Orman İşçisi Yeni Yıldan Kadro Bekliyor

Öz Orman-İş Sendikası Isparta Bölge Başkanı ve Hak-iş Isparta İl Temsilcisi Süleyman Atasoy Orman İşçilerinin yeni yılda kadro beklediğinin altını çizdi.

Orman İşçisi Yeni Yıldan Kadro Bekliyor

Orman İşçileri olarak "5620 Sayılı Kanundaki 5 ay 29 günlük çalışma sınırının kaldırılarak, bir takvim yılında asgari 10 ay çalışmamızın önünün açılmasını istiyoruz"


Öz Orman-İş Sendikası Isparta Bölge Başkanı ve Hak-iş Isparta İl Temsilcisi Süleyman Atasoy 5620 sayılı yasadaki 5 ay 29 günlük sınırın, yangınla mücadele ve ormancılık faaliyetleri yönünden kaldırılması, sorunun kısa vadede çözülmesini sağlayacaktır" dedi. Atasoy Ayrıca Orman Teşkilatımızda daimi işçi olarak çalışma fırsatını verecek yasal düzenlemenin yapılmasını, bu yapılıncaya kadar da, 5620 Sayılı Kanundaki 5 ay 29 günlük çalışma sınırının kaldırılarak, bir takvim yılında asgari 10 ay çalışmamızın önünün açılmasını teşkilatımızda hizmet veren 7602 mevsimlik işçi arkadaşımız adına arz ve talep etmekteyiz" şeklinde konuştu.

Öz Orman-İş Sendikası Isparta Bölge Başkanı ve Hak-iş Isparta İl Temsilcisi Süleyman Atasoy açıklamada"21 Nisan 2007 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5620 sayılı Kanunla, kamuda çalışan 218.000, Orman Genel Müdürlüğü'nde ise yaklaşık 14.000 işçiye kadro imkânı sağlanmıştı. Yasa yürürlüğe girdiğinde, 2006 yılında 6 ay ve daha fazla çalışan mevsimlik işçiler daimi işçi statüsündeki kadrolara atanmıştı. Yasa metninde, kamuda mevsimlik ve kampanya işleri için 1 takvim yılında, 6 aydan az olmak üzere mevsimlik ve kampanya işlerinde usulüne uygun Vize edilmiş kadrolarda geçici işçi çalıştırılabilmesi imkânı da muhafaza edilmişti. 6831 sayılı Orman Kanunu, 1 Haziran ile 31 Ekim arasını orman yangınları yönünden riskli dönem olarak düzenlemiş, azami güvenlik tedbirlerinin alınmasını yasal zorunluluk olarak öngörmüştür.

Yasada orman yangınlarıyla mücadele faaliyetleri de mevsimlik kampanya işi kabul edilerek, vizeli geçici/mevsimlik işçilerin çalıştırılmasına 6 ay üst sınır konulmuştur. Kanımızca yasadaki bu sınırlama, ormancılık faaliyetlerinin bütünü düşünülmeden, sadece yangın mevsimi dikkate alınarak getirilmiştir. Ormancılık işkolunda yürütülen işler, sanki pancar, tütün ve çay işçiliğinde olduğu gibi kampanya dönemiyle sınırlı varsayılmıştır. Ormancılık faaliyetleri sadece yangınla mücadeleden ibaret olmayıp, yılın 12 ayında devam eden bir süreci ifade etmektedir.

Yangın sezonunda çalışan işçiler sezon sonunda işten çıkarılınca da işyeri kapanmamakta; temel ormancılık faaliyetleri devam etmektedir. Yangın mevsimi bittikten sonra, ormanda dikim işleri başlar. Dikim işleri bitince teraslama başlar. Teraslama bitince tüpleme işleri başlar. Tüpleme bitince tohumlama işleri başlar. O da bitince bakım işleri başlar. Sonra yine yangın mevsimi gelir. Diğer taraftan, ormandaki üretim faaliyetleri de devam eder. Dolayısıyla ormandaki işler, 12 ay boyunca kesintisiz sürüp gider. Yangın işçilerinin 5 ay 29 gün çalıştıktan sonra yapacakları temel ormancılık faaliyetleri vizesizlik ve 5620 sayılı Kanunun yasaklaması nedeniyle, taşeron firmalardan hizmet satın alınmak, ya da temel ormancılık faaliyetleri taşeronlar aracığıyla yapılmak zorunda kalınmaktadır. 5620 sayılı yasadaki 5 ay 29 günlük sınırın, yangınla mücadele ve ormancılık faaliyetleri yönünden kaldırılması, sorunun kısa vadede çözülmesini sağlayacaktır. Neredeyse üçte biri ormanlık alanlardan oluşan ülkemizin ormanlarım korumak üzere orman işletmelerinin, yangına daha etkin müdahale edebilmesi için, mücadele ekiplerinin sayısını artırması ve görev alanını daraltması gerekiyor. İşletmeler, bunun için yeni ekipler kurmaya çalışıyor.

