AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve
Manisa Milletvekili
Hüseyin Tanrıverdi,
Turgutlu Karadenizliler Derneği ziyaretinde Türkiye gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin bugün geçmişten gelen plansızlığın verdiği sıkıntıları yaşadığını savunan Tanrıverdi, hükümet olarak sosyal ve ekonomik alanlarda önemli çalışmalara imza attıklarını belirtti.
"Sivil toplum örgütleri sosyal taraf değil sosyal ortak"
Parti olarak örgütlenmeye ve sivil toplum örgütlerine önem verdiklerini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, sivil toplum örgütlerini sosyal taraf olarak değil sosyal ortak olarak gördüklerini söyledi. Tanrıverdi, kendisinin de sendika genel başkanlığından geldiğini hatırlattığı sözlerinde, "Sivil toplum örgütlerini sosyal taraf olmaktansa soysa ortak olarak görüyoruz. Sosyal taraflar da kendi tarafı olarak menfi olabiliyor. Türkiye'de önemli çalışmalara imza attık. Sosyal ve ekonomiden söz ediyorum. Sivil toplum örgütleri her kesimle iyi diyaloglar kuruyor. Ülkenin her kesiminde çok iyi diyaloglar kuran, bulunduğu bölgenin kültürüne uyum sağlayan ve katkı veren Karadenizliler'in, Turgutlu'da farklı kültür yapısında kardeşlik ve huzur içinde önemli payı bulunmaktadır. Ülkemizin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmasında sivil toplum örgütlerinin hepsine görev düşüyor. Karadenizliler Derneği de Turgutlu'da önemli katkılar veriyor." dedi.
"8 yıl sonra Türkiye'nin doktor açığı kalmayacak"
Bir vatandaşın Turgutlu Devlet Hastanesi'nde yaşanan doktor sıkıntısını dile getirdiği sözlerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, sekiz yıl sonra Türkiye'nin doktor sıkıntısı kalmayacağını kaydetti. Üniversitelere rağmen Tıp Fakültelerinin yetersizliği artan nüfusa cevap veremediğini savunan Tanrıverdi, ülkenin eğitimde ve sağlıkta yıllarca ihmal edildiğini belirterek AK Parti hükümeti olarak öncelikle eğitim ve sağlık alanında fiziki yapılanmaya yöneldiklerini belirtti.
Hastanelerde doktor meselesinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Tanrıverdi, "Hükümet olarak bu çerçevede 81 vilayette üniversite hedefliyoruz. Toplum bilinçli değildi. Eğitim ve sağlık alanında önemli boşluklar vardı. Üniversite var ama Tıp Fakültesi yok. Az sayıda doktor yetiştirdikleri için Türkiye'nin artan nüfusuna cevap vermiyor. Hastalık çeşitleri de arttı. Ne kadar çalışma yaparsanız yapın doktor sayısı belli, sıkıntı var. Doktor yetiştiren Tıp Fakültesi; sonuçta üniversite 6 seneye ihtiyaç var. İhtisası ile birlikte 10 yıl. 2 yıl geride kaldı. 8 yıl sonra artık Türkiye'nin doktor açığı kalmayacak."diye konuştu.
Sağlık alanında önemli çalışmalar yaptıklarını kaydeden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi sözlerinde şunlara yer verdi; "Türkiye biz iktidar olmadan önce Devlet Hastanesi, SSK ve kurum hastaneleri vardı. Hastaneler birleştirdik, isteyen istediği hastaneye gidebilme imkânı buldu. Hatta özel hastanelere dahi. Özel Hastaneler kuruldu ve gelişti ilçelere kadar. Özel sektör tutunmak için doktorlara yüksek paralar verdi. Devlet Hastanesi'nde 6-7 bin alan doktor özel hastanede 15-20 bin YTL alır oldu. Branşlara göre bu daha da artıyor. Doktor sayısı belli. Doktor sayısı ve eleman doktor yetişmiyor. Bir boşluk var. Ücret farklı olunca devlet hastanelerinden ayrılarak özel hastaneye gidiyor. İktidar olarak vatandaşımıza özel hastaneye gitme hakkı verdik. Özel sektörde böyle kıyasıya mücadelede hiç kimse doktor sıkıntısında çıkmayacak. Kaliteli doktor arayacak. Kaliteli doktor arayışı diğer doktorları gıpta ettirecek. Buda hizmete yansıyacak. Doktor açığı kadro, kadro eksikliği doktor olmamasından. Ankara'da 100 doktor varda vermiyor muyuz? Dâhiliyeci doktor yok. Aile hekimliği uygulaması var. Devlet hastanesinde 3 bin YTL alan doktor aile hekimliği uygulaması ile 5 bin YTL kazanıyor. Sorun Turgutlu'ya doktor göndermeme değil, doktorun olmaması. Hastanelerde rehin kalma yok."
Özel hastanelerde Bağ-Kur'la ilgili yüzde 30 gibi bir sıkıntının olduğunu belirten Tanrıverdi, "Hastayı sığma gibi bırakıyorlar. Yüzde 30 fark çok iyi. Şimdi artık bazı hastaneler fark almıyoruz diyor ki, gazetelere ilan veriyor. Hasta gitmeyince birkaç hafta içersinde oturur. Manisa'da 4 tane özel hastane var, bir tane daha kuruluyor. Doktor yetişmiyor bundan dolayı. Üniversite açmak değil, tıp fakültesi açılsaydı bu sıkıntı meydana gelmezdi. Bu kimin suçu? "ifadesinde bulundu.
