Adana'da tüp patlaması sonucu yaralanan ve gittikleri özel bir tıp merkezinde masrafları ödemedikleri için tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmeyen vatandaşların durumu, Türkiye'deki yanık tedavi merkezleri ile ilgili yaşadığı sorunu bir kez daha gündeme getirdi. Yanığa bağlı travma nedeniyle her yıl ortalama 200 bin kişinin hastanelere koştuğu Türkiye'de, yeterli yanık tedavi merkezi olmadığı için birçok hasta ya sakat kalıyor, ya da hayatını kaybediyor.
Türkiye'de meydana gelen yanık vakalarının yaklaşık 15 binin yatarak tedavi görmesi gerektiğini belirten uzmanlar, ülke genelindeki yanık ünitelerinin toplam yatak kapasitesinin ise sadece 90 olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlar, ihtiyaca cevap verebilmek için yanık ünitesi ve merkezlerindeki kapasitenin en az 10 kat artırılması gerektiğini söyledi. Yanık tedavisinde ilk 4 saatin hayati önem taşıdığına dikkat çeken yanık uzmanları, yeni merkezlerin kurulacağı yerlerin belirlenmesinde ise, nüfus hareketliliği ve ulaşım faktörlerinin göz önünde bulundurulmasını istiyor.
İnşaat işçisi ve 5 çocuk babası Ramazan Yılmaz (34), çalıştığı binanın üst katlarına çıkardığı demirler elektrik tellerine takılınca dünyası karardı.
Akıma kapılan Yılmaz, arkadaşı sayesinde ölümden döndü. Yere düştüğünde başının kanadığını ve ayaklarının yanmaya devam ettiğini anlatan Yılmaz, kurtulmasına vesile olan arkadaşı için, "Ben bir gün o arkadaşımı mutlaka göreceğim ve ona sarılıp teşekkür edeceğim." diyor.
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'nde (GDH) geçirdiği bir dizi ameliyat ve 4-5 aylık tedavi sonrası ölümden dönen Yılmaz, hastaneden taburcu oldu; eşi ve çocuklarına kavuştu. Ancak yüksek voltaj nedeniyle Yılmaz'ın bir gözü görmez oldu. 3 yaşındaki Hilal Payam ise onun kadar şanslı değildi. Kardeşleriyle bahçede oyanken çamaşır suyu ısıtılan kazanın içine düşen Hilal'in vücudunda yüzde 80 yanık oluştu. Adıyaman'da 2 hastane dolaştıktan sonra Gaziantep'e sevk edilen Hilal Payam, hastanedeki 2.5 aylık yaşam mücadelesini bir süre önce kaybederek hayata veda etti. Hilal'den geriye bir muhabirin haber için babasıyla gülümsediği fotoğraf kareleri kaldı.
Yanık hastanesinin olmadığı Türkiye'de, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve GDH'nın dışında ise yanık merkezi bulunmuyor.
GATA'da 16 ve GDH'da ise 20 yatak bulunuyor. Bu merkezler ile devlet hastaneleri ve tıp fakültelerindeki yanık ünitelerinin toplam yatak kapasitesi sadece 90. Ancak uzmanlar, her yıl ortalama 200 bin yanık vakasının meydana geldiğine ve bunların 15 bininin yatarak tedavi olması gerektiğine dikkat çekiyor.
ABD'de, standartlara uygun 200 civarında yanık merkezi bulunuyor. Türkiye ile aynı nüfusa sahip İran da bile, birçok yanık ünitesinin yanı sıra 200 yataklı bir yanık hastanesi var.
Özellikle insan vücudunu mikroplardan koruyan derinin tamamen ve kısmen tahrip olduğu yanıklarda, tedavinin tamamen steril ortamda yapılması gerekiyor. Teknik imkanların yetersizliğine yetişmiş personelin azlığı da eklenince, yanıklı hastalar çoğu zaman kaderi ile baş başa kalıyor.
Acil müdahale gerektiren birçok yanıklı hasta yer olmadığı için hastane kapılarında bekliyor. Bulabilenler ise teknik ve fiziki imkanların yetersizliği dolayısıyla enfeksiyon riski ve buna bağlı ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.
Tedavinin uzun sürmesi ve yüksek maliyetli olması nedeniyle, özel hastaneler yanık merkezi açmıyor. Tedavide ilk 4 saatin hayati önem taşıması ise, bu merkezlerin yurdun değişik bölgelerinde açılmasını zorunlu kılıyor.
Yanık uzmanları, uzak illerden merkezlere sevk edilen hastalara ilk müdahalenin zamanında yapılamadığına ve hastaların birçoğunun merkeze geldiğinde yaşam fonksiyonlarını yitirdiğine dikkat çekiyor. Zorlu olduğu için, Türkiye'de kamuda görevli birçok hekim de yanık tedavisinde çalışmak istemiyor.
GDH Yanık Tedavi Merkezi uzmanlarından Op. Dr. Ahmet Erkılıç, Gaziantep'te zoru başardıklarını ve bölgedeki yanık vakalarını rahatlıkla tedavi edebildiklerini söyledi.
Sağlık Bakanlığı'na bağlı tek ve en büyük yanık merkezi olduklarına dikkat çeken Erkılıç, merkezin uluslararası standartlarda olduğunu belirtti. En son teknolojilerden yararlandıklarını ve tüm yanıkları tedavi ettiklerini belirten Erkılıç, Türkiye'de ilk defa kullandıkları Versajet cihazıyla başarılı sonuçlar aldıklarını ifade etti.
Kendilerine, Konya, Erzurum İstanbul ve Trabzon gibi Büyükşehirlerden hasta sevk edildiğine vurgu yapan Erkılıç, uzaktan gelen bu hastaların birçoğunun merkeze ulaştıklarında hayati fonksiyonlarını yitirmiş olduğunu, bu nedenle birçok ile yanık merkezi açılmasının şart olduğunu ifade ediyor.
Yanık vakalarında ilk 4 saatin hayati önem taşıdığını belirten Erkılıç, yeni merkezler kurulmasında nüfus hareketliliği ve ulaşımın hesaba katılmasını öneriyor.