Bu da daha fazla kadrolu işçiyi gerektiriyor. Orman Teşkilatımızın aldığı etkin tedbirler ve işçilerimizin özverili çalışmasıyla, orman yangınlarıyla mücadelede dikkate değer bir başarı elde etmiştir. Bu başarının elde edilmesinde, 2007'de 14.000 orman işçisine kadro verilmesinin de etkili olduğu, herhalde gözardı edilemez. Diğer taraftan Hükümetimizin aldığı tedbirler ile Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın üstün gayretleriyle ormancılık üretiminde de büyük bir artış meydana gelmiştir. Bu üretim artışında, işçilerin kadro sahibi olmasının da olumlu etki yaptığı muhakkaktır.

"KADROSUZ İŞÇİ SAYISI 7.602"

Atasoy 2007 yılında verilen kadroların ardından 7,602 kişinin daha kadrosuz olarak çalıştığının altını çizdi. Atasoy "2007'de bu yeni kadrolar verildiğinde, kadro alamayan orman işçisi sayısı 1.500'ün altına inmişti. Emekli olan kadrolu işçilerin yerine geçici işçi alınmasından dolayı, bugün kadrosuz işçi sayısı 7.602' ye yükselmiştir. Ülke ormanlarının korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, her şeyin ötesinde bir 'gönül' ve 'sahiplenme' meselesidir. Tohum toplanmasından başlayıp, fidanların yetiştirilmesi, toprağın hazırlanması, teraslanması, fidanların dikilmesi, bakılıp büyütülmesi ve nihayetinde yangınlardan ve diğer tehditlerden korunması için, bu işleri yapanların, yaptıkları işle bir gönül bağının sağlanması kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

Bu gönül bağı ve sahiplenme duygusunun gelişmesi, çalışan insanların, kendilerini yaptıkları işte 'kalıcı' olarak görmeleriyle yakından ilişkilidir. İşte ormancılık faaliyetlerinde 'geçici' statüyle hizmet veren işçilerimizin, daimi ve kadrolu olarak istihdam edilmesi, ülkemiz ormanlarıyla daha sağlam bir ünsiyet kurmamıza ve ormanlarımızı çok daha fazla sahiplenmemize yardımcı olacaktır. Orman işletmelerinin işlerinde süreklilik vardır. Orman işlerinde geçici işçilik olmaz. O yüzden, işçiler için daimi kadro olması gerektiğini savunuyoruz. Bu noktada, orman işletmelerinin döner sermaye imkânları, hâzineden ilave kaynak talep ettirmeyecek kadar yeterlidir.

"5 Ay 29 Gün Kaldırılsın, 10 Ay Olsun" Önerisi
Kadrolu işçilerimiz emekli olduğunda, kadroları İptal oluyor. Onların yerine, kadrosuz ve geçici işçi alınabiliyor. İşçilerimizin üçte biri yılın yarısında çalıştırılmadığı için, ormancılıktaki hizmetler aksıyor. Tohumu dalından toplayıp fidan yapan, sonra fidanı dikip ağaç yetiştiren, ağacı kesip ekonomiye kazandıran orman işçilerinin işi, bir bebeği hassasiyetle büyüten annenin sevgisi gibidir. Bunun ne demek olduğunu taşeronlar bilmez. Yangınları önlemede çok önemli olan dip temizliği ve alt dalların budanması gibi işlerin, yangın mevsimi gelmeden yapılması lazım. Hatta artık kış mevsiminde bile çok sayıda orman yangını yaşıyoruz.

Bu yangınları söndürecek eğitimli işçiler işsiz kalırken, çıkan orman yangınlarına köylüler müdahale ediyor. Ormanda işimiz sürekli, ama işçimiz geçici. Bu durumun düzeltilmesi gerekiyor. Nitelikli işçilerimiz yılın yarısında çalıştırılmadığı için ormandaki işler aksamaktadır. Şu anda 7.602 işçimiz kadro beklemektedir. Belediyeler ve özel idarelerdeki sözleşmeli memurlara kadro vermeye hazırlanan Hükümetimizin, orman emekçilerinin haklı talebini de karşılayacağını bekliyor ve umuyoruz. Saydığımız bu gerekçelerden dolayı, bizlere Orman Teşkilatımızda daimi işçi olarak çalışma fırsatını verecek yasal düzenlemenin yapılmasını, bu yapılıncaya kadar da, 5620 Sayılı Kanundaki 5 ay 29 günlük çalışma sınırının kaldırılarak, bir takvim yılında asgari 10 ay çalışmamızın önünün açılmasını teşkilatımızda hizmet veren 7602 mevsimlik işçi arkadaşımız adına arz ve talep etmekteyiz.

Belediyeler ve özel idarelerdeki sözleşmeli memurların kadro sorunu çözülürken, hükümetimizin biz orman işçilerini de mağdur etmeyeceğine inancımız tamdır "dedi.