden Adil Esen, tıp fakültelerini bitirmiş hanımların ürolojiye daha çok başvurmasını istediklerini vurguladı. Esen, "Üroonkoloji, kadın üroloji gibi dalları olan ürolojide Hatice'nin, kadınların idrar kaçırma gibi şikayetleri açıklamasına ortam sağlaması ve tedavi etmesi açısından büyük rolü olacaktır." dedi. Kontinans (Kadın Üroloijisi) Derneği Başkanı Bülent Çetinel de çok önemli ve tarihi bir gelişmeye şahit olmaktan son derece mutlu olduklarını belirtti. (CİHAN)





Reklam