Tarihi cep çakıları, inci ve sedeflerle süslenerek modern hayata adapte oluyor

Eskiden çobanların, köy ağalarının kullandığı üstün vasıflı cep çakıları, modern hayata kendisini geliştirerek adapte olmaya çalışıyor.

Eskiden çobanların, köy ağalarının kullandığı üstün vasıflı cep çakıları, modern hayata kendisini geliştirerek adapte olmaya çalışıyor. Yaşlıların deri kılıfları ile birlikte üzerlerinde onurla taşıdığı çakılar, inci, sedef, akik gibi taşlarla süslenerek modern insanın kullanımına sunuluyor. Çakılar, piyasa bıçaklarından oldukça pahalı olmalarına karşın, keskinliği, güzelliği ve nostalji oluşu nedeniyle tercih ediliyor. Kalitesiz piyasa bıçaklarının hayata işgal ettiği günümüzde, kendi kültürümüzün paha biçilmez bıçakları yaşam savaşı veriyor. Keskinliği ile dededen toruna geçen cep çakıları, yeni neslin tanımadığı özelliklere sahip. Tabi maddeler kullanılarak, ateşte dövülen ve çifte su verilen çakılar, tercihe göre paslanır yada paslanmaz metalden üretiliyor. Özgün Türk çeliğinden yapılan paslanır çakılar, günümüzde sadece nostaljiyi yaşatmak adına az sayıda üretiliyor. Bıçaklar, üstün vasıflı, son derece kesici özelliğiyle dikkat çekiyor. Kesici vasfını kazandırabilmek için bu bıçaklar, defalarca ateşe sokularak dövülüyor. Özel yağlarda çifte su verilerek piyasaya sunuluyor. Genelde paslanmaz çakılar tercih edilsede son zamanlarda paslanır çakıya olan ilginin arttığı belirtiliyor. Bursalı bıçakçı ustası İsmail Güler, yoğun talep üzerine dövme paslanır çelikten kasap ve ekmek bıçakları üretmeye başladığını belirtiyor. Paslanmaz bıçaklara göre paslanır bıçakların daha çok tercih edildiğine dikkat çeken Güler, yaşadığı bir anısını şöyle anlatıyor: "Dükkanıma birgün kadın geldi. 'Ben sizden 20 sene önce bir bıçak almıştım. Ama kaybettim. Ben aynı bıçağı istiyorum' dedi. Paslanmaz bıçaklara baktı ancak beğenmedi. Paslanır metalden olan ayın bıçağını istedi. Bunun üzerine atölyemde döve döve el emeği ile bıçak ürettim. Bunun gibi son dönemde bir çok insan bu bıçakları özellikle istiyor. Bıçaktan anlayan, yada kalitesini duyan insanlar paslanır metalden bıçak istiyor." Köy ağalarının ve çobanların en çok ilgi gösterdiği bu çakılar ile teknolojik imkanlar kullanılarak son derece kesici özellikte üretilen paslanmaz bıçakları, şimdilerde inci, akik, yeşim taşı, sedef gibi değerlerle birleşerek piyasa buluyor. Çakıların, koç, teke ve manda boynuzları yada sığır kemiklerinden yapılan sapları, değerli taşlarla işlenerek müşteriye sunuluyor. Tasarımını, "Bursa Bıçakçılığı Tarihi" isimli kitabın yazarı, araştırmacı-yazar Murat Kavaklı'nın yaptığı bu süslemeler, ünlü devlet sanatçısı sedefkar Zafer Karazeybek tarafından yapılıyor. Piyasada satılan bıçaklara göre fiyatı biraz daha pahalı olan bu bıçaklar, fiyatına bakılmaksızın tercih ediliyor. İşleme yapılmayan bıçaklar daha ucuz olurken, bıçakları uzun yıllar kullanıp torunlarına hatıra olarak bırakmayı isteyen insanlar işlemeli bıçakları tercih ediyor. Araştırmacı yazar Murat Kavaklı, bu bıçakların bir sanat eseri olduğuna işaret ediyor. Kalitesiz Çin malı bıçakların yaygınlaştığı günümüzde, kaybolan kütürümüzü yaşatmak adına, bıçakları taşlarla işlemeyi düşündüğünü belirten Kavaklı, sedefkar Zafer Karazeybek'in de kendisine destek vermesi ile böyle bir proje başlattıklarını kaydetti. İnsanlardan yoğun ilgi gösterdiği süslemelerin şimdilik sadece çakılarda kullanıldığını belirten Kavaklı, önümüzdeki günlerde, mutfak bıçaklarını da bu tarz süslemelerle piyasaya sunacaklarını dile getirdi. Kavaklı, bu konuda yoğun talep olduğunu da sözlerine ekledi.




Reklam