Türkiye'de Kuraklık Tehlikesi

Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şubesi Başkanı Zeynep Güneş, Türkiye'de Son 50 Yıl İçerisinde Kurutma, Taşkın Önleme, Kirlenme Nedeniyle Çok Büyük Sulak Alanların Yok Olduğunu Söyledi.

Türkiye'de Kuraklık Tehlikesi

Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şubesi Başkanı Zeynep Güneş, Türkiye'de son 50 yıl içerisinde kurutma, taşkın önleme, kirlenme nedeniyle çok büyük sulak alanların yok olduğunu söyledi. Küresel ısınma nedeniyle dünya su kaynaklarının da büyük bir hızla yok olduğunu belirten Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şubesi Başkanı Zeynep Güneş, ülkemizde doğal kaynakların su kaynaklarının üzerine barajlar kurulması nedeniyle de büyük bir hızla tahrip edildiğini ifade etti. 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenleyen Zeynep Güneş, küresel ısınma nedeniyle dünyadaki su kaynaklarının giderek azaldığına dikkati çekti. Türkiye'de de son 50 yıl içerisinde çok büyük sulak alanların yok olduğunu anlatan Güneş, şöyle konuştu: "Çevre Bakanlığı'nın kurulması ve sivil toplum örgütlerinin kamu kurumları üzerinde oluşturduğu baskı sonucu politik, yasal ve kurumsal anlamda önemli adımlar atılsa da, bu adımlar yeterince uygulamaya yansıtılamamıştır" Güneş, sulak alanları besleyen suların tamamının barajlarda tutulduğu veya yüzeysel su kaynakları havza dışına tahliye edildiği için içlerinde Sultan Sazlığı ve Seyfe Gölü başta olmak üzere uluslar arası öneme sahip çok sayıda sulak alanın bugün kuruduğunu söyledi. Yine bu nedenle; pek çok sulak alanda taban suyu düştüğü için ekolojik dengenin bozulduğunu anlatan Güneş, sözlerine şöyle devam etti: "Çevresinde yer alan ve sulak alan ekosisteminin en önemli öğeleri olan sulak çayırlar, tatlı su bataklıkları, sazlıklar yok olmuştur. Orta Anadolu'da çölleşme süreci başlamıştır. Küresel ısınmanın önüne geçebilecek en önemli kriter ortadan kaldırılmış olmakta ve insanlığın sonu hazırlanmaktadır" Antalya'da sulak alanların risk altında olduğunu ifade eden Güneş, Türkiye'nin en uzun kanyonu olan Köprülü Kanyon'a boru döşenerek golf sahalarına daha fazla su temin edilmeye çalışılmasının yaz aylarında Köprüçay'a su verilemeyeceği anlamını taşıdığını söyledi. Buna bağlı olarak yörede bitki örtüsü ve balıkların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını anlatan Güneş, şöyle konuştu: "Yöre halkına ve ulusal ekonomiye gelir getiren rafting faaliyetlerinin yapılamama tehlikesiyle karşı karşıya. Ülkemizce imzalanan uluslar arası sözleşmelere aykırı davranacağımızdan zor durumda kalacağımız hesap edilmemiştir. Maalesef Serik Barajı suyunun bitmesi gibi gerçekler, kendimizi sorgulamamıza etki etmemektedir." Sulak alanların ekolojik doğal döngü zincirinin en önemli halkası olduğunu ifade eden Güneş, şunları söyledi: "Sulak alanlar flora ve faunanın yaşam ortamlarıdır, yeryüzündeki su rejiminin merkezidir. Zincir halkasından birini kopardığınızda doğal döngü de ortadan kalkacak ve yaşam sıfırlanacaktır. Sulak alanlar, ekonomik bir değerdir. Sulak alanların kaybı, çevresinde yaşayan yerel halkın geçim kaynağını da yok edeceğinden ülke insanının geleceğini tehdit edecektir. Sulak alanlar, taban sularının zenginleşmesini sağlar. Dünyanın yüzde 70'i su olmasına karşın tüm dünya için içilebilir su miktarı, kaynakların yüzde 1'idir. Bu bilimsel gerçekler ortada iken sulak alanlarımızdaki su kaybının taban sularımızın da yok oluşunu tetikleyeceği unutulmamalıdır." Sulak alanların su baskınlarını engellediğini anlatan Güneş, sözlerine şöyle devam etti: "Doğal olarak bizlere sunulmuş olan ve taşkın kontrolü görevini üstlenmiş alanlara sahip çıkmalıyız. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak, ekoloji veri tabanlı fiziksel plan yapabilen tek meslek gurubu olarak hükümeti ve yetkilileri; doğal tüm varlıklarımızın korunarak kullanıma açılması ve tüm doğal ve kültürel değerlerimizin koruma ilkeleri ve sürdürülebilirlik programlarında peyzaj mimarlarına görev vermeye davet ediyoruz." (ŞT-HO-Y)







Reklam