"Türkiye plansızlığın getirdiği sorunları yaşıyor"
Türkiye'nin bugün geçmişten gelen plansızlığın verdiği sıkıntıları yaşadığını savunan Tanrıverdi, "Bugün plansızlıktan yaşanan sorunları yaşıyoruz. Örneğin dedenin 50 dönüm yeri var. Bölüne bölüne 5 dönüm kalmış. Toprak bütünlüğü kanunu ilgili kanun çıkardık, bölünmeyi önledik. İktidara geldiğimizde afetle karşı karşıya kaldık. Tarım sigortası çıkardık. Son 4 yıldır afetle ilgili hiçbir şikâyet almadık. Şimdi bunlar zamanında yapılsaydı bu sorunları yaşamazdık. Bugün yaşananlar plansızlığın getirdiği sorunlar."dedi.
Türkiye'de AK Parti hükümeti ile birlikte ilkler yaşandığını belirten Tanrıverdi; "KÖYDES projesi gibi. Bu Karadeniz'de mahalledes, evdes olarak yansıdı. Milletimizin iradesi ile katkısı ile. Devlet olarak Millet iradesine saygı duyduk. Devlet-Millet kaynaşmasını sağladık. Önceden büyük isyan vardı. Sosyal yardım diyor. Önceden devlet kapısına gitmeye korkardık. Devlet dost eliyle buluştu, şevket eliyle buluştu."dedi.
"Taksitlerle gelen aile bütçesi, piyasalara nakit sıkıntısı olarak yansıdı"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, piyasalardaki nakit sıkıntısı ile ilgili verdiği cevapta, Türkiye'nin reel ekonomiye doğru yönelmesini gösterdi. Piyasalarda para dolaşmamasına rağmen kötü bir durumun söz konusu olmadığını savunan Tanrıverdi, "Kimsenin devletten birikmiş bir alacağı yok. Para piyasada dolaşmıyor. Bir sıkıntı var ama bulunamıyor. Vatandaş takside giriyor, kötü durum yok, ekonomisi zayıf bir sorun yok. Milli gelir 10 bin dolar seviyesinde. İnsanlar hayal bile edemeyeceği, devlet destekli TOKİ ev alıyor, uzun vadeli ürünler alıyor. Bir milyarı olan insan kendi planı yapıyor. Konut, araba alıyor. Yani aile bütçesi ayarlıyor."dedi.
Savurgan tüketimin geride kalmasıyla tüketimde dengelerin değiştiğini ifade eden Tanrıverdi, "Daha önce bütün paralarını harcayıp en güzelini giyen, yiyordu. Enflasyon bir yana 3-5 daha alıyordu. Şimdi ihtiyacı kadar alıyor. Reel ekonomiye geçiliyor. Ekonomik piyasada donduruyor. Ayda 2-3 milyar geliri var. Yazlık kışlık ayrı alıyordu. Savurgan bir tüketim vardı. Kayıtlı para politikası yoktu. Eskiden kurumlar maaş veremiyordu. 24 ay, 18 ay parasını alamayan belediye işçisi vardı. Bir belediyede belediye ekmek fırını belediye işçisine ekmek satılmaz diyordu. Şimdi belediye işçisi gelse taksitle versek diyor. Çünkü devlet veriyor. Bin, bin 500'e ev taksitine giriyor, 2-3 televizyonu olan ev var, hatta tüplü televizyon kullanan yok; LCD televizyon var."dedi.
AK Parti hükümeti olarak enflasyonu körükleyici bir şey yapmadıklarını belirten Tanrıverdi, "Eskiden muslukları biraz açsanız deniliyordu. Enflasyonu körükleyen hiçbir şey yok, para basmadık. IMF, dış ve iç borçları ödüyoruz. Faizleri ödedik, anaparayı ödüyoruz; sıfır noktasına getirdik. Bir siyasi olarak değil eski bir sendika yöneticisi olarak eskiden kahrolsun IMF, enflasyon canavarını konuşur, yüksek faizlerle kahrolurduk. Şuan kobilere faizsiz destek veriyoruz. Bunların hepsi geçmişte düşünülemezdi. Faizsiz kredi veren hükümet var, gelişmesi için, el sanatlarını geliştirmek için."şeklinde konuştu.
"Tariş ortaklarına kar payı dağıtmadı"
Çekirdeksiz kuru üzüm fiyatları ile ilgili kamuoyunda oluşan tepkilere Alaşehir ziyaretinde üretici ile paylaştığı sözlerle cevap veren Tanrıverdi, "Tariş geçen yıl bin 400-bin 500 YTL'ye üzüm aldı, 3 bin- 3 bin 500 YTL'ye sattı. Depolarında 20-30 ton üzüm olması lazım, yok. Tariş ortaklarına kar payı verir; aldınız mı? hayır. Üretici, 'Tariş üzüm alsın' diye niye dayatmıyor? Akıllı tüccar kazandı. Tariş'ten 3 bin alıp bin 500 satan tüccar zarar etti."dedi.
Üzüm fiyatlarında en önemli rolün Tariş'te olduğunu kaydeden Tanrıverdi, "İzmir ve Manisa Ticaret Borsası, ihracatçılar birliği ile Tariş'in '3040 ton üzümü hükümet alsın, Şubat ayında fark ödeyerek geri alacağız' şeklinde bir talep ile gelerek Ankara'da Ticaret Bakanı ile görüşmek istediklerini söyledi. Mantıklı geldi. Konuyu Başbakanımıza ilettik. 100 trilyon çıkması lazım. Bakan ile görüşmenin ardından ertesi gün ne değişti bilmiyorum, Ankara dönüşü yolda ne geçti bilmiyorum. İhracatçı bildiğini okudu, Tariş açığa dökün çağrısı yaptı." diye konuştu. (CİHAN)