TelevizyonGazetesi.com [2848063]
Televizyonda Kolay Sezon Yok / Özel Röportaj
Yazarımız Şadan Kaba, Show TV İç Yapımlar Koordinatörü Caner Erdem ile televizyon üzerine keyifli bir sohbet yaptı.
Show TV İç Yapımlar Koordinatörü Caner Erdem, TRT'de başlayan 26 yıllık televizyonculuk kariyerinin son 15 yılını Show TV'de geçirdi. Sektörün duayeni denilen isimlerle çalıştı. Yoğun ve zorlu geçen bir sezonun sonrasında Caner Erdem'le dopdolu bir televizyon sohbeti yaptık.
-TV kariyerinizi başlangıçtan günümüze kısaca özetler misiniz?
C. ERDEM: Televizyon kariyerim1985 yılında TRT Ankara Televizyonu Drama Programları'na girişimle başladı. Önce Canan ve Sızı dizilerinde yapım yardımcılığı yaparak başlamış oldum. Sonra, beni müzik eğlence programları bölümüne aldılar.
Bu şekilde TRT'de çalışma hayatım devam ederken Kanal6'ya geçtim. Sonrasında Show TV, Star Tv ve tekrar Show TV'ye döndüm. 15 senedir Show TV bünyesinde çalışmaktayım.
-Show TV İç Yapımlar olarak bu sezon sizin için nasıl geçti?
C. ERDEM: Televizyoncular açısından sezonlar hep zor geçer. Hiçbir zaman bizler için kolay bir sezon yoktur. Aslında her sektörde durum böyledir. Bizim yaşadığımız zorluk büyük kitlelere hitabetmek olduğu için; onlara yapılan programları beğendirmek cidden zor bir iş. Dolayısıyla büyük kitlelerin beğenilerine cevap vermek kolay bir iş değil. Bundan dolayı da her sezon bizim için zor geçiyor. Ama sonuçta bizim için iyi bir sezonun geçtiğini söyleyebilirim.
-Yaz sezonunda Show TV'de hangi programlar olacak?
C. ERDEM: Yaz sezonunda yeni projelerimiz de olacak. Mesela, Huysuz'la Dans Eder misin başlayacak. Wipe Out devam edecek. Canlı Para, yeni bölümleriyle ekranlarda olacak. Bugün Ne Giysem, temmuz ayının sonuna kadar devam edecek. Yemekteyiz, temmuzun 15'ine kadar devam edecek.
Bunların dışında TV tarihinde bir ilk olduğuna inandığım Yaz Sürprizi adında magazin programımız devam ediyor. Cumartesi günü Cumartesi Sürprizi ve Pazar günü de Pazar Sürprizi olarak günde iki saatten hergün taze haberlerin yer aldığı bir magazin programı bana göre televizyonda bir ilktir. Ciddi bir ekip ve mesai de gerektiren bir iş. Ama bizim çok sağlam bir ekibimiz var. Program için yeni arkadaşlar transfer ettik.
Röportajlar için özellikle Helin Avşar'ı aldık. Helin Avşar'ın ilginç röportajcı yönünü zaten takip ediyordum. Onun o yönünden yararlanmak istedik. Gayet de verimli oldu. Bunun dışında Haftasonu Dergisi'nin Yazı İşleri Müdürü Ömür Sabuncuoğlu da diğer bir transferimiz oldu. Günaydın'dan Başak Çokan arkadaşımız da bu projede bizimle beraber olmak üzere ekibe katıldı.
Tabii sadece bu arkadaşlar değil. Başka değerli arkadaşlarımız da var. İşin başında ise Timuçin Güner var.
-Yemekteyiz önümüzdeki dönemde de devam edecek mi?
C. ERDEM: Yemekteyiz, bildiğiniz gibi üç sezondur devam ediyor. TV'de bir programı günlük yapıp da üç sezon devam ettirmek çok zor bir iştir. Ben burada başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Yaz sezonunda Yemekteyiz'i dinlendirip ekim ayında formatını hafif değiştirerek yeniden başlamak istiyoruz.
-Yemekteyiz'in “ünlüler” konsepti medyada bir hayli konuşulmuş ve sükse yapmıştı. Bu konsept yine olacak mı?
C. ERDEM: Televizyonculukta bazen küçük şoklar hayatımıza bir zenginlik kazandırır. Yeni yayın döneminde yine böyle bir ünlüler ekibiyle Yemekteyiz çekebiliriz.
-Survivor, Yemekteyiz, Masterchef gibi çok konuşulan, öne çıkan, köşeli yönleri olan programların hep Show TV'den çıkması bir tesadüf mü?
C. ERDEM: Tabii ki tesadüf değil. Show TV, yıllardır TV dünyasına farklı formatları sunmuş ve geniş kitlelere bu programları sevdirmiş bir kanal. Geçmişte de böyle projeler olmuştu hatırlayacaksınız; Buzda Dans, Şarkını Söyle yine çok konuşulan projeler oldu. Hep dikkat çeken ve ilk defa yayınlanan formatları Show TV'de yayınladığımız için seyirci bu tip formatları Show TV'den izlemeye alıştı.
