Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Hülagü, 1. Dünya Savaşı sırasında isyancı Ermenilere karşı uygulanan tehcirden, Osmanlı Devleti kadar Almanya'nın da sorumlu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin uluslararası arenada yıllardır en öncelikli problemlerinden biri olan Ermeni sorununa, Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Hülagü farklı bir boyut kazandırdı. 22-24 Mayıs tarihleri arasında, Erciyes Üniversitesi'nin ev sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenecek olan 'Osmanlı Toplumunda Birlikte Yaşama Sanatı: Türk Ermeni İlişkileri Örneği' konulu sempozyumun tertip komitesi başkanlığını yürüten Hülagü, 1. Dünya Savaşı sırasında isyan çıkaran Ermenilerin tehcir edilmesinde Türkler kadar Almanların da sorumlu tutulması gerektiğini öne sürdü.
Sözde soykırım tartışmalarının bugün 'soykırım var mıdır, yok mudur?' sorusuna takılıp kaldığını belirten Hülagü, "Ermeni tehcirinde doğru bilgilere ulaşmak için siyasi olayların da incelenmesi gerekir. Tehcir konusu incelenirken dönemin siyasal yapısı da iyi incelenmelidir. Çünkü 20'nci yüzyıldaki olayları incelerken, büyük devletlerin dâhlini anlamadan sorunları anlayamayız. Mesela, tehcirin haklılığını hep biz savunuyoruz, ancak Almanya'nın bu olaydaki fonksiyonunu gözardı ediyoruz. Niye Avrupa devletleri, Ermeni sorununda Almanya'ya yüklenmiyorlar ? Almanya ile savaşa beraber girdik ve tehciri beraber yaptık" dedi.
Prof. Dr. Hülagü, bu yıl ikincisini düzenleyecekleri sempozyumda, Türk-Ermeni ilişkilerinin toplumsal değil siyasal yönlerini ele alacaklarını belirtti. Ermeni tehciri konusu incelenirken dönemin siyasal yapısının mutlaka ele alınması gerektiğini anlatan Hülagü, şöyle dedi:
"Geçen sene yaptığımız sempozyumda Osmanlı-Ermeni ilişkilerinin kültürel boyutunu değerlendirmiştik. Bu sempozyumda ise 19'uncu yüzyılda Osmanlı Devleti ve Ermeniler arasındaki siyasi boyut hakkında bir açılım yapacağız. Ermeni milliyetçiliği niye ortaya çıkmış? Neden ayrılıkçı bir politika izlemişler? Ermenilerin çıkardıkları isyanların nedeni nedir?' sorularına cevap arayacağız. Bugün İngiltere, Fransa ve Rusya hepimiz biliyoruz ki Ermeniler ile yakından ilgileniyor. Acaba o yıllarda Ermeniler ile bu devletler bu kadar ilgileniyor muydu?' sorusuna tam bir cevap bulmayı amaçlıyoruz."
Sempozyuma 100 bilim adamının davet edildiğini ifade eden Hülagü, daha çok yurt içinden ve Azerbaycan'dan katılımcılar olduğunu kaydetti. Hülagü, "Açıkçası Ermenistan'dan katılımcılar da vardı, ancak Ermenistan'daki son olaylar nedeniyle katılımcıların güvenlik açısından biraz tereddütleri ortaya çıktı. Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan'a da davetiye gönderdik. Ancak katılacağına dair bize bilgi vermedi. Galiba cemaat içindeki alınan bir karar gereği sempozyuma katılmayacak. Sağlık durumunun da iyi olmadığını öğrendik" diye konuştu.