Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Nihat Pakdil, doğanın bir parçası olan süneyi tamamen ortadan kaldırmak gibi bir hedeflerinin olmadığını, süneyi kontrol altına almaya çalıştıklarını söyledi.
Konya'nın Kadınhanı ilçesi yakınlarındaki Altınova Tarım İşletmeleri Müdürlüğü (TİM) arazisinde düzenlenen süne zararlarına karşı parazitoit salımı programında konuşan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, bakanlık olarak sünenin artmasını engelleyen parazitoitlerin üretimiyle ilgili çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Daha önce süneye karşı uçakla yapılan mücadeleyi yer aletleriyle yapmaya başladıklarını ifade eden Pakdil, ''Bundaki amacımız, süneyle mücadelede daha iyi sonuçlar alabilmek, bunun yanında çevreye de olabildiğince az zarar vermek'' dedi. Pakdil, bu çerçevede 2007 yılında 13 milyon 500 bin dekar alanda süne ile mücadele çalışması yürüttüklerini vurguladı. Çalışmalarında parazitoitlerin yoğun şekilde kullanımına önem verdiklerini söyleyen Pakdil, ayrıca çiftçiyi bilgilendirerek ekinler için zararlı olan ilaç kullanımının önüne geçildiğini, bu sayede buğdayın kalitesinin arttığını söyledi.
Sünenin de doğanın bir parçası olduğunu, bu nedenle süneyi tamamen yok etmek gibi bir hedeflerinin olmadığını anlatan Pakdil, önemli olanın süneyi kontrol altında tutmak olduğunu, çalışmaların da bu yönde sürdürüldüğünü bildirdi. Sünenin kontrol altında tutulmasında biyolojik mücadelenin büyük önem taşıdığını dile getiren Pakdil, ''Günümüzde tercih edilen yöntem bu. Sünenin üretilip doğaya salınması değil, bunun doğada devamlılığının sağlanması önemli. Süne ile mücadelede devamlılığın sağlanması için yeşil kuşak oluşturmak da çok önemli. Bu çerçevede çiftçilere fidan dağıtarak, tarlalar arasında parazitoitin kışı geçireceği mekanları oluşturmaya çalışıyoruz. 2007 yılında 1 milyon 400 bin fidan dikilmesini sağladık. 2008 yılında bu fidanlara ek olarak 1 milyon 500 bin yeni fidan dikmeyi amaçlıyoruz. Burada asıl hedefimiz bize emanet edilen çevre, su ve doğal kaynaklarımızı sürdürülebilir şekilde kullanmak ve emaneti gelecek kuşaklara aktarabilmektir.'' dedi.
Daha sonra Kadınhanı'na bağlı Kolukısa beldesine geçen katılımcılar, beldedeki Tarımsal Kalkınma Kooperatifini ziyaret etti. Kolukısa beldesinde yapılan konuşmaların ardından Pakdil'e yönelen ve adının Fevzi Duygu olduğu öğrenilen bir çiftçi, tarımda girdi fiyatlarına yapılan zamlardan ve destekleme primlerinin düşürülmesinden şikayet ederek, hükümetin uygulamalarına tepki gösterdi. Bunun üzerine çiftçiyi yanına çağıran Pakdil, kendisinin ve diğer görevlilerin devlet memuru olduklarını, bu nedenle yapılan siyasi eleştirilerin yanlış olduğunu söyledi