Doğu Perinçek'in, İsviçre'de "Ermeni soykırımı yoktur" açıklamalarının ardından hapis cezası ile cezalandırılması sonrası
Talat Paşa Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne(AHİM) başvurmaya hazırlanıyor. Komite ayrıca İsviçre mallarına karşı boykot kampanyası da başlatacak.
KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi Başkanı Yakan Cumalıoğlu, İ.Ü. eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu, Ferit İlsever gibi isimlerin üyesi olduğu ve Ermeni soykırımı iddialarına karşı oluşturulan Talat Paşa Komitesi 7'inci toplantısını Pera Müzesi'nde gerçekleştirdi. Toplantıya bu isimlerin yanısıra eski Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, yönetmen Halit Refiğ, AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, Türk İş Bölge Yetkilisi Faruk Büyükkucak, Emin Gürses, Orhan Koloğlu, Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı, Akdeniz TV ve Volkan gazetesi sahibi Hüseyin Macit Yusuf gibi isimler de katıldı.
Toplantıda ilk sözü alan Talat Paşa Komitesi Genel Sekreteri Ferit İlsever, Cumhuriyetin ağır bir saldırı altında olduğunu ileri sürdü. İlsever, "Ankara'daki sözüm ona iktidar sahipleri AB yolunda Ermeni soykırımı dayatması karşısında boyun eğecek" iddiasında bulundu.
Talat Paşa Komitesi olarak bu dayatmaların önüne geçmek için faaliyet gösterdiklerini belirten İlsever, Ermeni soykırımı iddialarını reddedenleri mahkum eden İsviçre'ye karşı Avrupa'da hukuk mücadelesi başlatacaklarını söyledi. Doğu Perinçek'in İsviçre'de sözde Ermeni soykırımını reddederek 261. yasa gereği mahkum olduğunu anlatan İlsever, bu ülkedeki tüm çabalarına rağmen mahkumiyet kararını bozduramadıklarını anlattı. Bu nedenle haklarını savunmak için AHİM'e başvurmayı planladıklarını belirten İlsever, İsviçre mallarına karşı boykot kampanyası başlatılacağını dile getirdi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Doğu Perinçek'i överek, "Kurban Perinçek'i selamlıyorum. Neticeyi bilerek boynunu uzatmıştır." dedi. AİHM kararını desteklediğini belirten Denktaş, bu mücadele için Avrupa'nın en iyi hukukçularının desteğinin alınması gerektiğini belirtti. Bu davanın kazanılmasının şart olduğunu vurgulayan Denktaş, "Ümit ederim Türk hükümeti de destek verir" dedi.
Rauf Denktaş ayrıca Türkiye'de tartışılan başörtüsü sorununa da değindi. Denktaş, "Şimdi eğer kişinin özgürlüğüdür diye Anayasa'ya giriyorsa o zaman nasıl olur da liselerde kısıtlarsınız, ortaokulda kısıtlarsınız? Eğer kişisel özgürlük ise türbanı ile diploma almış bir genç kızı nasıl 'Hakim olamazsın' diyerek sokakta bırakırsın? Demek ki kişisel özgürlükle bir alakası yok. Politikacılar bu kızlara, 'Girin, takın. Biz bunu kazanacağız' diye siyasi bir silah haline getirmişlerdir. Bu nedenle bu genç kızlar direnmişlerdir. En sonunda 'Kazandık' diye seviniyorlar. Bunun arkasından 'Allah'ın emridir, ben hiçbir yerimi göstermeyeceğim' diyen peçeli kızlar üniversiteye gelirlerse ne yapacağız? Onun arkasından eli asalı, başı külahlı, sakallı gençler 'Benim de hürriyetim budur' diyerek üniversiteye girmek isterse ne yapacağız?" şeklinde konuştu.