Haber Tarihi: 24 Nisan 2010 Cumartesi Saat 10:31
Cihan Haber Ajansı  [2021052]

Tayyar Sert Çıktı

Tübitak Raporuyla Danıştay'daki Kamera Görüntülerinin Silindiğinin Ortaya Çıkması, Tartışmaları da Beraberinde Getirdi.

Haber: Tayyar Sert Çıktı

TÜBİTAK raporuyla Danıştay'daki kamera görüntülerinin silindiğinin ortaya çıkması, tartışmaları da beraberinde getirdi. Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, yeni bir durumla karşı karşıya olunduğunu dile getirerek, daha önceki bilgiler ışığında Ergenekon'la bağlantılı olabileceği düşüncesiyle davanın bozulduğunu hatırlattı. Tayyar, bununla birlikte bu algıyı, kanıyı güçlendirecek bir sonuçla karşı karşıya bulunulduğunu söyledi.
Kayıtların silinmiş olmasının "bir delil gizleme kaygısını ön plana çıkardığını" vurgulayan Tayyar, kayıtlar olsaydı Alparslan Aslan'ın arkasındaki güçlerin deşifre edilmesinin daha kolay olacağını belirtti. Danıştay'daki yargıçların konuya ilişkin tavırlarını da eleştiren Tayyar, saldırıda yaralanan; ama şimdi Danıştay Başkanlığı koltuğunda oturan yargıcın hala sessiz kalmasını anlamadığını vurguladı.
"DANIŞTAY SALDIRISI KENDİ İÇİNDE SIRLAR BARINDIRIYOR"
Cihan Haber Ajansı muhabirine konuşan Tayyar, TÜBİTAK'ın raporunun son derece önemli olduğunu; ama ondan daha önce gelişen çok daha somut veriler bulunduğunu ifade etti.
Davanın görüldüğü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu bilgileri, belgeleri çok iyi değerlendiremediğini düşündüğünü kaydeden Tayyar, Danıştay cinayetinin aydınlanmayı bekleyen kendi içinde çok fazla sırrı beklediğinin altını çizdi.
Dava sürecinin başlı başına çok fazlaca soru işaretini kendi içinde taşıdığını dile getiren Tayyar, "Fail Alparslan Aslan yakalandığı zaman eylemle ilgili herhangi bir açıklama yapmamıştı. 40 gün sessiz kalması zaten başlı başına bir hadiseydi; 40 gün sonra konuşma ihtiyacı duyması da ilginçti. Sincan'a Alparslan Aslan'a ziyarete giden çok önemli, özel ve gizli bir takım devlet görevlilerinin olduğu ifade ediliyordu. Hatta Alparslan Aslan'ın kimi zaman geceleri Sincan'dan çıkartılarak başka özel yerlere götürüldüğü şeklinde bir takım söylentiler de ayyuka çıkmıştı. Ama ona ilişkin çok somut ve tatmin edici açıklamalar yapılmamıştı."
11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddiaların üzerine gitmediğini savunan Tayyar, şöyle devam etti;
"OYAK Güvenlik Şirketi'nin başındaki emekli albayın mutlaka ifadesine başvurulmalı. Mehmet Eymür'ün o şahsa yönelik çok ağır iddiaları var. Buna karşılık bulunmalı. Danıştay cinayetine katıldıkları iddia edilen bazı şahısların Ankara'ya geldiklerinde kaldıkları otelin kayıtları, son derece önemli. Ankara'da irtibat kurdukları bir avukatın ismi geçiyor. O avukatla kurulan irtibatın sırrı mutlaka çözülmeli. Hala cevap bekleyen ve boşlukta kalan çok fazlaca soru var. Eğer İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bu sorulara cevap bulursa Danıştay cinayeti ile Ergenekon arasındaki bağlantının daha da güçlü bir şekilde ortaya çıkacağını düşünüyorum."
"AİLESİ DAVAYA YETERİNCE AĞIRLIĞINI KOYAMADI"
Danıştay'ın tavrını da eleştiren Tayyar, hala kendi ideolojik konumuna göre yada siyasi ikbali ve beklentilerine göre hadiseleri yorumlamak isteyenlerin sayısının az olmadığını söyledi.
Danıştay'daki çok sayıda hakimin, daha önce Danıştay Başkan Vekili Tansal Çölaşan'ın, kimi yöneticilerin hala hadiseyi anlamamamazlıkta ısrar etmelerini çözmenin gerçekten çok zor olduğunu vurgulayan Tayyar, TÜBİTAK raporundan sonra mutlaka bir geçmişi sorgulamak ve gerçeklerle yüz yüze gelmek gerektiğini belirtti.
Tayyar, "O saldırıda yaralanan ama şimdi Danıştay Başkanlığı koltuğunda oturan yargıcın hala sessiz kalmasını anlamak gerçekten mümkün değil. Aynı şekilde ölen hakimin ailesinin bu davada yeterince ağırlık koymamasını anlamak mümkün değil. Dolayısıyla hala o eski alışkanlıkların, ideolojik taassubun, meslek taassubunun esaretinde kalmış gibi gözüküyorlar. Zaman içerisinde birçok daha önemli bilgiler ve bulgular ortaya çıktığında, belki kafalarına vuracaklar ama iş işten geçmiş olabilir." diye konuştu.
"YARGIDAKİ ZİHNİYET DEĞİŞMELİ"
İddianamede Alparslan Aslan'ın daha önce geldiği ve tatbikat yaptığının yer aldığını dile getiren Tayyar, kayıtların silinmiş olmasının bir delil gizleme kaygısını ön plana çıkardığını vurguladı.
"Eğer kayıtlar olsaydı Alparslan Aslan'ın arkasındaki güçlerin deşifre edilmesi daha kolay olabilirdi." diyen Tayyar, Ankara'da Mobese sisteminin bulunmayışının eksiklik olduğunu; ama belli merkezlerde ve birçok kamu kurumlarında kamera sistemi oluşturulduğunu söyledi.

9/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12