-Reytinglere baktığımızda geçmiş dönemlerde Show TV'nin yaşadığı bir düşüş vardı. Ama özellikle son aylarda Kanal D ile reyting oranlarında bir yakınlaşma durumu sözkonusu. Önümüzdeki dönemde bu tablonun nasıl seyredeceğini düşünüyorsunuz?
C. ERDEM: Televizyonculuğu ben hep at yarışları örneğine benzetiyorum. Yarış içinde farklılıklar olabiliyor. Televizyonculukta performans, işin mali boyutlarıyla da yakından ilgili. Show TV geçen dönemlerde mali portresi açısından biraz düşüş yaşadığı için biz hazır projeleri zamanında giremedik. Bundan dolayı da reyting savaşında biraz geri düştük. Ama yeni projelerimizle beraber yeniden iddialı bir konuma geldik.
-TV izlemeyi sever misiniz?
C. ERDEM: Tabii ki TV izlemeyi seviyorum. TV izlemeden yapamam çünkü. Artık TV bizim için bir yaşam biçimi, yaşantımın bir parçası olmuş durumda.
-TV izlerken ayrım yapar mısınız? Beğendiğiniz programlara öncelik verir misiniz?
C. ERDEM: TV izlerken beğendiğim beğenmediğim programlar diye bir ayrım yapmıyorum. Çünkü hayatımız bir anlamda TV'ye endeksli olduğu için otomatik olarak hepsini mümkün olduğunca izlemeye çalışıyorum. Ama özel hayatımda hafta sonları eğer müsaitsem lig maçlarını izlemeyi yeğliyorum. Çünkü bu hengamenin içinde biraz kafamı dinlemek iyi geliyor.
-Lig maçları demişken sizin yönetmenlik yanınızın ağır bastığını biliyoruz. Hiç maç rejisi yapmak istediniz mi?
C. ERDEM: Evet, maç çok çekmek istedim. Ama hayat beni o tarafa hiç itmedi. Bir de Türkiye'nin maç çekme konusundaki duayeni Musa Çözen bu alanda bir boşluk bırakmadığı için gerek görmedim açıkçası. Daha çok müzik eğlenceler ve farklı projelerin yönetmenliğini yaptım. Aslında iyi de oldu. Herkes iyi bildiği işi yapmalı. Musa ağabeyle de başa çıkamazdım zaten.
-Size göre önümüzdeki dönemde hangi program tipleri modasını kaybedecek? Örneğin, izdivaç programları yine ekranlarda olur mu?
C. ERDEM: Aslında izdivaç programları bana göre ekranda olmaması gereken projeler. Gerçi biz de yaptık ama bir ay sonra yapmamaya karar verdik. Olmadı, olmasını da istemediğim bir projeydi aslında.
Bitecek projeler diye bir konu yok TV'de. Çünkü bu, arz talep meselesi. Yemekteyiz'e başlarken bu kadar uzun süreceğini beklememiştik aslında. Üç yıl sürdü, devam da edecek. Seyirci programı istediği sürece siz de üzerine titrerseniz program devam edip gider.
-Sizin yönetmenlik tarafınızın olduğunu konuşmuştuk. Geçmişte olduğu gibi bundan sonrasında da özel projelerde rejide olacak mısınız?
C. ERDEM: Ben, TRT geçmişimden beri birlikte çalıştığım insanlardan feyiz alarak yaşadım. TRT zamanlarımda yanında çalıştığım değerli yönetmen İsmail Güngör vardı. Yeri geldiğinde tripotu sırtına alıp yürümesini bilen birisiydi. Biz mesleki terbiyemizi böyle insanlardan aldığım için yöneticilik anlamında zaman zaman masa başında olsak da işin içinde bulunmayı çok seviyorum. Mutlaka yeni sezonda bir projede yönetmenlik yapmak istiyorum.
-Size göre TV'de nasıl bir program başarılı olur? Bunun belli bir matematiği var mı?
C. ERDEM: Bu konuda en önemli unsur ekip ve tabii ki ekip çalışması. Profesyonel düşünebilmek ve izleyicinin ne istediğini bilmek de çok önemli. Bu unsurlara dikkat edildiğinde başarı kendiliğinden geliyor zaten.
www. medyabey. com
| 5/10 (11 kişi) |
-
Video
Şahin'in Yüzüne Biber Gazı Sıkacak
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ile BDP İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder arasında kavga...
-
Video
"Topyekun Hedef Alınıyoruz"
Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında Uludere tartışmalarına son noktayı koydu.
-
Video
Tuvalette Can Çekişti!
Sıkılan biber gazından yaşamını yitiren astım hastası Çayan Birben'in ölüm anının fotoğrafları...
-
PKK Tunceli'de Bunu da Yaptı!
PKK Tunceli'de işçilerin servisinin yolunu kesti ve aracı ateşe verdi. İşçilerden haber...
-
Video
İstanbul'da Yıldırım Faciası!
Maltepe Yakacık'ta ağaçlık alanda piknik yapan 4 çocuğun üzerine yıldırım düştü.
-
Video
Bu Sahneyle Tavan Yaptı
BBC'nin ünlü dizilerinden Sherlock'da yayınlanan cürretkar sahne dizinin izlenme oranlarını...









