AK Parti İstanbul Milletvekili ve Başbakanlık eski müsteşarı
Ömer Dinçer, Türkiye'nin yönetim yapısının çok kapalı, devletten halka iletişim kuran sadece günlük sorunlarla ilgilenen bir yapısı olduğunu söyledi.
Dinçer, Hollanda ile ortaklaşa yürütülen, "Yerel yönetimlerde idari kapasitenin geliştirilmesi projesi" ile ilgili Hilton Oteli'nde düzenlenen toplantının açılışında konuştu. Ömer Dinçer, konuşmasında Hollanda'yı 2 nedenle kıskandığını belirtti. Hollanda'nın genel yerel meclislerinin en fazla yabancı uyruklu insanın bulunduğu meclis olduğunu ifade eden Dinçer, "Türklerin en fazla temsil edildiği yerel meclisler Hollanda'da buluyor. Diğer Avrupa ülkelerinde Türkler yerel yönetimlerde yer alıyorlar ama Hollanda bu konuda daha çok esnek, hoşgörülü ve çok sesli bir meclisleri bulunuyor. Bu açıdan onları kıskanıyorum. İkincisi de Hollanda laleyi bizden aldı ama laleyi bize satıyor. Onun için bizi affedin ama kıskançlık bizim için olumlu sonuçlar doğurabilir." dedi.
Türkiye'deki yönetim yapısının, geçmişi denetleyen cezalandıran ve yanlış yapanı bulup ona haddini bildiren ama ödüllendirmeyen amaçları ortaya koymayan sorunlar üzerinde odaklaşmış bir özelliğe sahip olduğuna dikkat çekti.
Dinçer, "Bu bütün geleneksel yönetim yapılarında var olan bir şey. Bunun değiştirilmesi gerekiyordu. Dünyayı da yeniden keşfetmeye hiç gerek yoktu. Dünyanın uyguladığı temel kavramları bizde ülkemizde uygulayabilirdik. Bunu yaptık." dedi.
Türkiye'nin geçen 5 yıl içinde kamu yönetimi reformuna çok ciddi bir önem verdiğini hatırlatan Dinçer, Türkiye'nin iktisadi, siyasi krizler içerisinde, sosyal güvenlik ve sağlık konusunda çok hayati sorunlarla karşılaşıyor olmasına rağmen, bu alanlarda tedbirler alınıp reformlar yapılırken kamu yönetiminde de bir reform yapma çabası içerisine girdiğine dikkat çekti.
Dinçer şöyle konuştu; "Herhangi bir toplumda bir kriz varsa o krizin sorumlusu yönetim yapısı ve yöneticileridir. Şayet yöneticileri yetenekli değilse ve yönetim yapısı etkin karar almayı engelleyen özellikler taşıyorsa o zaman o yönetimi ve yönetim sorununu çözmeden yöneticilerle ilgili sorunu ele almadan krizi çözmek mümkün olmayacaktır. Yöneticiler ve yönetim ile ilgili alınacak her tedbir diğer konularda iktisadi, siyasi gibi konularda da sorunların çözümüne katkıda bulunacaktır. Bu açıdan bakıldığında kamu reforma sadece kamu idaresinin etkinliğini arttıracak bir özellik taşımıyor aynı zamanda bütün toplum yönetiminin alanların iyileştirmenin ön şartı gibi duruyor. Kamu reformunun yapılmasında zihniyet değişimini ortaya koymak gerekiyor."
Toplantının açılışında konuşan Mersin Valisi Hüseyin Aksoy ise, kamu kurum ve kuruluşlarında güç ve yetkinin hizmetten yararlananlara en uygun ve en yakın birimine verilmesi esasının hizmetlerde verimliliği ön plana çıkardığını söyledi.
Mersin İl Özel İdaresi'nin yeni yapılanma çerçevesinde bir proje birimi oluşturarak yurt içi ve yurt dışı fonlarına başvurulan yaptığını belirten Aksoy, "Bugün organizasyon böyle bir projenin safhalarından birisidir. Marta projesi Hollanda hükümeti ile yapılan 400 bin Euro'luk temeli eğitim ağırlıklı bir projedir. Halen değişik konularda 13 milyon Euro'luk başvuruda bulunulmuş projelerimiz bulunmaktadır." dedi.