İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen, stresli iş hayatının kadınlarda meme kanseri riskini artırdığını, birden fazla çocuğa süt vermenin ve sigara kullanmanın ise azalttığını söyledi.
UÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Ana Bilim Dalının, Pittsburg Üniversitesi Tıp Fakültesinin katkılarıyla düzenlediği, ''2. Bursa Tıbbi Onkoloji Günleri'' başladı.
Almira Otel'de yapılan toplantıya, UÜ Rektörü Mustafa Yurtkuran, UÜ Tıp Fakültesi Dekanı Osman Manavoğlu, Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Semih Başkan, İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Vahit Özmen ve Pittsburg Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşma yapan Manavoğlu, bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu bir dönemde Türkiye'de de yaygın biçimde bilimsel toplantılar düzenlendiğini söyledi. Bilimsel toplantıların bilgi paylaşımı için çok önemli olduğunu ve uluslararası ilişkilerin bilimsel platformda devamına büyük önem verdiklerini ifade eden Manavoğlu, bu yıl ikincisini düzenledikleri ''2. Bursa Tıbbı Onkoloji Günleri''nin ana konusunu ''meme kanseri'' olarak belirlediklerini kaydetti.
Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Semih Başkan, kanserin önlenebilecek bir hastalık olduğunu, tedavi edilmesi halinde bir hastalık olmaktan çıktığını ifade etti. Her altı dakika içersinde bir kadının meme kanserinden hayatını kaybettiğini belirten Başkan, "Her bir buçuk dakikada bir kadında kanser ortaya çıkmaktadır. Her yıl 330 bin insan Avrupa Birliği'nde meme kanserinden ölmekte. Son 2 yıl içinde Türkiye'de kanser vakası sayısı 11 bin 429'a ulaştı. Türkiye'de özel hastaneler tıp fakülteleri ve devlet hastanelerinde 118 cerrahi kliniği var" şeklinde konuştu.
Meme kanseri riskinin azalmasında sigaranın önemli etkisinin olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen, "Türkiye'de meme kanseri hastalığı, gelişmiş olan ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasında bir yerde. Bu hem tedavi açısından hem de sıklık bakımından ele alınabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2010 yılında 1 buçuk milyon kişi meme kanseri olacak ve 500 bin ölümle karşı karşıya kalınacak. Tüm kanser türleri arasında kadın görülen meme kanserinin oranı, diğer hastalıkların yüzde 23'üne denk gelir. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 89, gelişmekte olan ülkelerde yüzde ise 57'dir. Meme kanserinde ölüm oranı, gelişmekte olan yada yoksul olan ülkelerde iki kat daha fazladır. Son beş yılda, gelişmekte olan ülkelerde meme kanserinde bir azalma olduğu gözlenmekte. Bunun sebebi, tedavide gelişmeler olması, egzersiz yapılması ve hedefe yönelik tedaviler yapılması uygulanan yöntemler arasında bir kaçı. Gelişmiş ülkelerde tüm meme kanserlerinin oranı yüzde 55, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 45'tir. Türkiye'deki meme kanseri sıklığı yüz binde 50'ye ulaşmıştır. Japonya, Güney Kore'de ise son 40 yılda meme kanseri sıklığı 3 kat artmıştır. Asya'da ve gelişmekte olan ülkelerde meme kanseri sıklığı artıyor. Hayat tarzlarının batılılaşması, kadınların ömürlerinin uzaması, aşırı yoğun ve stresli bir yaşantı bunun başlıca sebeplerindendir. Doğu ve Batı Türkiye'ye bakıldığı zaman, meme kanseri sıklığında farklılık vardır. Doğu Anadolu'da bu oran 100 binde 25 iken, batıda bu oran 100 binde 50 civarındadır. Bunun başlıca nedenleri ise, batıda hayatın kadınlar için zorlaşması ve aşırı stresli bir çalışma temposunun olmasıdır. İstanbul Tıp Fakültesi'nde son 5 yılda meme klinik çalışmaları yüzde 60'a ulaşmışken bu oran, Doğu Anadolu bölgesinde yok gibidir. Yaptığımız araştırmada, Türk kadınlarında yaşın, nüfusun genç olmasının, birinci derecede akraba evliliklerinin meme kanseri riskini artırdığı anlaşılırken, eğitim seviyesinin yüksekliğinin, birden fazla çocuğa süt vermenin, sigara kullanmanın ve düşük yapmış olmanın meme kanseri riskini azalttığını gözlemledik" şeklinde konuştu.
(ET-MŞ-ÖK-Y)