Mersin Valisi
Hüseyin Aksoy, Mersin'in, sahip olduğu turizm potansiyeli ile ulusal ve uluslararası platformlarda bir marka haline gelmeye çalıştığını söyledi.
Aksoy, 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanacak olan "Turizm Haftası" dolayısıyla yaptığı açıklamada, turizmin; ekonomik kalkınmayı, ulusal ve uluslararası sosyal ve ekonomik ilişkileri düzenleyen, barış ve refaha katkıda bulunmayı, ırk, dil, din ve cins ayrımı yapmaksızın insan hak ve hürriyetlerine bağlı kalmayı amaçlayan ve önemi her geçen gün daha da artan hareketli ve nitelikli bir sektör olduğunu belirtti. Turizm sezonu açılışının bu yıl Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katılımı ile 15 Nisan günü Mersin'de yapılacağını hatırlatan Aksoy, turizm haftalarının her yıl yeni bir umut, gençlere yeni bir gelecek dilek ve temennileri ile turizm ve kültür bilincini geliştirmek, geniş kitlelere yaymak amacıyla kutlandığını kaydetti. Turizm aktivitelerinin halkın turizm eğitiminin dışında, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik önemi ile diğer ekonomi sektörlerinden daha fazla istihdam kaynağı olma özelliğini taşıdığına dikkat çeken Aksoy, "Yılda sadece 45 kapalı güne sahip ve 300 günden fazla güneş ve sıcak iklim şartlarına sahip 321 kilometrelik sahili olan bölgemizin, yaklaşık 100 kilometresi doğal plajlardır. 8 bin yıllık geçmişiyle, Lui'lerden başlamak üzere Hititler, Asurlar, Fenikeliler, Makedonya Krallığı, Roma, Bizans, Arap, Haçlılar, Selçuklular ve Osmanlılara ait medeniyetlere ev sahipliği yapmış bölgemiz, gerek coğrafi konumu gerekse tarihi çok eski dönemlere kadar uzanan önemli bir yerleşim yeri olması, ilimize turizm açısından çok önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu coğrafi konum, tarih ve kültür birikimi, ilimizin turizm potansiyelinin oluşmasında en büyük etkendir" dedi.
Mersin'in, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın turizm politikaları gereği, turizmin 12 aya yaygınlaştırılması konusunda son derece olumlu ve müsait bir bölge özelliğine sahip olduğunu vurgulayan Aksoy, "Yapılan çalışmaların meyvesini en kısa zamanda alabilmek için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu manada ilimizde potansiyeli bulunan turizm çeşitleri üzerinde projeler üretilmekte ve bunların realize edilmesine gayret edilmektedir. İlimiz, sahip olduğu kültür ve turizm potansiyelinin çok azını turizm sektörüne arz edebilme olanağı bulabilmiş, ancak son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde kamuoyunu oluşturan sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, turizm sektörü, gönüllü kişi ve kuruluşların turizme ilgisi çekilerek göreceli olarak artan bir motivasyon ve koordine sağlandığı hissedilmektedir" diye konuştu.
"Turizm" denilince sadece deniz turizminin akla gelmesinin yanlış bir düşünce olduğunu ifade eden Aksoy, şöyle devam etti:
"Bölgemiz, zengin turizm potansiyeline sahiptir. Kültür turizmi, inanç turizmi, kış turizmi, sualtı ve su üstü turizmi, ekoturizm, endemik bitki turizmi, mağara turizmi, kongre turizmi, dağ ve yayla turizmi, tatil turizmi gibi daha birçok alternatif turizm çeşitleri ilimizde yakın gelecekte aranan aktiviteler olacaktır. Çeşitlerini çoğaltabileceğimiz turizm aktiviteleri bir destinasyon (çeşitlilik) olarak düşünülmekte ve Mersin sahip olduğu bu potansiyelle ulusal ve uluslararası platformlarda bir marka haline getirilmeye çalışılmaktadır. İlimizin turizm potansiyelinin değerlendirilerek sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel gelişmesinin sağlanması paralelinde, yöremizin 'Turizmde öncelikli' yöre haline getirilmesi için turizm yatırımlarının bölgemize yönlendirilmesi gerekmektedir. İşte turizm bilincinin önemi de burada yatmaktadır. Dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri olan turizm konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve hızlı gelişmeye uyum sağlaması gerekmektedir." (HK-MT-Y) 11.04.2008 15:50 TSİ