"Prof. Dr. Aykut Barka Deklarasyonu"... -Marmara Denizi'nde Olası Depremle İlgili Araştırmalar Yürüten Yerli ve Yabancı Bilim Adamları, Gazeteci Ali Er ile Merhum Prof. Dr. Aykut Barka Tarafından Yazılan "Depremi Bekleyen Şehir İstanbul" Kitabında Yay

Marmara Denizi'ndeki Olası Depremle İlgili Araştırmalar Yürüten Yerli ve Yabancı Bilim Adamları, Gazeteci Ali Er ile Merhum Prof. Dr. Aykut Barka Tarafından Yazılan ve İkinci Baskısı Yapılan "Depremi Bekleyen Şehir İstanbul" Kitabında Yayınlanmak Üzere Bir Deklarasyon Hazırladı.

Marmara Denizi'ndeki olası depremle ilgili araştırmalar yürüten yerli ve yabancı bilim adamları, gazeteci Ali Er ile merhum Prof. Dr. Aykut Barka tarafından yazılan ve ikinci baskısı yapılan ''Depremi Bekleyen Şehir İstanbul'' kitabında yayınlanmak üzere bir deklarasyon hazırladı. ''Prof. Dr. Aykut Barka Deklarasyonu'' adı verilen ve bilim adamlarının depreme ilişkin ortak görüş, mesaj ve kaygılarına yer verilen deklarasyon, Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Mustafa Erdik, Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu, Prof. Dr. Erhan Altunel, Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Dr. Caroline Finkel, Prof. Dr. Rolando Armijo, Dr. Ross Stein, Dr. Tom Parsons, Prof. Dr. Mustapha Meghraoui ve Prof. Dr. Tom Rockwell tarafından hazırlandı. Deklarasyonda, yakın bir gelecekte meydana gelmesi beklendiği belirtilen depremin risk azaltıcı önlemler alınmaması halinde en başta İstanbul olmak üzere büyük yıkımlara ve kayıplara yol açacağı konusunda ortak görüş ve kaygıların paylaşıldığı vurgulandı. Bu görüş ve kaygıları ortak bir deklarasyonla kamuoyuna duyurmayı, halkın doğru bilgilenmesi, deprem tartışmalarının doğru zeminde yürütülmesi ve bu konuda harcanacak toplumsal enerjinin doğru yönde kullanılabilmesi açısından gerekli görüldüğü belirtilen deklarasyonda, şu görüşlere yer verildi: ''İçinde yer aldığımız bilimsel araştırmalar ve bilimsel göstergeler, yakın gelecekte Marmara Denizi içinde 7 veya üzeri büyüklükte bir depremin meydana geleceğine işaret etmektedir. İstanbul'un yapı stoğunun önemli bir bölümünün bu depremi karşılayacak kalitede olmaması nedeniyle İstanbul büyük bir deprem riskiyle karşı karşıyadır. Uzman kuruluşlarca yapılan deprem risk analizlerinde, bu depremin Türkiye'nin ancak bir savaş durumunda karşılaşabileceği onbinlerce can kaybına, büyük fiziksel yıkımlara ve ekonomik kayıplara sebep olacağını göstermektedir. Bu durum beklenen depreme ulusal savunma düşüncesi ile hazırlanılmasını ve bir an önce risk azaltıcı önlemlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Deprem riskini azaltmak için üzerinde çalışabileceğimiz temel faktör, İstanbul'un yapı stoğudur. Medyada zaman zaman yer aldığının aksine, İstanbul'u tehdit eden depremlerle ilgili olarak iyi bilinmeyen ve üzerinde yoğun çalışılması gereken alan, fay yapısı ya da Marmara Denizi'nin içi değil, İstanbul'daki yapı stoğunun durumudur.'' -''TÜRKİYE FELAKETİ ÖNLEYECEK BİLGİ VE Güce SAHİP''- Deklarasyonda, Türkiye'nin önlem alınmaması halinde gerçekleşmesi kaçınılmaz görünen bu felaket tablosunu düzeltecek bilgi birikimine, insan kaynağına ve teknik Güce sahip olduğu, eksiğin idari sistem inisiyatifi olduğu savunuldu. Sanıldığının aksine deprem zararlarını azaltma projelerinin yaşama geçirilmesinde en kolay çözülebilir sorunlardan birinin finansman konusu olduğu dile getirilen deklarasyonda, şöyle denildi: ''Deprem zararlarını azaltmaya yönelik gerek bölgesel dönüşüm, gerek tek tek güçlendirme projelerinin başarılmasında öncelikli koşullar, iyi düzenlenmiş bir hukuksal ve idari çerçeve ile halkın ve özel sektörün katılımının sağlanmasıdır. Halihazırda sorun olarak görünen bu konulardır. İstanbul gibi bir dünya kentinde depremi azaltacak, minimize edecek yapısal düzenleme ve iyileştirmeler, kentin silüetini değiştirecek oranda büyük çaplı olacaktır. Bu çalışmaların kentin tarihi ve kültürel dokusunu bozmaması, tam tersine bu dokuyu daha belirgin şekilde ortaya çıkarması yaşamsal önemdedir. Bunu başaran Türkiye, deprem felaketini önlemenin yanı sıra dünyanın büyük uygarlık projelerinden birini gerçekleştirmenin de onurunu taşıyacaktır.''






reklam
Reklam