Myanmar'ın askeri rejimi Nargis kasırgasının getirdiği felakete müdehalede ağır davranmakla suçlansa da, ülkenin küçük sinema endüstrisi çoktan yeni şartlara uyum sağladı bile.
Yerel yönetmen ve oyuncular, fırtınanın yıktığı yerlere setlerini kurmaya başladı. Batıl inançların son derece etkili olduğu Budist ülkede, değişik efsaneler müzik ve sinemaya da yansıyor. Myanmarlılar, kasırgayı tanrıların gazabı olarak görüyor.
Yangon'un göbeğinde yer alan Halk Parkı'nın yanındaki tozlu yolda, şiddetli rüzgarın yıktığı ağaçlar arasında bir aktör dansediyor. Yerel inanca göre önemsiz bir tanrı gibi giyinen aktörün başında palmiye yaprağı takılı bir saç bandı bulunuyor.
Filmin yönetmeni Li Gong, beyazperdeye uyarladıkları hikayelerinde, tanrıların Myanmar'ı nasıl cezalandırdığını anlattıklarını belirtti. Li Gong, "Onların hareketlerinin insanlara nasıl acı verdiğini anlatmaya çalışıyoruz" dedi.
Film özel bir şirket tarafından, dünyanın en katı askeri rejimlerinden birisiyle yönetilen Myanmar'ın çok sıkı kontrol edilen devlet televizyonu için yapılıyor. Filmin böylesi bir efsaneye dayandırılmasına şaşmamak gerekiyor, çünkü Myanmar'da yerel efsanelere, fallara ve astrolojiye General Than Shwe de dahil pek çok kişi önem veriyor.
134 bin kişinin öldüğü ya da kaybolduğu Nargis kasırgasının ardından Yangon sokaklarında tanrıların 46 yıllık askeri rejimden mutsuz olduğu yönündeki fısıltılar kulaktan kulağa yayılıyor.