Özel Yetkili Mahkemeleri Kaldıran Kanun Onaylandı

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun onaylandı.

Özel Yetkili Mahkemeleri Kaldıran Kanun Onaylandı

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun onaylandı. Kaldırılan bu ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler ile TMK kapsamındaki suçların soruşturmasında görevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları, HSYK tarafından, devirlerin tamamlanmasından itibaren 10 gün içinde uygun görülecek bir göreve atanacaklar. TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturma dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına devredilecek.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Terörle Mücadele Kanunu uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören, 6526 sayılı "Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u onaylayarak, Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi. Kanunu'nun Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından 6352 sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10. maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri (Özel Yetkili Mahkemeler) kaldırıldı. Kaldırılan ÖYM'lerin görevine giren suçlarda uygulanan azami 10 yıllık tutuklama süresi 5 yılla sınırlandırılacak. Kaldırılan bu ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçların soruşturmasında görevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, devirlerin tamamlanmasından itibaren on gün içinde uygun görülecek bir göreve atanacaklar. TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturma dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına devredilecek.

-GEREKÇELİ KARARLAR 15 GÜN İÇİNDE YAZILACAK-

Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredilecek. Bu mahkemelerce verilen ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtay'ın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam edilecek. Mahkemelerdeki dosya devir işlemleri, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ile Cumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılacak. Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve mahkemeleri yetkili olacak. Kaldırılan Özel yetkili mahkemelerce verilen henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde yazılacak. Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetler ile diğer evrak ve dokümanlar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenecek mahkeme veya mahkemelere devredilecek. Müteakip işlem ve talepler bu mahkemelerce yerine getirilecek veya karara bağlanacak.

Bu mahkemelerin üyelerine yapılmış atıflar, HSYK tarafından belirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılmış sayılacak. Böylece, önleme dinlemelerine karar vermeye HSYK'nın belirleyeceği Ankara Ağır Ceza Mahkemesi yetkili olacak. TMK'nın 10. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, yasa kapsamına giren suçlara ilişkin davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.

-KİŞİSEL VERİLERİ HUKUKA AYKIRI KAYDETMENİN CEZASI ARTIRILDI-

Kanunla, kişisel verilerin korunması amacıyla, bu verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere, yayanlara veya ele geçirenlere verilecek hapis cezalarının alt sınırı artırılıyor. Kişisel verileri hukuka aykırı kaydedenlere verilecek cezanın alt sınırı 6 aydan 1 yıla, hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçirenlere verilecek cezanın alt sınırı 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak. Kanunların belirlediği sürelerin geçmesine karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara, görevlerini yerine getirmediklerinde 6 aydan 1 yıla kadar verilecek hapis cezası, 1 yıldan 2 yıla kadar şeklinde değiştiriliyor. Suçun konusunun CMK hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılacak.

-KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ YERİNE SOMUT DELİLLER ARANACAK-

Hakim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç 24 saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılacak. Yakalanan kişi, bu sürede yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değilse en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılmasıyla, yetkili hakim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılacak veya ifadesi alınacak. Tutuklama nedenleri içinde "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular" yerine, "somut deliller" aranacak. Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe yerine somut delillere dayalı şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, iş yeri veya ona ait diğer yerler aranabilecek. Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma koruma tedbirinin uygulanabilmesi bakımından suçun işlendiğine ve belirtilen değerlerin bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin varlığı aranacak.

Taşınmazlar, hak ve alacaklar bakımından el koyma işleminin uygulanabilmesi için Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'ndan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınacak. Bu rapor en geç 3 ay içinde hazırlanacak. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre, talep üzerine 2 ay daha uzatılabilecek. El koymaya ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilecek. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranacak.

-DİNLEMEDE İLETİŞİM ARACININ SAHİBİNİ GÖSTEREN BELGE ZORUNLU OLACAK-

Soruşturmada, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymada "somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı" aranacak. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesinde yedekten bir kopya çıkartılarak şüpheliye veya vekiline verilecek ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınacak. Alınan yedeklemenin kopyasının şüpheliye veya vekiline verilmesi isteğe bağlılıktan çıkarılıp zorunlu hale getirildi. Düzenlemeyle, yedeklemesi yapılan sistemdeki verilerde değişiklik yapıldığı iddiasının gündeme gelmesi durumunda şüpheli veya vekiline verilen yedek ile ekleme yapıldığı iddia edilen kopya arasında karşılaştırma yapılabilmesi imkanı sağlanıyor.

Koruma tedbirleri bakımından öngörülen sisteme paralellik sağlanarak iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine karar verilebilmesi, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığına bağlanıyor. İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin 3 ay olan süresi 2 ayla, 3 aylığına uzatılmasına ilişkin süre de bir ayla sınırlandırılarak, toplam 6 ay olan süre 3 aya indirildi. Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonun yerinin tespitinde üç ay süreyle verilebilen bu tedbir, iki aya indiriliyor. Üç aylığına uzatılabileceğine ilişkin mevcut hüküm ise bir ayla sınırlandırılıyor. Suçla ilgili olmayan kişilerin dinlenmesini engellemek amacıyla iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması talebinde bulunulurken hakkında tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenmesi zorunluluğu getiriliyor.

-SUÇLA BAĞLANTILI OLMAYAN KİŞİSEL BİLGİLER DERHAL YOK EDİLECEK-

Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının kararıyla şüphelinin veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilecek, dinlenebilecek, kayda alınabilecek ve sinyal bilgileri değerlendirilebilecek. Cumhuriyet savcısı kararını derhal mahkemenin onayına sunacak ve mahkeme kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya mahkeme tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılacak. Alınacak tedbire ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilecek. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranacak. Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delilere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi halinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilecek. Buna göre yapılacak görevlendirmeye ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilecek. Suçla bağlantılı olmayan kişisel bilgiler derhal yok edilecek.

-İZLEME SÜRESİ KISALTILDI-

Teknik araçlarla izlemeye ağır ceza mahkemesi tarafından oy birliğiyle karar verilecek. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranacak. Teknik araçlarla izleme tedbirinin süresi de kısaltıldı. Teknik araçlarla izleme kararı en çok üç haftalık süre için verilebilecek, bu süre gerektiğinde bir hafta daha uzatılabilecek. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi hâlinde, mahkeme yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir haftadan fazla olmamak ve toplam dört haftayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilecek.

TCK'nın 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapabilecek. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 26. maddesi hükmü saklı olacak. Soruşturma aşamasında yapılan işlemler sonucu düzenlenen tutanakta işlemin tarihi ile başlama ve bitiş saati de belirtilecek. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmayacak. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekaleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilen kadronun boş olması halinde bu kadroya, boş olmaması halinde ise aynı kurumda kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerine getirilecek. Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasında Mali haklar bakımından bir fark bulunması durumunda, bu fark Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen usul ve esaslar çerçevesinde ödenecek. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilecek.






Reklam