Sağlık-iş Başkanı Başoğlu'ndan İsrail'e Tepki
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Sağlık-iş) Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, İsrail'in Eşit Şartlarda Anlaşma Yerine Tek Taraflı Filistin'i Teslim Almayı Yeğlediği İçin Bugüne Kadar Orta Doğu'da Barışın Sağlanamadığını Söyledi.
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Sağlık-İş) Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, İsrail'in eşit şartlarda anlaşma yerine tek taraflı Filistin'i teslim almayı yeğlediği için bugüne kadar Orta Doğu'da barışın sağlanamadığını söyledi.
Başoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Annapolis'te İsrail ile Filistin arasında barış sağlanması için yapılan toplantının sonuçlarına İsrail'in uymadığını belirterek, İsrail'in hala Filistinlileri öldürdüğünü ve ileri gelenlerini tehdit ederek İsrail zindanlarına tıktığını kaydetti. Filistin'in, topraklarında 750'ye yakın yeni konutun inşa etmeye başladığına işaret eden Başoğlu, İsrail'in ayrıca Filistinleri ikiye bölerek seçimi kazanan Hamas Partisi'ni dışladığını, onun yerine azınlığı temsil eden Mahmut
Abbas'ı ve partisini muhatap aldığını bildirdi. Başoğlu, zaman zaman Filistinlilerin birbirlerine karşı silahlı saldırıda bulunmalarının, birbirlerini öldürmelerinin başlıca sorumlusunun da İsrail olduğunu ifade etti. İsrail'e güç ve destek veren ülkenin ABD olduğunu dile getiren Başoğlu, "Dünyanın neresinde bir kötülük ve savaş varsa, adeta ilk defa akla ABD gelmektedir. Bir zamanların demokrasiyi koruyan ve insan hakları savunucusu görülen ABD, bugün içinde bulunduğu durumla dünya için barıştan çok
tehlike sinyali vermektedir" dedi.
İsrail'in, Arafat zamanında da Filistinlilerle görüşmeler yaptığını ancak eşit şartlarda anlaşma yerine tek taraflı Filistin'i teslim almayı yeğlediği için bugüne kadar Orta Doğu'da barış sağlanamadığını belirten Başoğlu, İsrail'e yönelik tepkisini şöyle dile getirdi:
"İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez her ne kadar Filistinlilerden özür dilemiş ise de, bu özür dileme Filistinlilere hakların teslim etme sonucunu doğurmamıştır. İsrail'de daha çok hükümet söz sahibidir. Cumhurbaşkanı, sembolik bir adam olmaktan öteye geçmemektedir. Buna rağmen İsrail Cumhurbaşkanı'nın Filistinlilerden özür dilemesi Filistin açısından bir moral ve haklılığını kanıtlayan bir girişim sayılabilir. Sonuçta ABD, Filistin'le ilgili eşit şartlar altında aynı bölgede yaşamanın zeminini
oluşturamayacağına göre, BM'nin bu konuya el atması gerekir. Gerçi BM ne yazık ki ABD'nin bir yan kuruluşu olarak çalışmaktadır. Ve BM Güvenlik Konseyi de veto hakkı bulunan devletlerin güdümünde hareket etmektedir. Dünyada barışını sağlayacak, haksızlıkları ve adaletsizlikleri önleyecek, haksız yere insanların ölümünü engelleyecek yeni bir örgüte ihtiyaç vardır. Gerçi böyle bir örgütün kurulabilmesi için de ancak bugünkü güvenlik konseyinde söz sahibi olan güçlü devletlerin rızasına bağlıdır. Böylece 5
büyük devlet, dünyada yaşayan 6 milyar insanın kaderini elinde tutmaktadır. Her şey onların insafına, anlayışına ve adalet duygusuna bağlıdır."
(DA-MAY-NÇ-Y)








