Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, eczanelerin yüzde 41'inin ülke nüfusunun yüzde 23'ünün yaşadığı 3 büyük ilde toplandığını belirterek, eczane açılışının nüfus ve mesafeye göre ayarlanmasını istedi.
Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, 14 Mayıs Eczacılar Günü öncesi düzenlediği basın toplantısı ile eczacıların sorunlarına dikkat çekti. Türkiye'de ortalama 3 bin 500 kişiye bir ezcane düştüğünü, bu rakamın ise Avrupa ortalamasının çok üstünde olduğunu kaydeden Çolak, "Varolan serbest eczane sayısının 2020 yılına kadar yeterli olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuştur" dedi.
Bununla birlikte, eczanelerin yüzde 41'inin ülke nüfusunun sadece yüzde 23'ünün yaşadığı üç büyük ilde toplandığına dikkat çeken Çolak, eczanelerin yüzde 59'unun ise nüfusun yüzde 77'sine hizmet verdiğini söyledi. Bu eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini dile getiren Çolak; eczane açılışına nüfus ve eczaneler arası mesafeye göre kısıtlama getirilmesini istedi. Çolak, eczanelerde ciroya göre eczacı çalıştırma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini, her 50 hasta yatağı başına bir hastane eczacısı istihdam edilmesini, reçete kontrollerini hızlandırmak için bu birimlerde çalışan eczacı sayısının arttırılmasını önerdi.
"GERİ ÖDEME SIKINTISI YAŞIYORUZ"
İlaç firmalarının kamuya yaptığı ıskontoların eczanelere yansıdığı, bu nedenle yüzde 2.5 - 3 civarında kayba uğradıklarını belirten Çolak, "Artık geri ödeme gecikmesi yaşamak istemiyoruz. İlaçla reklamın yan yana gelmesine, bazı ilaçların tezgah üstü olarak reçetesiz satılmasına karşı, halk sağlığını korumak için çalışıyoruz" dedi.
Kaynağından kesilen katılım paylarının düzenli ve zamanında ödenmemesi, yatsa bile hangi aya ve hangi faturaya ait olduğu bilinmediğinden takip edilemediğini kaydeden Çolak, şöyle devam etti:
"Muayene ücretleri üzerimizden tahsil edilerek, sağlık sisteminin tahsilat memuru olmak istemiyoruz. Dünyada uygulaması olmayan bir şekilde günübirlik tedavi adı altında bazı reçetelerin özel hastanelerden karşılanmasının önünün açılmasına karşıyız. Sahte ilaçların takibinde hırsızın hiçbir suçunun olmadığı varsayılarak eczacının cezalandırılmasına yönelik bir sistem kurulması çalışmaları, hekimin yazdığı reçetedeki sorunların ve eksikliklerin bedelinin hem maddi olarak hem de sözleşme feshi şeklinde eczacıya ödetilmesi, eczacının hasta ile karşı karşıya bırakılması, eczacıyı sağlık sisteminin günah keçisi haline getiriyor."
"VİTRİN KARARTMA EYLEMİNE DESTEK VERİYORUZ"
Erdoğan Çolak; İstanbul, Ankara ve Kırıkkale'de sorunlarına dikkat çekmek isteyen eczacıların vitrin karartma eylemi yapmalarına ise destek verdiklerini söyledi.
Yaklaşık 8 bin 500 eczanenin söz konusu eyleme destek verdiğini aktaran Çolak, "Bu eylem, meslektaşlarımızın kendi yaşadığı sorunlara gösterdiği bir refleks. İstanbul Eczacı Odası tarafından organize ediliyor. Ankara Eczacı Odası da destek veriyor. Sorunları dile getirmek için çeşitli yöntemler var, bu da bunlardan biri. Meslektaşlarımızın refleksini destekliyoruz" şeklinde konuştu.