TelevizyonGazetesi.com [2945381]
Suikast Vizyona Girdi
Oscarlı yönetmen Robert Redford'un çok konuşulacak filmi Suikast vizyona girdi.
Film, sadece ABD Başkanı Lincoln'ün ölümünü değil askeri mahkemelerinin adalet sistemini de sorgulamasıyla dikkat çekiyor. Suikast'ı (The Conspirator) izleyince şu Yörük sözü aklıma geldi: “Katrandan hiç olur mu şeker? Cinsine tükürdüğüm cinsine çeker!î veya biraz daha evrensel bir dil kullanmak istersek: “Batı cephesinde değişen bir şey yok.
Kimse Suikast'ı izledikten sonra Amerika'nın kuruluş yıllarından bu yana adalete ne kadar önem verdiklerini anlatmaya sakın soyunmasın. Çünkü Robert Redford'un imzasını taşıyan filmde benim gördüğüm Ebu Garib'lerden Guantanamo'lara uzanan çizginin başlangıç noktası duruyordu.
Suikast'te iki noktaya dikkat çekme ihtiyacı hissediyorum: Birincisi, filmde olduğu gibi bütün askeri mahkemeler gerçek adaleti arayan değil, sonuç isteyen üst birimlerin emirlerinin yerine getirildiği bir mekanizmadır. İkincisi ise aynen JFK suikastı gibi Lincoln cinayetinde de Amerika'nın derin devletinin parmağı vardır.
CIA'nin yaptığı darbe
Örneğin Başkan Kennedy'nin saf dışı bırakılmasının yani öldürülmesinin sebebi olarak Kennedy'nin savaş karşıtı kararları gösterilmektedir. Kennedy silah sanayisinden gelecek trilyon dolarların önüne koyulmuş çok büyük bir setti. Bu yüzden Kennedy suikastı basit bir cinayetten çok CIA'nin yaptığı bir darbe olarak ta kabul edilebilirdi. Zira onun yerine geçen yardımcısı Lyndon Johnson Kennedy'nin imzalamadığı bütün kararları imzalamış, bu sayede Vietnam savaşı başlamıştı.
Bu noktada durup tekrar düğmenin ters iliklendiği ABD başkanlık tarihinde JFK gibi öldürülen diğer bir başkana Lincoln'e dönersekÖ 1961 yılında Philadelphia'daki bir sahafta bulunan bir şifreli mesaj, Lincoln'a yapılan suikastın karanlıkta kalmış noktalarını aydınlığa da kavuşturacaktı. Doksan altı yıl bir kıyıda unutulup kalan kitap, uzmanlarca incelenince, mesajın uydurma olmadığı ve 1868'de sayfalar arasına yazıldığı kabul edilecekti. Aceleyle yazıldığı anlaşılan cümleler, Abraham Lincoln'ün hükümetinde Savunma Bakanı olan Edwin M. Stanton'ın gizli güvenlik şefi Tuğgeneral C. Baker'a aitti. Baker da 1868 yılında esrarlı bir biçimde, bazılarına göre arsenikle öldürülmüş, bu satırları da ölümünden beş ay önce kitabın içine yazmıştı. General yazısında, üç kere öldürülmek istendiğini, sürekli olarak izlendiğini belirtiyor ve şu cümleyi kullanıyordu: “Yeni Roma'da üç adam yürüyordu; biri Yahuda (Hz. İsa'yı ele verip onun çarmıha gerilmesine sebep olan on iki Havari'den biri) ikincisi Brütüs ve bir de casusÖ Casus bendim; C. Baker. Yahuda, vurulan adam ölmek üzereyken, onun yanına giderek aslında nefret ettiği adama saygı gösterisinde bulundu. Adam ölünce de şöyle dedi: 'Şimdi tarih ona, ulus bana sahip'Öî
'O artık tarihin malı'
Bu şifreli yazı, Lincoln'ü öldürten adamın Savunma Bakanı Edwin M. Stanton olduğunu ortaya çıkarıyordu. Yazıda sözü edilen Yeni Roma: Washington, Yahuda: Stanton, Brütüs: Oyuncu Brooth ve casus da kendisinin belirttiği gibi General Baker'dıÖ Gerçekten de Savunma Bakanı Stanton, Lincoln ölmek üzereyken yatağının başucundaydı. ve öldüğünde: “O artık tarihin malı olduÖî demişti. Şifre, bu cümleyi doğruluyor ve Bakan'ın amacını açıklıyordu. Çünkü aynı gece içinde Lincoln'la birlikte yardımcısı Johnson ve Dışişleri Bakanı Sward'ın öldürülmesi, Stanton'un Birleşik Devletlerin bir numaralı adamı olmasını sağlamıştı.
