Nazlı Ilıcak: Cemaate Dokunan Yanmıyor, Yanan Cemaati Mazeret Gösteriyor

Gazeteci yazar Nazlı Ilıcak, cemaate dokunanın yanmadığını fakat yanan insanların cemaate dokunduğunu ifade etti.

Nazlı Ilıcak: Cemaate Dokunan Yanmıyor, Yanan Cemaati Mazeret Gösteriyor

Gazeteci yazar Nazlı Ilıcak, cemaate dokunanın yanmadığını fakat yanan insanların cemaate dokunduğunu ifade etti.

Antalya Kültürler Arası Diyalog Merkezi (AKDİM) tarafından 'Derin Devlet Tasfiye mi Oluyor' konulu konferans Antalya Tayla Oteli'nde düzenlendi. Moderatörlüğünü Erkam Tufan Aytav'ın yaptığı konferansta gazeteci yazar Nazlı Ilıcak, bin 500'e yakın Antalyalıya son olarak yazdığı 'Her Taşın Altında "The Cemaat" mi Var?' kitabı hakkında bilgiler verdi.

Son yıllarda Türkiye'de yaşanan olaylarda Gülen cemaatinin payı ileri sürüldüğünü belirten Ilıcak, Ergenekon davası dolayısıyla hep Gülen cemaatinin hedef alındığını, böylece Ergenekon davasının itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Davanın hukuki çerçevede görülmesi ve suçlu ile suçsuzların ayırt edilmesi gerektiğine inandığını ifade eden Ilıcak, bu süreçte hakikaten her taşın altında iddia edildiği gibi 'cemaat' mi var diye araştırmaya başladığını dile getirdi. 'The cemaat' demesinin sebebini de açıklayan Ilıcak, her taşında altında 'cemaat'i arayanların söyleminde 'cemaat'le kastedilenin hangi cemaat olduğunun belli olduğunu, bu yüzden onların lisanıyla, 'the cemaat' ifadesini kullandığını belirtti.

Konuşmasında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasına da değinen Nazlı Ilıcak, paşanın o dönemde karargahta hazırlanan ıslak imzalı belgeden haberi olmadığını söylediğini, daha sonra da bu eylem planının ortaya çıktığını kaydetti. İlker Başbuğ'un ıslak imza ile ilgili askeri savcılığa talimat verdiğini fakat Albay Dursun Çiçek'in bilgisayarında askeri savcılığın araması sonucu herhangi bir belgeye rastlanılmadığını hatırlatan Ilıcak, "Araştırmalarda bu tür belgenin hazırlanmadığı ortaya çıkıyor. Fakat o zaman bilgisayarlarda yapılan aramalarda AK Parti ya da Fethullahçı şeklinde bir arama yapılmıyor. Bu şekilde bir arama yapılsaydı o belgeler çıkacaktı." diye konuştu.

Salondaki davetlilerin sorularını cevaplandıran Ilıcak, her taşın altında cemaatin olması halinde, bu kadar büyük bir yapının suçüstü yakalanamamasının mümkün olamayacağını belirterek, şunları söyledi: "O bakımdan, tabii ki Ergenekoncular bunu hedef göstermek suretiyle, kendi aleyhlerindeki delilleri itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Bir düşman yaratmak mecburiyetinde. Çünkü, birbirinden ilgisiz, mesela Odatv'deki virüsleri cemaatçi polisler koymuş oluyor. Veyahut, Gölcük donanma komutanlığının parkelerinin altından çıkan çok önemli belgeleri, hasddiskinden çıkan belgeleri de cemaat koymuş oluyor. Bir örgütü düşman alıyorlar. Yoksa fert fert, birini Ahmet koydu, birini Mehmet kodu diyemeyeceklerine göre, aleyhlerindeki delilleri boşa çıkarmak için, bu cemaat silahına sarılıyorlar. Yani ben bunu şu şekilde özetliyorum. Cemaate dokunan yanmıyor, yanan cemaati mazeret olarak gösteriyor; ben bundan kesinkes eminim, hiç tereddütüm yok."

Fethullah Gülen'in neden Amerika'dan dönmediği hususuna da değinen Nazlı Ilıcak, "Hocaefendi hakkında birçok suçlamalar yapıyorlar. Sayın Gülen de Türkiye'de olmamasına rağmen bu kadar suçlamalarla karşı karşıya. Amerika'dan, çok daha büyük provokasyonlar tertip edilip düzenlenmesin diye dönmediğini düşünüyorum." diye konuştu.

"28 Şubat sürecinden sonra cemaatin güçlendiğini düşünüyor musunuz?" sorusuna Ilıcak, AK Parti'nin belki bu süreçte güçlenmiş olabileceğini, fakat Gülen cemaatinin, yaptığı hizmetlerle güçlendiğini düşündüğünü ifade etti.

Son günlerde çok tartışılan MİT konusu hakkındaki sorulara da cevap veren Ilıcak, bu konuda savcının yanlış yapmış olabileceğini belirterek, şunları söyledi: "Savcı doğrudan doğruya Hakan Fidan'ı hedef almış olabilir. Önüne önemli bilgiler geldiğini düşünüyorum. Keşke MİT'in alt kademesinden harekete geçseydi, onları zorlayarak zirveye ulaşsaydı o zaman bu kadar sıkıntı olmayabilirdi."

Gülen hareketinin siyasete uzak duran bir grup olduğunu ifade eden Ilıcak, Hocaefendi'nin hiçbir zaman siyasi amaç içinde olmadığını, onun Türkiye daha iyi olacak diye bir vizyonu olabilir düşüncesinde olduğunu ifade etti.

"Ergenekon davası ne zaman sonuçlanır?" sorusuna da Ilıcak, bu davada büyük bir kısmın aşıldığını, 3 yıl içerisinde bu işin tamamen sonuçlanabileceğini belirtti. Kendisinin de cemaatçi olmadığının altını çizen Ilıcak, fakat bu grubun vizyonuna kendini çok yakın gördüğünü söyledi.

Programa, Muratpaşa Kaymakamı Fatih Kocabaş, Konyaaltı Kaymakamı Bayram Yılmaz, AK Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Köse ve birçok protokol üyesi katıldı. Program sonunda Kaymakam Bayram Yılmaz, AKDİM adına Nazlı Ilıcak'a plaket verdi.






reklam
Reklam