Nükleer'de Oyun Başladı

Nükleer Santral İhalesi İçin Gelen 192 Soru ve Talebin Çoğu İdare Tarafından Kabul Görmedi.
Nükleer santral ihalesi için gelen 192 soru ve talebin çoğu idare tarafından kabul görmedi. Bu kapsamda, taleplerin önde gelenlerinden ihale erteleme, Hazine Garantisi verilmesi, alım garanti süresinin 15 yıldan 20 yıla çıkarılması istekleri reddedildi.
Mersin Akkuyu'da kurulacak nükleer santralin ihalesi için şartname alan 11 şirketten 6'sından gelen soru ve talepler ile verilen yanıtlar özetle şöyle:
-6 AY ERTELEME İSTENDİ-
-Büyük bir proje olması, çok sayıda firmanın organize edilmesinin ve çok sayıda çalışmanın yapılmasının gerekliliği, projenin finansmanı için muhtemel kredi kuruluşlarıyla görüşmelerin yapılacağı ve son dönemlerde finans piyasalarında dalgalanmalar olduğu gerekçesiyle yarışmanın teklif tarihinin en az 6 ay ertelenmesi talep edildi.
-Teklif verme tarihinin ertelenmesi konusunda firmalardan gelen öneriler, ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen görüşlerle birlikte değerlendirilerek teklif tarihinin 24 Eylül olarak devamına karar verildi.
-HAZİNE GARANTİSİ VERİLSİN-
-TETAŞ alım garantisi verilmesine rağmen bu büyüklükteki bir projeye finansmanın sağlanabilmesi için öncelikle Hazine Garantisi verilmesi istendi. Uluslararası finans kuruluşlarınca kabul görecek proje dokümanlarının oluşturulması gerekli olduğu, özellikle tesis döneminde veya santral üretime başladıktan sonra yaşanabilecek olası bir durdurma (mahkeme kararı, hükümet politikası değişikliği gibi) neticesinde o güne kadar yapılan yatırımın akıbetinin ne olacağının açıklığa kavuşturulması gerekliliği vurgulandı.
-Üretilecek elektrik için TETAŞ tarafından alım garantisi verilmiştir. Hazine Garantisi mevzuatta yer almamaktadır. TETAŞ bugüne kadar aldığı tük yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Nükleer enerji santralinden aldığı enerjinin bedelini de süresi içinde ödeyecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır.
-ALIM GARANTİ SÜRESİ 20 YILA ÇIKARILSIN-
-2020 yılından sonra ticari işletmeye geçen ünitelerin satın alma kapsamına alınması, satın alma süresinin uzatılması ve 2030 yılı sınırının kaldırılması talep edildi.
-Satın alma süresi kanunla 15 yıl olarak belirlenmiştir. 2020 ve 2030 yılı sınırlamaları ünitelerin olabildiğince erken devreye girmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Netice itibariyle bu konuda değişikliğe gidilmemiştir.
-PARİS SÖZLEŞMESİ BELİRSİZLİĞİ-
-Kanunda, Nükleer Enerji Alanında Üçüncü Şahıslara Karşı Hukuki Sorumluluğa İlişkin Paris Sözleşmesi'nin uygulanacağı belirtilmiş olmakla birlikte, sözleşmede öngörülen esasların Türk hukukunda uygulanmasını sağlayacak detaylı bir hukuki çerçevenin oluşturulması istendi. Yükümlülüğün sigorta edilebilir ve kredi veren kuruluşlar ile yatırımcılardan elde edilebilir gerçekçi seviyeyi yansıtacak şekilde sınırlandırılması talep edildi.
-Kanunda belirtildiği gibi, Nükleer Enerji Alanında Üçüncü Şahıslara Karşı Hukuki Sorumluluğa İlişkin Paris Sözleşmesi ve ek değişiklikleri ile diğer ulusal ve uluslararası mevzuat geçerli olacaktır. Bahse konu sözleşmede öngörülen esasların Türk Hukukunda uygulamasını sağlayacak çalışalar devam etmektedir. Nükleer Güç Santralı işletmeye girene kadar söz konusu hukuki çerçeve oluşturulacaktır. Paris Sözleşmesi ile diğer uluslararası mevzuat işletici tarafından sigorta edilebilir sınırları belirlemekte olup, ülkemizde de sınırlar bunun ötesinde olmayacağından, bu konuda herhangi bir endişeye gerek yoktur.
-NİHAİ ATIK DEPOSUNU DEVLET YAPACAK-
-Nükleer güç santralinin işletmeden çıkarılması ve sökülmesi ile radyoaktif atıkların geçici olarak saklanması. Söküm sonunda kalıcı olarak bertaraf edilmesine ilişkin sorumlulukların çerçevesinin belirlenmesi için gerekli olan yönetmeliklerin çıkarılmış olması gerektiği vurgulandı.
-Nükleer güç santrallerinde, dünyadaki benzer uygulamalarda olduğu gibi, söküm işi işleticinin sorumluluğunda olup, ülkemizdeki uygulama da aynı olacaktır. Konuyla ilgili İÇH hesabının oluşturulması ile radyoaktif atıkların kalıcı olarak depolanması/bertaraf edilmesi ve konuyla ilgili URAH'ın oluşturulması devletin yükümlülüğündedir. Kullanılmış yakıtların kalıcı olarak bertaraf edilmesi jeolojik depolama anlamına gelmektedir ki, bu deponun yapımı da devletin sorumluluğundadır. Radyoaktif atıklar son depolama ile ilgili nihai karar alınıncaya kadar, santral sahasında depolanacaktır. İşleticinin sorumluluk alanı içindeki her türlü atık yönetimi (ıslak ve kuru depolama da dahil olmak üzere) dünyadaki uygulamalara benzer olarak işleticinin sorumluluğunda olacaktır.
-UÇAK ÇARPMASINA KARŞI ÖNLEM-
-Uçak çarpması gibi olasılıklar ve santralin güvenliğinin sağlanması konusuna açıklık getirilmesi istendi.
-Her ne kadar TAEK'in mevcut mevzuatında uçak çarpmasına karşı önlem alınmasına yönelik şartlar yoksa da, bu konuda Avrupa İşleticiler Şartlarında belirtilen "santral yerleşim planını ve fonksiyonel özelliklerini bozmadan hafif ve askeri uçakların çarpmasına karşı korunma sağlanacaktır" ifadesine uygun bir tasarım önerilmektedir. Nükleer santral sahası içerisinde güvenlik ve emniyet işleticinin sorumluluğundadır. Ancak ülkemizdeki her tesis gibi nükleer santralların da dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunmasında kolluk kuvvetleri de görevli olacaktır. (ANKA)
(YLD/NB/ZG) SON














