Sezer ve Erdoğan'ın Bayram Mesajı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ramazan Bayramı Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Birer Mesaj Yayınladı.

Ramazan Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan birer mesaj yayınladı.

Son günlerde meydana gelen şiddet olaylarına da dikkati çeken Sezer, hoşgörüsüzlük, kural tanımazlık, insana değer vermeme, yaşam hakkını hiçe sayma gibi yanlışların giderek tüm toplumu tehdit ettiğini belirterek; bu durumun hoşgörü, sevgi, saygı, barış, kardeşlik gibi değerlerle yoğrulmuş Türk ulusunun yüzyıllar boyu yaşatılan gelenekleriyle, aile ve toplum yapısıyla örtüşmediğini vurguladı.

Bayramın ülkeye barış ve esenlik getirmesi, yurttaşların bu kutsal günlerin sevincini içtenlikle yaşayabilmesi dileğinde bulunan Sezer, şunları kaydetti:¨Barışı, kardeşliği, sevgiyi, saygıyı ve hoşgörüyü simgeleyen bayramlar, insanların huzur bulduğu, sevinç duyduğu, umutlarının canlandığı, sıkıntı ve kaygılarından uzaklaştığı özel günlerdir. Manevi yönden büyük değeri olan bayramlarda, iyiliklere ve güzelliklere yönelinmeli, yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemi anımsanarak, gereksinim içinde bulunanlara yardım eli uzatılmalıdır. Dinimiz güzel ahlakı, doğruluğu, iyilik yapmayı, kötülüklerden uzaklaşmayı, dolayısıyla iyi insan olmayı öğütlemiştir. Bireyleri kaynaştıran, kitleleri bütünleştiren, üzüntüde ve kıvançta birleştiren bayramlar, bu değerlerin toplumsal yaşamda egemen kılınması için fırsat olarak değerlendirilmelidir.¨

Tarihte yaşananların da birçok kez kanıtladığı gibi, ortak ülküler çevresinde dayanışma ruhuyla kenetlenen toplumların, güçlü ve dinamik yapılarıyla varlıklarını sürdürebildiğini ve sorunlarının üstesinden gelebildiğini vurgulayan Sezer, şöyle devam etti: ¨Birliğimizin, bütünlüğümüzün ve egemenliğimizin korunmasının, belirlediğimiz çağdaş hedeflere ulaşmak yönünden yaşamsal önem taşıdığını vurgulamakta yarar görüyorum.

Bu süreçte, ülke gerçekleri, ulusal çıkarlar ve kamu yararı ile bağdaşmayan yanlış düşünceler, beklentiler ya da önyargıların yaratabileceği olumsuzlukların göz önünde bulundurulması gerekir. Bizler, içeriden ve dışarıdan yönlendirmelerle yaratılmaya çalışılan yapay tartışma konularını bir yana bırakıp, ülkenin, çağdaş dünyada saygın yerini alması hedefinde bütünleşmeyi başarmak zorundayız.

Olanaklarımızı ve enerjimizi birlik ve bütünlük içinde ileri gitmeye odaklamalıyız. Bunu engelleyecek gereksiz tartışmaların ülkemize ve toplumumuza zarar vereceği unutulmamalıdır. Türk ulusu, birliğini bozmayı amaçlayan girişimlere, geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de izin vermeyecektir.

Üniter yapımıza sahip çıktığımız, Cumhuriyetimizi tüm kazanımlarıyla yaşattığımız, kendimize güvendiğimiz, Devlet ve toplum olarak sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur. Türkiye, yurttaşlarının ve kurumlarının özverili çabalarıyla aydınlık yarınlara emin adımlarla ilerleyecektir. Ülkemizi geleceğe güçlü biçimde taşıyabilmek için akılcı, tutarlı ve öngörülü politikalar oluşturulmalı ve uygulanmalıdır.¨

Atatürk Cumhuriyeti`nin 83 yıllık aydınlanmacı çizgisine, temel değerlerine ters düşecek yaklaşımlardan uzak durulmalı, Atatürk ilke ve devrimlerinin korunması öncelikli ödev olarak algılanmalıdır. Türkiye, kendisine dünyada saygınlık kazandıran, büyük atılımlar gerçekleştirmesinin yolunu açan, laik, demokratik, çağdaş bir ülke olma niteliğiyle gelişmesini sürdürecektir. Türkiye`nin yolu aydınlanma ve çağdaşlaşma yoludur ve ülkemiz bu yoldan geri döndürülemeyecektir.¨

