Akdeniz Üniversitesi'nde 6 Nisan'da meydana gelen şiddet olayları ile ilgili ilk duruşma başladı. Tutuklu sanıklar, Antalya Adliyesi'ne geniş güvenlik tedbirleri altında getirildi. Olaylar sırasında silahla ateş eden Ömer Ulusoy, istese birkaç kişiyi öldürebileceğini ancak korkutmak amacıyla ateş ettiğini söyledi.
Akdeniz Üniversitesi Kampusu içerisinde ve yine kampus alanındaki Kredi Yurtlar Kurumu'na ait binada karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan çatışmanın ilk duruşması Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Alnında Zülfikar çıkartması bulunan ve olaylarda silah kullanan Ömer Ulusoy, olaylara nasıl karıştığını anlattı. Üniversite'ye yalnız gittiğini ve içeriye girdikten 3-4 dakika sonra 300 kişilik grubun kendi arkadaşlarına saldırdığın gördüğünü ifade eden Ulusoy, şunları söyledi: "Daha önceden üniversite yurdundan PKK aleyhine sloganlar atıldığını ve Türk bayrağı yakıldığını duydum. O gün de bizim arkadaşlara saldırıldığını öğrendim ve üniversiteye gittim. Kampusa girdim. Bizim arkadaşlara 300 kişinin saldırdığını gördüm. Onların amaçlarının bizi çembere almak olduğunu tahmin ettim. Kalabalık çok olunca kendi arkadaşlarımın kaçması için havaya 7-8 el ateş ettim. Kesinlikle öldürmek için ateş etmedim. Zaten bunun için nişan almaya gerek yok. Ortalık çok kalabalıktı. Öldürmek isteseydim birkaçını öldürür veya yaralardım. Daha sonra olay yerinden kaçtım. Üç gün sonra kendim teslim oldum. 75. Yıl Lisesi yanında olan olaylara karışmadım. Olay yerine sonradan geldim." dedi.
Ulusoy, hakimin sorusu üzerine silahın kendinse ait olduğunu ve bir çok düşmanı olduğu için taşıma zorunda hissettiğini ve karakol ve savcılık ifadelerinin geçerli olduğunu söyledi. Sanıklardan Mesut Göçük ise Ömer Ulusoy'la önceden tanıştığını elindeki kılıcı da görüntü olsun diye taşıdığını ve o gün de üniversiteye tek başına gittiğini, kılıcın da imitasyon olduğunu söyledi. Kimseyi yaralamadığını ve tahrik etmediğini anlatan Göçük, olay günü arkadaşlarından üniversitede olay çıktığına dair telefon aldığını ve bunun üzerine üniversiteye gittiğini söyledi.
Karşıt görüşlü öğrencilerde Ahmet Bekmez ve Ayşe Uysal adlı kızı tanıdığını ancak dövmediğini daha önce yurttan atıldığı için kalan eşyalarını almak amacıyla 4 Nisan'da yurda kaçak girdiğini, bundan dolayı da güvenlik görevlileriyle tartıştığını ve dışarı atıldığını söyledi. Bekmek 6 Nisan'daki olayları ise şöyle anlattı: "Olbia çarşısında oturuyorduk. Yakup Şimşek isimli arkadaşımızın yaralandığını duyduk. Onun üzerine orada bulunan su birikintisinin içerisinde zincir buldum. Bunu da yanıma alarak arkadaşlarımın yanına gittim. Bu sırada silahlı saldırıya uğradık." Bekmez, elimdeki zincirle kimseyi yaralamadığını ve tahrik etmediğini söyledi. Savcılık ifadelerinin geçerli olduğunu söyledi. Sanıklardan Özkan Aydın ise Yakup Şimşek adlı arkadaşının yaralandığını duyunca oraya gittiğini ve elindeki kabloyu kampusun içinde bulduğunu ifade etti. Özkan, bu sırada Ömer Ulusoy'un silahlı saldırısına uğradığını söyledi.
Duruşma 10:40'da başladı. 12:30 ara verildi ve 13:30'da yeniden başladı. Ömer Ulusoy'un alnındaki kılıç dövmesinin durduğu gözlendi. Traşlı ve takım elbiseli Olan Ulusoy ve diğer arkadaşlarını Nizamettin Sağır ile birlikte 7 avukat savundu. Sağır, bu olaylarda yaralananların hepsinin ülkücü gençler olduğunu belirterek, "Kimin saldırıya uğradığı açıkça belli." dedi.
Ahmet Bekmez ve arkadaşlarını ise Münip Ermiş ve 6 avukat savundu. Ermiş, polis fezlekelerinin dosyadan çıkarılmasını talep edeceklerini söyledi. Fezlekede doğulu öğrencilerin PKK sempatizanı olarak ifade edilerek ayrımcılığa yol açıldığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden dolayı 200 sayfalık fezlekenin çıkarılmasını isteyeceklerini söyledi.
Adliye binasına geniş güvenlik tedbirleri arasında getirilen sanıkları, jandarma ve polis kordonu altında binaya sokuldu. Tutuklu 22 sanığın yargılandığı dava Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Sanıkların adliyeye girişi sırasında adliye binası önünde toplanan sanık yakınları alkışlarla destek vermeye çalıştı. Polis ekipleri grubu, sanıkların içeriye alındığı kapıya yaklaştırılmadı. Bu arada görüntü almaya çalışan basın mensupları ile polis arasında da tartışmalar ve yer yer itişmeler yaşandı. Özellikle olaylar sırasında silah kullanan Ömer Ulusoy'un bulunduğu araç binaya tamamen yanaştırılarak gazetecilerin görüntü alması engellendi. Sanıkların içeri alınmasının ardından duruşma başladı. Duruşmada 22'si tutuklu toplam 46 sanıktan 36'sı katıldı.