Rusya'dan Azerbaycan'a Tepki

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azeri subayı Ramil Seferov'un Macaristan'da bir Ermeni askerini 2004'te balta ile öldürmesi olayının ardından affedilmesini kınadı.

Rusya'dan Azerbaycan'a Tepki

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azeri subayı Ramil Seferov'un Macaristan'da bir Ermeni askerini 2004'te balta ile öldürmesi olayının ardından affedilmesini kınadı. Bakü'nün iade talebine olumlu cevap veren Macaristan 8 yıldır hapiste yatan Seferov'u iade etmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de anayasal yetkisini kullanarak affetmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Aliyev'in girişiminin bölgede tansiyonu düşürmeye yönelik çabaları baltalayacağı eleştirisi getirildi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sözcüsü Alaksendr Lukaşeviç konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Ermenistan arasında barış anlaşmasının sağlanabilmesi için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Minsk Grubu'nun sürdürdüğü çalışmaların olumsuz etkilenebileceği uyarısı yaptı. Lukaşeviç, açıklamasında, "Biz durumu üzüntü ile karşılıyoruz. Minsk grubu eş başkanlarının konuyu kısa sürede ele almasını bekliyoruz." dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Siyasi Analiz ve Enformasyon Dairesi Başkanı Elnur Aslanov tartışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bakü Ermenilere karşı değil. Sivil halkların, kadın çocuk demeden öldürülmesini ve etnik temizliği haklı çıkaran Ermeni ideolojisine karşı." dedi.

Budapeşte'de gerçekleşen NATO seminerinde Azeri subay Seferov, Ermeni askeri Gurgen Margaryan'ı Azeri bayrağına hakaret ettiği gerekçesi ile gece yatağında balta ile öldürmüştü.

Macaristan Seferov'un Azerbaycan'a iadesinin mahkumiyetinin devam edeceği garantisi ile iade edildiği savunması yaparken; Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Macaristan'ı çok büyük bir hata yapmakla suçladı. Seferov'un kahraman gibi Bakü'de karşılandığını gerekçe gösteren Erivan, Budapeşte ile diplomatik ilişkilerini kesti.

Macaristan Adalet Bakanlığı Seferov'un iadesinin 1983'te imzalanan Strasbourg Konvansiyonu'na uygun olduğunu savunurken, Bakü de sürecin uluslar arası hukuka uygun olarak işlediğini belirtiyor.