Tecavüz Davasında Önce Ceza, Sonra Tahliye

İzmir'de, gideceği yere götürme bahanesiyle kamyonetlerine aldıkları, üniversite öğrencisi 25 yaşındaki E.E.adlı genç kıza köprü altında tecavüz ettikleri iddia edilen 32 yaşındaki A.Y.ve 25 yaşındaki G.M.hakkında, 24'er yıl hapis cezası...

Tecavüz Davasında Önce Ceza, Sonra Tahliye

İzmir'de, gideceği yere götürme bahanesiyle kamyonetlerine aldıkları, üniversite öğrencisi 25 yaşındaki E.E. adlı genç kıza köprü altında tecavüz ettikleri iddia edilen 32 yaşındaki A.Y. ve 25 yaşındaki G.M. hakkında, 24'er yıl hapis cezası istemiyle açılan davada karar çıktı. Mahkeme, her iki sanığı 14 yıl 2'şer ay hapis cezasına çarptırıp, tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliye etti. Adliye önünde basın açıklaması yapan, 'Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu' üyeleri, sanıkların tahliye edilmesine tepki gösterdi.

Olay, 21 Kasım 2010 tarihinde saat 05.00 sıralarında İzmir Kuzey Çevre Yolu Bornova geçişi viyadükleri altında meydana geldi. Eğitim masraflarını karşılamak için Alsancak Semti'ndeki barda çalışan üniversite öğrencisi E.E., Hocazade Cami karşısıdaki otobüs duraklarında zaman zaman karşılaştığı İ.O.D. ile otobüs beklediği sırada, gidecekleri yere bırakma bahanesiyle önlerinde duran 2 kişinin araçlarına bindi. Yola çıktıktan kısa süre sonra 2 zanlı, gençlerden İ.O.D.'yi tartakladıktan sonra indirdi. Bu sırada inmeye çalışan E.E.'yi zorla kamyonette tutan 2 kişi, viyadüklerin altında durdu. Burada E.E.'yi dövüp tacavüz eden iki saldırgan, daha sonra yaşadıklarını polise anlatmaması için bir kez daha dövüp tehdit ederek metro istasyonunda bıraktı. Yarı baygın halde vatandaşlarca bulunan E.E.'nin anlattıkları ve araca ait plaka bilgisinden yola çıkan polis ekipleri, tecavüz zanlıları A.Y. ile G.M.'yi yakaladı. E.E. ile para karşılığında birlikte olmak için anlaştıklarını ileri süren iki zanlı, hastaneden tecavüz bulgularının yer aldığı raporunun alınması ve işlemlerin tamamlanmasının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan duruşmaya, tecavüz mağduru E.E. katılmazken, haklarında 24'er yıl hapis cezası istenen tutuklu sanıklar A.Y. ile G.M. ve tarafların avukatları ile E.E'nin okul arkadaşları hazır bulundu. Savcı Kazım Arapoğlu, sanıklar G.M. ve A.Y'nin 'Nitelikli cinsel saldırı' ile 'Cebir ve tehditle hürriyetini kısıtlama' suçlarından cezalandırılmalarını, diğer suçlardan beraatlerini talep etti. Mağdur E.E.'nin avukatı Can Canbek de sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıklar da son sözlerinde suçsuz olduklarını öne sürüp, uzun zamandır tutuklu olduklarından tahliyelerini telep etti.

Mahkeme heyeti kısa bir aranın ardından, her iki sanığı 'Nitelikli cinsel saldırı' suçundan 9 yıl 2'şer ay, 'Cebir ve tehditle hürriyetini kısıtlama' suçunda da 5'er yıl olmak üzere toplam 14 yıl 2'şer ay hapis cezasına çarptırdı. Gerekçeli kararın sonra yazılacağı belirtilip, tutuklu kaldıkları süre ve temyiz aşamasının uzun sürebileceği gözönüne alınarak sanıklar tahliye edildi.

İstanbul Adli Tıp Kurumu 6'ıncı İhtisas Dairesi'nden gelen raporda, mağdure E.E'nin olaydan dolayı 'travma sonrası stres bozukluğu ve deprasyon' denilen psikiyatrik bozukluk yaşadığının belirtildiğini hatırlanan genç kızın avukatı Can Canbek, tahliye kararına itiraz edeceklerini söyledi.

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

Tecavüze uğrayan üniversiteli genç kıza destek olmak için İzmir Adliyesi'ne gelen okul arkadaşlarının bulunduğu Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, duruşma başlamadan önce, bina önünde basın açıklaması yaptı. Ellerinde, 'Tecavüzülerden hesap soracağız', 'Adalet biziz susmayacağız' ve 'Yaşasın kadın dayanışması' yazılı dövizler bulunan grup adına açıklama yapan Deniz Adıbelli şunları söyledi:

"Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzler, kadın cinayetleri gün geçtikçe artıyor. Yürüttüğümüz mücadelinin haklılığı tekrar tekrar ortaya çıkıyor. Platform üyesi kadın arkadaşımızın uğradığı cinsel saldırı 'münferit bir olay' değildir. Biliyoruz ki kadına karşı işlenen suçlarda devlet, üzerine düşeni yapmak şöyle dursun, adeta bu suçlara teşvik ediyor. Verilen cezalarda uygulanan indirimler bunun en net göstergesidir. Arkadaşımızın davasında da tecavüzcüler, kendilerinden öncekiler gibi tecavüzü inkar ederek, olmadık iddialarda bulunarak, ceza indirimi uygulamasını sağlamaya çalışıyorlar. Kadınlara karşı işlenen suçlar, aile içerisinde olmadığı taktirde, tıpkı bu davada olduğu gibi meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Son dönemde kürtaj hakkı ile ilgili AKP hükümetinin açıklamalarını ibretle takip ediyoruz. Kadınların tüm kazanımlarına saldırma gayretinde olan AKP, tecavüze uğrayan kadının kendini öldürmesi gerektiğinden tutun, tecavüz sonucu oluşan gebeliğin bile kürtajla sonlandırılmaması gerektiğine kadar pervasızca sözlerini ve saldırılarını sürdürüyor. Muhafakazar ve kadın düşmanı olan hükümet, kürtaj hakkını savunan kadınlara, 'gelin kürtajı savunmayın, tecavüzcülere ağır ceza verilmesini tartışalım' dedi. Yıllardır kadın katillerine, tecavüzcülere indirim değil ağır ceza için yürüttüğümüz mücadele, yaptığımız tartışmalar AKP hükümetinin yeterince kulağına gitmemiş olsa gerek. Öyleyse, bir kez daha haykıralım. Tecavüzcülere ağır ceza verilmesini de, tıpkı kürtaj hakkını kazandığımız gibi mücadelemizle kazanacağız."

Duruşma sonrası da açıklama yapan gruptakiler, sanıkların tahliye edilmelerine tepki gösterdi. - İzmir





Reklam