Tarihçi Taşyürek: Rüştü Paşa'ya İtibarı İade Edilmeli

Milli Mücadale'nin önemli isimlerinden ve İzmir suikast planına ismi karıştığı iddiasıyla dönemin İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkum edilen ve cezası infaz edilen edilen Erzurumlu Rüştü Paşa'nın suçsuz olduğu ve itibarının iade edilmesi...

Milli Mücadale'nin önemli isimlerinden ve İzmir suikast planına ismi karıştığı iddiasıyla dönemin İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkum edilen ve cezası infaz edilen edilen Erzurumlu Rüştü Paşa'nın suçsuz olduğu ve itibarının iade edilmesi istendi.

Tarihçi Muzaffer Taşyürek, Milli Mücadele'de önemli görevler üstlenen, Erzurum'un ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin Ermenilere karşı savunulmasında önemli görevler üstlenen Şükrü Paşa'nın suçsuz yere dönemin İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkum edildiğini ileri sürdü. Taşyürek, idam cezalarının infazının ardından Şükrü Paşa ile birlikte 16 kişinin İzmir'deki Kadifekale yanındaki Kokluca mezarlığında topluca kimsesizler mezarlığına gömüldüğüne dikkat çekerek, "Erzurum'un ve Erzurumlunun Ermenilere karşı mücadele etmiş Dadaş Rüştü Paşa'ya vefa borcu vardır. Rüştü Paşa'ya itibarı iade edilmelidir." dedi.

Rüştü Paşa'nın 12 Mart 1918'de İstanbulkapı'dan Erzurum'a giren ilk Türk birliklerinin başında bulunan, Erzurum semalarında Türk bayrağını dalgalandıran ve 'Dadaş' lakabıyla anılan kahraman olduğuna işaret eden Tarihçi Muzaffer Taşyürek, şunları dile getirdi: "1872'de Erzurum'da doğan Rüştü Efendi Dadaşlık ruhuyla yetişmiş, haksızlıklar karşısında başı eğilmemiş, Palandöken dağları kadar dik duruşlu bir Erzurum evladıydı. Bu sebeple 'Dadaş' olarak anılmıştır. Teşkilat-ı Mahsusa'nın Erzurum çevresindeki faaliyetlerine destek olan Rüştü Paşa, Mondros Ateşkes Antlaşması ile İngilizlere verilmesi istenen silahları İngilizlere teslim etmeyip Milli Mücadale'yi Deli Halit Bey (Karsıaldı) ve Kazım Yurdalan ile beraber bölgede başlatma kararı aldı. Buna göre Erzurum ve çevresinde bölgenin Türklük ve Müslümanlık unsuruna karşı olumsuz gelişmeler olduğu taktirde, zaman kaybetmeksizin duruma müdahale edilecek, geçici bir halk hükümeti kurulacak, seferberlik ilan edilerek bölgede oluşturulmak istenen suni Ermenistan oluşumuna karşı mücadele verilecekti."

Erzurum Kongresi için şehre gelen Atatürk'e en büyük desteği verenler arasında Rüştü Paşa'nın bulunduğunu ve ona suikast düzenlemesinin asla söz konusu olamayacağına değinen Taşyürek, şunları aktardı: "Milli Mücadale'de Mustafa Kemal'e sonuna kadar destek veren ve ona bağlı olan tarihi bir şahsiyetin, Atatürk'e suikast girişiminde bulunması düşünülemez. Başlangıçta Rüştü Paşa, İsmail Canbolat ve Halis Turgut hakkında 'suikast planından haberleri olduğu halde hükümeti bilgilendirmemek suçundan 10'a yıl kürek cezası' talep edildiği halde, bu üç kişinin kendilerini savunmaya kalkışmaları üzerine cezaları idama çevrilmişti. Bu durum bile alınan kararların ne derece sağlıksız olduğunu göstermesi bakımından ibret verici bir durumdur."

Taşyürek, Rüştü Paşa idam sehpasına götürülürken, 'Korkumdan değil bu ağlayış. Harp meydanlarında bin defa ölüme göğüs gerdim. Gözlerimi bile kırpmadım. Ölümün böylesi kahrediyor insanı. Ne olur, beni kurşuna dizin. Bu son arzumu olsun yerine getirin. Beni boşu boşuna itham ediyorlar. Suikast teşebbüsünü duyunca kaç defa yapmayın, hem kendinizi, hem muhalefeti mahvedeceksiniz dedim.' şeklindeki sözlerini aktardı.




Reklam