Özel Sağlık Kuruluşları'nın sunduğu hizmette vatandaştan alınan fark ücretlerine Bakanlar Kurulu'nun yüzde 30 tavan uygulamasının yankıları devam ediyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Sağlık İşletmeleri Federasyonu (SİF) ve Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Esgin, özel sağlık kuruluşlarını zor bir dönemin beklediğini bildirdi.
Dr. Mustafa Esgin, Özel Sağlık Kuruluşları'nın verdikleri sağlık hizmetinde vatandaştan fark alma düşünceleri olmamasına rağmen resmi fiyat tarifesindeki ücretlerin çok düşük olmasından dolayı, kaliteli hizmeti ancak alınan fark ücretleriyle sürdürülebilir hale getirebileceklerini ifade etti.
Son dönemde sağlık sisteminde yaşanan gelişmelerin bütün kesimlerde rahatsızlık uyandırdığını söyleyen Dr. Esgin, Bakanlar Kurulu Kararı'nın önümüzdeki dönemde hem sektör hem de vatandaşlar açısından nasıl sonuçlar ortaya çıkaracağını öngöremediklerini ifade etti.
Son dönemde yaşanan gelişmelere bakıldığında süreci; "Özel sağlık sektörünün kamulaştırılması" olarak niteleyen Esgin, gelişmelerden halkın sağlık standardı adına kaygı duyduklarını belirtti.
Konuyla ilgili SİF Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Esgin, sözlerini şöyle sürdürdü: " Ülkemizde, başarı ile uygulanan Sağlık Politikaları sonucunda halkımızın sağlık kurumlarına hakkaniyetli erişimi sağlanmış ve sağlık giderleri de erişimden dolayı artmıştır. Ülkemiz hastaları insana yakışan hizmeti, kurum ve hekim seçme hakkını kullanarak almış ve konuya olumlu bakışını ve teveccühlerini, sağlık politikalarını uygulayan hükümete 2007 seçimlerinde ciddi oy vererek göstermiştir. Gelinen noktada; Özel Sağlık İşletmelerinde yüzde 30 fark ücreti alması uygun görülmüş ve Bakanlar Kurulu kararı ile de hayata geçirilmiştir."
Sağlık hizmetinin sunumunun, teknoloji gerektiren, hayati öneme sahip, kalifiye sağlık insan gücü gerektiren ve pahalı bir hizmet olduğunu belirten Esgin, "Bu hizmetin insan odaklı ve kalite standardının yüksek olması vazgeçilmez bir özelliktir" dedi.
"Türkiye'de Özel Sağlık Sektörü'nün bu sürece katkıları yadsınamaz bir gerçektir. 2002 yılında özel sağlık sektörünün atıl kapasitelerini sağlık hizmet sunumuna kazandırılması düşüncesiyle yola çıkılmış; ancak 2007 seçimlerinden sonra yalnızca kamuda hekim istihdamındaki sorunlar argümanıyla sistemin her noktasına dokunulmuştur. Bu süreçte çıkarılan 15 Şubat Genelgesi ile sağlıkta adeta sıkıyönetim ilan edilmiş, özel sağlık sektörünün eli kolu bağlanmıştır" diyen Esgin, "Son Bakanlar Kurulu kararı ile alınan fark ücretlerine tavan belirlenmesiyle sektör ve özel sağlık sunumu belirsizliğe terk edilmiştir." şeklinde konuştu.
Bu süreçte vatandaşın özel sağlık sektöründen aldığı kaliteli sağlık hizmetinin devamının ancak bütçe uygulama talimatı fiyatlarındaki revizyonla mümkün olabileceğini anlatan Esgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anki bütçe uygulama fiyatlarına göre devletin belirlediği muayene ücreti 15 YTL, idrar tahlili 1 YTL, 24 parametre kan tahlili 5 YTL'dir. Bu fiyatlarla kaliteli sağlık hizmeti sunmak elbetteki mümkün değildir. Bu fiyatların beş yıldır sabit tutulduğu ve bazı işlemlerde fiyat indirimi söz konusu olduğu da gözönünde bulundurulduğunda, maliyet analizi yapılmış fiyatlandırmaların acilen yürürlüğe girmesi kaçınılmazdır. Aksi halde ortaya çıkacak tablonun en fazla vatandaşlarımızı etkileyeceği endişesini taşımaktayız. Yeni süreç kanımızca; eski SSK Hastanelerini aratmayacak "Yeni SGK Hastaneleri" ortaya çıkaracaktır."
Sorunun acil çözüm bulunmadığı takdirde derinleşeceği görüşünü savunan Esgin, uygulamaların komik boyutlara geldiğini aktardı.
Sağlık Bakanlığı tarafında özel sağlık kuruluşları ile ilgili yapılan düzenlemelerin karikatürlere bile konu olduğunu vurgulayan Esgin, çözüm beklediklerini ifade etti.