Su Kaynakları Tükeniyor

Jeoloji Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Kasım Öztekeşin, Dünyada 5 Milyon Kişi Su Yetersizliğinden ve Kirli Sulardan Kaptığı Hastalık Sonucu Hayatını Kaybettiğini, Türkiye'nin de Su Sıkıntısı Çekin Ülkeler Arasında Olduğu İçin Acil Su Politikalarının Uygulanması Gerektiğine Dikkat Çekildi.

Su Kaynakları Tükeniyor

Jeoloji Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Kasım Öztekeşin, dünyada 5 milyon kişi su yetersizliğinden ve kirli sulardan kaptığı hastalık sonucu hayatını kaybettiğini, Türkiye'nin de su sıkıntısı çekin ülkeler arasında olduğu için acil su politikalarının uygulanması gerektiğine dikkat çekildi. 'Dünya Su Günü' nedeniyle açıklamada bulunan Kasım Öztekeşin, ülkelerin doğal zenginliği olan suya ihtiyaç arttıkça, gittikçe daha stratejik bir kaynak olmaya başlayan tatlı su kaynaklarının korunarak, verimli ve planlı kullanımının daha önemli hale geldiğini söyledi. 100 yılda karbon üretimli teknolojilerin gelişmesiyle birlikte dünyanın atmosferinde 0,6 derecelik bir artış olduğu ve günümüzde kendini hissettiren ve çok yakın gelecekte artan bir ivmeyle tüm dünyada yaşanacak su sorununun ülkelerin gündemlerinin ilk sırasına yerleşeceğinin kabul edilen bir gerçek olduğunu vurgulayan Öztekeşin, tatlı suların, her ülkenin en önemli serveti olduğunu, bu servetten kamu yararı anlayışıyla en iyi şekilde faydalanmak ve gelecek nesillere taşımak, her kişi, kurum ve devletlerin borcu olduğunu kaydetti. Halen 26 ülkede 350 milyon kişinin susuzluk çektiği, 1.2 milyar insanın ise yeterli su kaynağına sahip olmadığı ve her yıl çoğunluğu çocuk 5 milyon kişinin su yetersizliğinden ve kirli sulardan kaptığı hastalık sonucu hayatını kaybettiğine dikkat çeken Öztekeşin, 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun 93 milyara ulaşmasının beklendiği ve iklim değişiklikleri yüzünden 60 ülkede toplam 7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayacağını ifade etti. "Günümüzde 6 milyar insanın yaklaşık yüzde 20'sinin güvenli su kaynaklarından yoksun" diyen Öztekeşin, "Başta Ortadoğu olmak üzere dünya coğrafyasındaki savaşların, soykırımların ve göçlerin temelinde dünya enerji kaynaklarına sahip olmak isteği yatmakla beraber, gelecekteki savaşların su üzerine kurulacağı açıktır. Yeryüzünde son derece az olan tatlı suların ülkelere dağılımı çok dengesizdir. Ekvator kuşağı, Avrupa, Amerika'nın belirli bölgeleri su kaynağı yönünden çok zengin iken Büyük Sahra, Orta Asya, Avustralya gibi geniş kurak alanlar ise oldukça fakir bölgelerdir. İklim değişikliklerini ve beraberinde gelecek kuraklıkları da göz önüne alarak su politikalarında uygulanacak akıllı çözümlerle sorunların üstesinden gelinebilir. Suyun sadece ekonomik değeri ile değil, bir yaşam hakkı olarak sosyal değerleriyle de ele alınması gerekmektedir. Su kaynaklarımızın iyi planlanıp yönetilmesinin önemi her geçen gün artmaktadır" dedi. Türkiye'nin düşük seviyede su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer aldığını dile getiren Öztekeşin, "Bunun nedeni, su potansiyelinin ülke coğrafyasında eşit bir şekilde dağılmaması ve hızlı nüfus artışıdır. Su kaynaklarının bulunduğu bölgeler ile nüfus ve endüstrinin yoğunlaştığı bölgelerin dağılımı uyumsuzdur. Su hizmetinin sağlıklı olarak sağlanması, kentsel yaşamı doğrudan etkileyen bir faktördür. Özellikle kentsel yerleşim alanları çevresindeki su kaynakları, sürekli tehdit altında bulunmaktadır. Bugün özellikle eksik suya sahip olduğumuz havzalarda yanlış, kontrolsüz ve aşırı kullanım nedeniyle, doğanın dengesi bozulmuş, kıyı ovalarımızda yaygın görülen alüvyon akiferlerin önemli bölümü, aşırı yeraltı suyu çekimi nedeniyle tuzlanmıştır. Aşırı su çekiminin ve kirlenmenin çok büyük boyutlarda geliştiği bilinmekte. Bu konuda ülkemizde, kapsamlı bir çalışma henüz yürürlüğe konulmamış, bu olumsuzlukları gidermek için hazırlanan Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporları ise maalesef göstermelik olmaktan öteye gidememiştir. En kısa zamanda önlem alınmazsa, 21. yüzyılda birçok akiferimizden ve bazı nehir sularımızdan faydalanma olanağı tamamen kaybolacak veya çok pahalı arıtma projelerinin devreye sokulması zorunlu olacaktır" diye konuştu. Öztekeşin, ulusal su politikasının kısa sürede yapılması gerektiğini, tatlı suların araştırılması, işletilmesi, korunması ve entegre su yönetimi anlayışıyla optimum olarak işletilmesinin yaşamsal öneme sahip olduğunu kaydetti. (MD-SA-ÖZ-Y)






Reklam