Türkiye Barolar Birliği Başkanı
Özdemir Özok, 301.Madde'ye karşılık bir maddenin olmasını istediklerini ancak bu yapılırken dengelerin de iyi kurulması gerektiğini söyledi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Pamukkale Colossae Otel'de düzenlenen 'Mesleğe Yeni Başlayan Avukatların Sorunları ve Çözüm Yolları' konulu toplantıya katıldı. Denizli, Afyonkarahisar, Balıkesir, Aydın, Bilecik, Manisa, Muğla, Kütahya ve Uşak barolarının katıldığı toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Özdemir Özok, Türkiye'de 301 ile ilgili yapılan tartışmaların, temelinde yatan uygulamalardan kaynaklandığını belirterek, "Değerli savcılarımız dava açarken çok daha detaylı ve ayrıntılı bir inceleme yaparlarsa, bu tartışmaların bir çoğunun olmayacağı inancındayız" dedi. 301.Madde ile ilgili çalışmaların Adalet Komisyonu'ndan geçtiğini belirten Özok, "Genel Kurul nasıl bir karar verecek bilemiyorum. Cumhurbaşkanı'na verilen dava açma izni, eskiden olduğu gibi Adalet Bakanı'na tanındı. Bu sadece Türkiye'ye has bir durum değil. Gerçekten toplumun, ulusun ortak değerlerine yönelik hakaretleri içeren eylem ve davranışlar batı ülkelerinde de cezalandırılıyor. Ama bu dengeyi iyi kurmak lazım. Fikir ve düşünce özgürlüğü ile kutsal değerleri iyi dengelemek lazım" diye konuştu.
Barolar olarak 301. Madde'ye karşılık bir maddenin olmasını istediklerini belirten Özok, "Ama bu olurken de, düşünce ve fikir özgürlüğünü engelleyecek bir yol açmaması lazım. Bu dengeyi iyi sağlamak gerekir" dedi. Ergenekon Davası ile AK Parti'nin kapatılması davası hakkındaki soruları da cevaplandıran Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, "Hem Ergenekon hem kapatma davası ile ilgili, Türkiye'deki barolar olarak hukukun öne çıkarılmasını her şeyin hukuk içerisinde eve yargının meşru zemini içerisinde yargının kendi iç dinamikleri içerisinde bu sorunların çözülmesinden yanayız. Belirli bir davanın yanında olup, belirli bir davanın karşısında olmak son derece tehlikelidir. Biz yargıyı bir bütün olarak kabul ediyor ve güveniyoruz" dedi.
Türkiye'de bağımsız yargı ve güvenceli yargıcın olup olmamasının ayrı şeyler olduğunu ifade eden Özok, "Özellikle AB ülkesi ve ABD'den bir çok dost görünen kişiler Türk yargısı için çok ağır şeyler söylediler. Türk yargısı bunu asla hak etmiyor. Ergenekon davasında da, kapatma davasında da Türk yargısı kendisine yakışan kararları verecektir. Ben buna inanıyorum" diye konuştu.
Avukatlık Yasası'nda Avukatlık ruhsatı için sınav getirilmesi maddesinin Başbakan Erdoğan'ın tasarrufu kaldırılmasının yanlış olduğunu belirten Özdemir Özok, "Yılda yaklaşık 5-6 bin arkadaşa ruhsatname veriyoruz. Dünyanın hiç bir yerinde belirli bir sınav ve elemeden geçmeden bir meslek elde edilemiyor. Bir sınav sadece avukatlığın savunma mesleğinin tüm sorunlarını çözecek değil ama, hiç olmazsa kalitenin artması ve arkadaşların kendilerine çeki düzen vermesi açısından bir engel olabilir diye düşünmüştük. Ancak tüm mücadelelere rağmen bu sınav kaldırıldı. Biz bu konuda yeni girişimler içindeyiz. Avukatlar Yasası'nda yapılacak bir değişiklikle, daha verimli bir staj dönemi, mutlaka staj öncesi ve sonrası sınav yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Yargının bir unsuru olan savunma mesleğinin kendine yakışan bir konuma gelmesi için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özok, daha sonra avukatlara yönelik bir konuşma yaptı.
(AV-SÇ-HE-Y)