Zaten Yönetmen Redford'un derdi adalet terazinsin hassasiyetini gözler önüne sererken ABD derin devletinin Lincoln cinayeti ile bağlantısının ipuçlarını ortalığa sermek gibi duruyor. Alışıla gelmiş uzun uzadıya mahkeme sahnelerine bezenmemiş, gösterişsiz ama kıvamında bir Oyunculuk ve anlatım diline sahip Suikast, bugünkü ABD'yi dünden görmemizi sağlıyor. Son bir not daha eklemek gerekirse Allah kimseyi askeri mahkemelere düşürmesin onlara fırsat vermesin, aynen Yassıada'da Menderes'e reva görülenler gibi. ABD, Türkiye fark etmiyor askeri mahkemeler de adalet sürekli defolu mal gibi duruyor!
Sakat bir anlayışın ipuçları
Robert Redford, Atlara Fısıldayan Adam, Bizi Ayıran Nehir, Sıradan İnsanlar gibi birçok filmde yönetmenliği ve Oyunculuğu ile efsaneleşen bir isim oldu. Redford, Suikast'te 1865 yılına ABD derin devletine kameralarını çevirerek o günden bu güne süre gelen sakat bir yönetim anlayışının ipuçlarını bizlere cesurca gösteriyor.
Yedi adam bir kadın
Suikast filmi ABD Başkanı Abraham Lincoln'e yapılan suikast ile başlıyor. Yedi adam ve bir kadın; başkanı, başkan yardımcısını ve içişleri bakanını öldürmek ve öldürmek için komplo kurmak suçundan tutuklanıyor. Aralarındaki tek kadın olan ve yardım ile yataklıktan mahkeme önüne çıkarılan Mary Surratt'u ise henüz yeni avukat çıkmış ve müvekkilinin ilk zamanlarda suçlu olduğuna inanan asker kökenli Frederick Aiken savunacaktır.
YAZAN: Rasih YILMAZ-BUGÜN
| 6/10 (11 kişi) |
-
Video
Yamyam Yüzünü Yerken Bilinci Yerindeydi
ABD'nin Miami kentinde yol kenarında yaşanan yamyam saldırısının ayrıntıları ortaya çıkmaya...
-
Ahmedinejad'dan Şok Açıklama
İran lideri Suriye'de geçtiğimiz hafta 108 kişinin ölümüne yol açan katliamın sorumlularının...
-
Polisin Genelev Nöbeti Bitti!
İçişleri Bakanlığı, genelevlerin girişindeki polis noktalarının kapatılmasına karar verdi.
-
Video
Survivor'da Nihat'ın En Zor Anları
Survivor'ın favorilerinden Nihat, annesinin beyin kanaması geçirdiğini duyunca ne yapacağını...
-
2012'de Hangi Kuruma Kaç Memur Alınacak?
2012'de kamu kurum ve kuruluşlarına kaç çalışan alınacağı belli oldu. İşte kadro ve pozisyonlara...
-
Video
Öğretmenlere Atama Müjdesi!
Atanamayan öğretmenlere müjdeli haber geldi. Atamalar ile ilgili detayları Bakan Dinçer verdi.










