Okullardaki Kılık Kıyafet Yönetmeliği Değişikliği

Muş Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, çocukların özgür düşünebilecekleri ortamları hazırlamaları gerektiğini söyledi.

Okullardaki Kılık Kıyafet Yönetmeliği Değişikliği

Muş Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, çocukların özgür düşünebilecekleri ortamları hazırlamaları gerektiğini söyledi.

Makamında, Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı okul öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmeliği değerlendiren Ali Tatlı, 12 yıllık kademeli eğitimle birlikte daha özgürlükçü, daha esnek bir yapıya kavuştuklarını söyledi. Bunun yansımasını kılık kıyafet mevzuatında da gördüklerini ifade eden Ali Tatlı; "Artık 'ben seni şu hale sokarım' tezinden vazgeçmeliyiz. Kimse kimseyi bir kalıbın içine sokamaz. Her birey kendisine has düşüncesi, kendisine has bir zihin şemasıyla geliyor. Onun giymek istediği elbise, sınıf içerisindeki renk bile farklı. Bizim artık sadece yönetmelikle değil, öğrencinin kullanım alanlarının ergonomikliğinde de öğrenci eksenli çalışmamız gerekiyor. Çocuklar 'ben şu rengi istemem' dedikleri zaman onların istediği rengi ayarlamamız gerekir" dedi.

Çocuğun yaşam alanının ve çocuğun yaşamının rahatlatılması gerektiğini belirten Tatlı sözlerini şöyle sürdürdü;

"Biz bugüne kadar çocuğun yaşamını kısıtladık, çocuğun serbest hareket etmesini engelledik. Siz eğer çocuğa özgür giyinme, özgür hareket etme ortamını sağlayamazsanız özgür düşünme ortamı da sağlayamazsınız. Çocuğa evde anne-babası bağırma koşma diyecek, sokakta amcalar bağırma koşma diyecek, okulda öğretmenler aynısını söyleyecek. Peki bu çocuk nerede koşacak, nerede bağıracak. Çocuğun koşup bağıracağı ve kendisini ifade edeceği bir ortam oluşması lazım. Yeni sistemin özü budur. Daha esnek ve daha özgürlükçü bir yapıdır. Bunu kılık kıyafette uygulamaya başladık."

Çocukların özgür düşünebilecekleri ortamların hazırlanması gerektiğinin altını çizen Tatlı "Özgür düşünen birey, hem kendisine hem toplumuna yararlı olur. Düşüncesi, yaşamı kalıplar içerisine sokulmuş insanlar kalıplarından kurtulduğu zaman kendisini kalıplar içersine sokanlardan hesap sormaya başlarlar. İşte toplumun bugünkü temel sorunu budur. Çocuk özgür düşündüğü zaman, sorun yaratmasına gerek kalmayacak. Biz çocuğu kalıp içerisine sokuyoruz, şunu yapma, bunu yapma çocuğun kendisine ait bir dünyası kalmıyor. Çocukların yüzde 80-90'ı kendi dünyasıyla değil, kendi hayal ettikleri şeylerle değil, anne-babasının, öğretmenin hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor. Okul müdürlerimiz önlerine kılık kıyafet kanununa bakarak, bir renk seçerler ve çocuk da onu giymek zorunda kalır. Çocukları rahat bırakalım ama bir sınırlama getirilmelidir" diye konuştu.

Yeni mevzuatla birlikte İmam Hatip ortaokulları ile liselerinde başörtüsünün serbest olduğunu vurgulayan Tatlı şunları kaydetti;

"Bu okullarda günde 5 saat Kuran-ı Kerim dersi veriliyor ve çocukları buraları kendileri tercih etmişler. Artık çocuklarımızın giydikleri kıyafetler üzerinden kategorize edilip üzmeyelim. İnşallah bütün bu sistem çocuklarımızın üzülmeyeceği bir geleceğe doğru gidiyor. Biz icraat makamıyız ve biz mevzuata uyarız. Her mevzuat uygulanmak içindir. Biz de icra olarak uygulayacağız. Dünyada sürekli değişen bir yapı var. Biz bu yapıya ayak uydurabilmemiz, bu yapı içerisinde yer alabilmemiz için, hak ettiğimiz yeri alabilmemiz için sürekli bir dinamizm içerisinde olmamız gerekiyor." - Muş







Reklam