Antalya'nın Beldibi beldesinde belediyeye ait bir otobüste yaşamlarını sürdürürken çıkan yangında can veren anne ile oğlu, toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla Adapazarı'na götürülen cenazelerin yarın defnedilmesi bekleniyor.
Dün Beldibi beldesinde insanlık dramı yaşanmış, eşi hapiste olan Sevim Yazıcı ile 10 yaşındaki oğlu Timuçin Alper Sertaç Angun, otobüsten bozma evde yanarak can vermişti. Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Morgu'nda otopsileri yapılan anne ile oğlunun cenazeleri yakınlarına teslim edildi. Cenazeleri Sevim Yazıcı'nın babası Sezai Yazıcı ile kayınpederi Mehmet Özsoy birlikte teslim aldı. Bir araca bindirilen talihsiz anne ve oğlunu el sallayarak Adapazarı'na uğurlayan dede Mehmet Özsoy, "Oğlum ve ailesi 2 yıl benim evimde kaldı. Kira almıyordum ama iş bulamadığından geçinemiyorlardı. Sonunda 302 otobüsü kamp arabası yaptı. Hem deniz kıyısında güzel bir hayat sürüyor, hem de motor tamiri yapıyordu. Ayrıca Almanca ile İngilizce bildiğinden çevirmenlikten de para kazanıyordu. Durumları iyiydi ama 3 ay önce üzerinde sahte para çıktığı için hapse girdi." diye konuştu.
Kızı ve torununun cesetlerini götüren Sezai Yazıcı ise moralinin bozuk olduğunu ve anlatılacak bir şey bulunmadığını söyleyerek konuşmak istemedi. Mehmet Özsoy, dünürü ile vedalaştıktan sonra gelini ve torununu arkalarından el sallayarak son yolculuğuna gönderdi. Bu arada Sevim Yazıcı'nın otobüsten bozma barakada halen hapiste olan Federal Gürsal Özsoy ile uzun süredir nikahsız yaşadığı, oğlu Timuçin Alper Sertaç Angun'un da Sevim Yazıcı'nın ilk eşinden olduğu öğrenildi.
Öte yandan cenazelerin alınması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Morg görevlisi işlemler bittiği halde basın mensupları çekim yaptığı sürece teslim işlemini başlatamayacağını bildirdi. Morg görevlisinin bu tutumu, cenaze yakınlarını şaşkına çevirdi. Acılı insanların karşısında yayılarak oturan morg görevlisine acılı ailenin verdiği cevap, 'Çeksinler kardeşim sen ver cenazemizi' şeklinde oldu. Bir süre daha direnen görevli, birkaç kez içeriye girip çıktı. Bu sırada basın mensuplarıyla tartışmasını sürdüren görevliye, sonunda kendi çağırdığı güvenlik personeli müdahale etti. Cenazeleri çıkartmak zorunda kalan görevli, basın mensuplarına söylenmeyi ve farklı tavırlar takınmayı da ihmal etmedi. (CİHAN)