Türkçe, "Bozulma" Alarmı Veriyor

Meclis, Yeni Yasama Yılındaki İlk Mesaisini Türkçe Üzerine Yapacak.

Türkçe, 'Bozulma' Alarmı Veriyor

Meclis, yeni yasama yılındaki ilk mesaisini Türkçe üzerine yapacak. Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılması, Türkçenin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan ve çalışmalarını tamamlayan TBMM Araştırma Komisyonu raporuna göre, Türkçe "bozulma" alarmı veriyor. TBMM Genel Kurulunda 7 Ekim Salı günü görüşülecek raporda Türkçede yaşanan sorunlar, "yabancı kelime kullanma özentisi, müstehcen ve kaba sözlerin kullanılması, söyleyiş bozuklukları, deyim ve birleşik fiil, vurgu ve duraklama yanlışları, kelimeleri yanlış anlamda ve biçimde kullanma, anlatım bozuklukları, Türkçe öğretimindeki yetersizlikler, Türkçeyi özensiz kullanma, yabancı dille öğretim, bilim dili olarak Türkçenin tercih edilmemesi, kelime ve terim türetmedeki yetersizlikler, dil bilinci ve milli bir dil politikasının oluşturulamaması" olarak sayılıyor. Radyo ve televizyonlarda müstehcen sözlerle "oha, be, lan, çüş oldum abi" gibi sözlerin yer almaması gerektiği belirtilen raporda, "Bazı kaba sözlerle argoların film, dizi, skeç gibi programlarda yer alması tabiidir. Kanuni yaptırımlarla dilde ve kültürdeki bu yozlaşma ve kabalaşmanın önüne geçmenin mümkün olamayacağı da görülmüştür. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun ceza uygulamalarına rağmen özel radyo ve televizyonların yayınlarında fark edilir bir değişme görülmemiştir" denildi. Argo, kaba ve müstehcen sözlerin çok kullanıldığı bir başka alanın futbol, basketbol, voleybol gibi kitle sporlarının yapıldığı stad ve sahalar olduğuna işaret edilen raporda, özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiği spor müsabakalarında kullanılan genel ahlak dışı sözler ve toplu tezahüratın televizyonlarda yer almasının tahribatı daha da arttırdığı ifade edildi. Raporda; okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim, yükseköğretimde etkin bir Türkçe öğretimi yapılması gereğine dikkat çekilerek, yabancı dille öğretim yerine, yabancı dil öğretiminin özendirilmesi istendi. Raporda, Türkçede yaşanan sorunların giderilmesi için kamu kurum ve kuruluşlarına düşen görevlere ayrıntılı olarak yer verilirken, çok sayıda çözüm önerileri getirildi. Raporda dikkat çeken çözüm önerileri şöyle: - Radyo ve televizyon kanalları, gazete ve dergiler, adlarından başlayarak kendilerini Türkçeleştirmelidir. - Spiker, haber ve program sunucuları, seslendirme yapacak personel diksiyon konusunda TDK, RTÜK, TRT ve iletişim fakültelerinin işbirliğiyle açılacak kurslarda Türkçe yeterlilik belgesine sahip olmaları aranmalı. - Yerli sermaye ile kurulan televizyon isimleri Türkçe değilse yayın izni verilmemelidir. - Tüm basın yayın kuruluşlarında dil denetleme kurulları kurulmalıdır. - Reklamlarda genel dil bilgisi kurullarına aykırı dil kullanılmamalı, yabancı kökenli kelime ve adlara yer verilmemeli, her türlü ilan ve tanıtım Türkçe yapılmalıdır. - Çocuk programları ve bu programlardaki kahraman adları Türkçeleştirilmelidir. - Caddelerde yabancı ülkelerde olduğumuz izlenimi uyandıran tabelaların kaldırılması için yabancı tabelalara yüksek vergi getirilmeli, Türkçe tabelalara ise kolaylık sağlanmalıdır. - Bilgisayar, İnternet ve cep telefonu dili, Türkçe olmalıdır. Her türlü bilgisayar yazılım ve donanımında Türkçe karakter zorunluluğu getirilmeli, cep telefonu mesajlarında ve internette 'merhaba' yerine 'mrb', 'selam' yerine 'slm' gibi dilin bozulmasına yol açan Türkçe kısaltmaların önüne geçilmelidir. - Q klavye yerine, Türkçeye uygun olan F klavyenin yaygınlaşması için ilgili düzenleme ve çalışmalar yapılmalıdır. - Müzik, tiyatro, sinema alanlarında Türkçenin kurallarına uygun metinler hazırlanmalı, Eurovision gibi uluslararası yarışmalara mutlaka Türkçe eserle katılmalı, eserler Türkçe seslendirilmelidir. - Kamu kurum ve kuruluşlarının telekomünikasyon ve akreditasyon gibi adları, viyadük ve ambulans gibi yer ve araç isimleri Türkçeleştirilmelidir. - Cumhurbaşkanlığından başlayarak bütün devlet kurumlarında dilin doğru kullanılması için bir Türk dili uzmanı bulunmalıdır. - Turizm yörelerinin Türkçe isimleri özenle korunmalı, her türlü tabela bir standarta bağlanmalı, öncelik Türkçeye verilmelidir. Türkçesi önce, yabancı dildeki karşılığı sonra yazılmalı, tarihi kalıntılar kendi adları ile anılmalıdır. Turizm adına Ürgüp, Göreme, Nevşehir'e 'Kapadokya', Selçuk'a 'Efes' denilmemeli, Spil Dağı'nın adı değiştirilmelidir. - Türk dilinin kullanıldığı bütün sanat dalları ve araştırmalarda üç yılda bir "Cumhurbaşkanlığı Türk Diline Hizmet Büyük Ödülü" verilmelidir. - Diyanet İşleri Başkanlığı din görevlileri Türkçe hizmet içi eğitime alınmalı, hutbeler "temiz Türkçe" ile hazırlanmalıdır. - Memur alımlarında Türkçe dil bilgisi ve becerisi ön planda tutulmalı ve memurluğa girişte Türkçe yeterlilik sınavında başarılı olma şartı aranmalıdır. - Türkçeyi küçümseme, Türkçenin konuşulmasını yasaklama gibi, Türkçeye karşı saygısızlıkta bulunanlar Dışişleri Bakanlığı tarafından hemen bir nota ile uyarılmalıdır. - Ders kitaplarında kelime sayıları sınıf seviyelerine göre yükseltilmelidir.





Reklam