Tgc: "Basın Özgürlüğü Günü'nü Buruk Bir Şekilde Kutluyoruz"

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce, Türkiye'nin, Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü Hak Etmediği Buruk Bir Ortamda Kutladığının Altı Çizilerek, "Hem Türkiye'yi Yönetenlere, Hem de Türk Vatandaşlarına, Türkiye'yi "Özgür Basına Sahip' Dünya Ülkeleri Arasına Girmesi Yolunda Çalışmaya Davet Ediyoruz" Denildi. 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce, Türkiye'nin hala dünyada basın özgürlüğünün "Orta düzeyde" kısıtlandığı bir ülke sayıldığına dikkat çekilerek, "Türkiye'nin buna layık olmadığına inanıyor ve hem Türkiye'yi yönetenlere, hem de Türk vatandaşlarına, Türkiye'yi "Özgür Basına sahip' dünya ülkeleri arasına girmesi yolunda çalışmaya davet ediyoruz" denildi.


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Türkiye'nin, 2008 yılında Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü hak etmediği buruk bir ortamda kutladığının ifade edildiği mesajda şunlar kaydedildi:


"Sadece düşüncesini ifade ettiği için öldürülen gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi eylemine katılmaktan dolayı açılan davada yargılanan sanıklardan başka asıl sorumlular hakkında dava açılması için gereken soruşturmaların yapılmadığı inancında olan kamuoyu Dink'in öldürülmesi üzerinden geçen 15 aya rağmen cinayetin kimlerin işlediği hakkında soruların aydınlığa kavuşturulamadığı görüşünde."


Gazetecilere uygulanması gereken Basın-İş Yasası'nın uygulanmadığı gibi en küçük bir iyileştirmenin bile gerçekleştirilemediği vurgulanarak "Yasaların sendikal örgütlenmeyi engelleyen niteliği de değiştirilmedi. Gazetecilerin iş ve çalışma koşullarında herhangi bir iyileştirme yapılmadığı gibi sendikal örgütlenmenin önlenmesi için sınırlandırmalar sürüyor. Gazetecilerin sosyal güvenlik haklarının ellerinden alınmasına gösterilen tepkilere duyarsız kalan hükümet ve parlamento gazetecilerin yıpranma paylarını da geri almış durumda" denildi.


Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu'nda verilmiş olan sözlere karşın kamu makamlarının basına olan hoşgörüsüzlüğünün artarak sürdüğü belirtilen mesajda şu görüşlere yer verildi:


"Bu yaklaşıma gazetecilere gazetecilik dersi verme yanlışlığı da eklendi. Türk basınındaki sermayenin şeffaflığı için verilen mücadele bir yana, "şeffaflığa gölge düşüren' uygulamalar devam etti. Sadece yazdıkları yüzünden gazetecinin hapsedilmesi uygulaması 2008 de sürdü. Adıyaman'da bir gazeteci tutuklandı ve cezaevine kapatıldı. Yaşı 80'i aşmış bir basın emekçisi, çağrılarak ifadesine başvurulması yerine, şafak vakti evi basılarak gözaltına alındı. Geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırmada, Türk Hukuk Sistemi'nde "Basın Özgürlüğünü kısıtlayan veya engelleyen' yasa maddesi sayısının bin 200'ü aştığı ortaya çıkmıştı. 2008 yılında bu sayı bir türlü azaltılamadı. Tüm bu nedenlerden dolayı, Türk Basını, 2008 Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü buruk kutluyor."


Mesajda, Türkiye'nin hala dünyada basın özgürlüğünün "Orta düzeyde" kısıtlandığı bir ülke sayıldığına dikkat çekilerek, "Haritada pek çok Afrika ve Ortadoğu ülkesi ile aynı renge boyanıyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Türkiye'nin buna layık olmadığına inanıyor. Hem Türkiye'yi yönetenlere, hem de Türk vatandaşlarına, Türkiye'yi "Özgür Basına sahip' dünya ülkeleri arasına girmesi yolunda çalışmaya davet ediyor" denildi. (ANKA)


(AS/ZG)

Haber Yayın Tarihi: 02 Mayıs 2008 Cuma Saat 11:54

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/tgc-basin-ozgurlugu-gunu-nu-buruk-bir-sekilde-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.