ıÜüCHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, toplumda insanların birden bire göz altına alınmasını, bunun zaman içeresinde genişletilip sistematik hale getirilmesinin normal bir hukuk devletinde yaşanmayacağını söyledi. Baykal, bu olayların yaşandığı ülkelerin ise normal bir hukuk devleti ve demokrasi olmayacağını belirtti.
Baykal, "Nazi Almanyası'nde Hitler iş başına geldi. Yüzde 47 oyla geldi. İktidara geldikten sonra 30 Haziran'ı 1 Temmuz'a bağlayan 1934'te bir saldırı yaptı. Çatışmalar çıktı, insanlar öldü. Müthiş tutuklamalar gerçekleştirildi. Çingeneler tutuklandı, papazlar tutuklandı. Sosyalistler tutuklandı. Hitler'in kişisel hesabı olan düşmanları tutuklandı" dedi.
Baykal, CHP Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ergenekon operasyonu kapsamında gerçekleştirilen gözaltı alınmalarını değerlendirdi. ıÜüBaykal, toplumun çok saygıdeğer insanların birden bire göz altına alınmasını, bunun zaman içeresinde genişletilip sistematik hale getirilmesinin normal bir hukuk devletinde yaşanmayacağını söyledi. Baykal, bu olayların yaşandığı ülkelerin ise normal bir hukuk devleti ve demokrasi olmayacağını söyledi. Baykal, daha önce saygıdeğer yazarlar, siyasetçiler gözaltına alındığını, toplumun tepki gösterince bir ksımının tahliye edildiğini ileri sürdü.
Ergenekon davası ile Danıştay davası arasında bağlantı kurulmaya çalışıldığını söyleyen Baykal, Danıştay saldırısının niçin yapıldığının belli olduğunu söyledi. Baykal, yaşananlar sonrasında insanlarda 'ben ne zaman alınacağım' psikolojisi oluştuğunu savundu. Baykal, bu sürecin bir yıldır ortaya iddianame konulmadan devam ettirildiğini savundu.
Baykal, Ergenekon davasıyla ilgili "dinci medyada" ve "yandaş medyada" kimin tutulacağının medyada yer aldığını iddia etti. Ergenekon'la ilgili soruşturmanın birilerinin kulaklarına fısıldandığını, bunları yapanların AKP'ye yakın gazeteler ve yazarlar olduğunu öne süren Baykal, "Bu davanın hukuki saygı anlayışı içinde yürütüldüğünü düşünmek mümkün mü ?" dedi. Başbakan Erdoğan'ın iddianamenin sonuna gelindiğini söylediğini ifade eden Baykal, "Başbakan sanki bu davanın basın sözcüsü" dedi.
Baykal, konuşmasına şöyle devam etti: "AKP derin devletini kuruyor. Yaşananlar normal bir kadrolaşmanın ötesinde anlam taşıyor. Artık kadrolaşma dönemi bitti, kuşatılma dönemi geldi. Emniyetine yönelik, yargıya yönelik, basına yönelik sistem işletiliyor. Saygıdeğer insanların gözaltına alınması, ancak darbe dönemlerinde yaşanır. Darbeden önce ve sonra tutuklama yapılır. Önemli tarihi rejim kesintileri yaşanır. O rejim kesintileri sırasında toplu örçler yaşanır, sürgünler yaşanır, tutuklamalar yaşanır. Yani mesala nazi Almanyası'nde Hitler iş başına geldi. Yüzde 47 oyla geldi. İktidara geldikten sonra 30 Haziran'ı 1 Temmuz'a bağlayan 1934'te bir saldırı yaptı. Çatışmalar çıktı, insanlar öldü. Müthiş tutuklamalar gerçekleştirildi. Çingeneler tutuklandı, papazlar tutuklandı. Sosyalistler tutuklandı. Hitler'in kişisel hesabı olan düşmanları tutuklandı. Mahkeme yapıldı. Sonra bildiğimiz şekilde rejim değişikliği sürecin içinde gerçekleşti. Sovyet Rusya'da rejim değişikliklerinde böyle olaylar yaşandı. "
Baykal, Stalin döneminde 1937 yılında toplu yargılamaların gerçekleştirildiğini söyledi. Baykal, İran'da benzeri olayların yaşandığını belirterek, önce papazlar, sonra sosyal demokratları daha sonra da sosyalistlerin gözaltına alındığını ifade etti. Gelinen noktada Atatürkçülerin ve laik cumhuriyete inanların hedef haline geldiğini iddia eden Baykal, "Bütün bunlara rağmen farklı gidişat yot diyorlarsa onlara Allah rahatlık versin, uykularına devam edebilirler" dedi.
Baykal, AK Parti sözcülerinin "yargının bağımsızdır" sözlerini ise eleştirdi.