Mesajında, son günlerde meydana gelen şiddet olaylarına da değinen Sezer,¨Her gün yeni örneklerini üzüntüyle izlediğimiz kimi olaylar, öz değerlerinin çoğunu yitiren, şiddet kültürüyle beslenen bir topluma dönüşebileceğimiz kaygısı uyandırmaktadır. Hoşgörüsüzlük, kural tanımazlık, insana değer vermeme, yaşam hakkını hiçe sayma gibi yanlışlar, giderek tüm toplumu tehdit etmektedir. Bu durum, hoşgörü, sevgi, saygı, barış, kardeşlik gibi değerlerle yoğrulmuş Türk ulusunun yüzyıllar boyu yaşatılan gelenekleriyle, aile ve toplum yapısıyla örtüşmemektedir. Toplumda bir arada yaşama, kuşkusuz kimi kurallara uymayı gerektirir. Bir arada yaşamanın öncelikli kuralı, insan ilişkilerinde karşılıklı saygıyı ve hoşgörüyü egemen kılmaktır. Bu konuda aileler, eğitim kurumları, basın-yayın organları, bilim dünyası başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine görev düşmektedir. Herkesi sorumlulukla davranmaya, öğrenmenin yaşı ve sınırı bulunmadığının bilinciyle, örnek, öğretici ve yol gösterici olmaya, yürütülen çalışmalara içtenlikle destek vermeye çağırıyorum. Yeni kuşaklara her şeyden önce sevginin, saygının, barışın, kardeşliğin değeri öğretilmeli, şiddeti özendiren, tutum, davranış ve yayınlardan kaçınılmalıdır.¨

-BAŞBAKAN ERDOĞAN`IN BAYRAM MESAJI-

Mesajında, hep birlikte barış, kardeşlik ve bereket ayı Ramazanın ardından mübarek bir bayram gününe daha ulaşmanın mutluluğunun yaşandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ¨Ne mutlu ki, bu bayramı da birlik ve beraberliğimizi pekiştirip sosyal barışımızı daha da güçlendirerek kutluyoruz¨ dedi.

İçeride ve dışarıda bayram sevincini gölgeleyen gelişmelerin yaşandığını, barış ve adalete her zamankinden daha ziyade ihtiyaç duyulan zor bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: ¨Biliyoruz ki, bu bayrama buruk gönüllerle giren vatandaşlarımız var. Maalesef gerek İslam dünyasında, gerekse dünyanın geri kalanında savaş, çatışma ve yıkımlara maruz kalan insanlar var. Açlık ve yoksulluğun pençesinde kıvranan hayatlar olduğunu da biliyoruz. Bütün bu insani trajedilere kayıtsız kalmamız dün olduğu gibi bugün de mümkün değildir. Hem tek tek fertler olarak, hem de millet olarak üzerimize sorumluluklar düşmektedir.

Diyorum ki, gelin, yanı başımızdan başlayarak bu bayram iklimini elimizin uzandığı her yere taşıyalım, yaşanan acıları da sevinçlerimiz gibi paylaşalım. Bugün yoksullar, yoksunlar ve mazlumlar gibi özellikle hatırlamamız gereken evlatlarımız da var. Onlar, bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarı korumak için fedakarca görev yapan kahraman güvenlik güçlerimizdir.¨

Şehit ve gazileri rahmet ve şükran ile andığını ifade eden Erdoğan, ¨Bu vatan, bu millet, bu bayrak var oldukça onların eşsiz fedakarlıkları, aziz hatıraları ilelebet şükranla hatırlanacaktır. Sizlere büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki, etrafımızdaki bütün olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye, ekonomik kalkınma ve demokratik reformlarını birlikte gerçekleştirmeyi başarmış, zor bir coğrafyada barış ve istikrar adası haline gelmiştir. İnanıyorum ki, siyasi ve ekonomik istikrarımızı koruyarak kazanımlarımızı her gün biraz daha ileriye taşıyacak, geleceğin güçlü ve müreffeh Türkiye`sini hep birlikte yakalayacağız.¨

Kaynak: Demirören Haber Ajansı