Van'da,
PKK terör örgütüne eleman temin eden muhtar, örgüte katılma hazırlığında olan 2 kişi ve bunlara kuryelik eden 1 kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Samanyolu Televizyonu'nda her hafta ilgiyle izlenen 'Tek Türkiye' dizisindeki muhtar rolü Van'da gerçek oldu. Terör örgütüne eleman temin eden, örgüte yardım ve yataklık eden köy muhtarı polis tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Alınan bilgilere göre, Van Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi (TEM) ekipleri, yürüttükleri mücadelede terör örgütüne katılmak isteyen Y.B. ile M.A.'yı ve onlara kuryelik yapan F.B.'yi, düzenlenen operasyonla gözaltına aldı.
Örgüte katılmak isteyen şahıslar, ilk ifadelerinde, kendilerini örgüte, Özalp ilçesi Aşağıkoçkıran Köyü muhtarı Medeni Demir'in teslim edeceğini söylediler. TEM Polisi, bunun üzerine muhtara ait olduğu belirtilen 65 E 712 plakalı araca operasyon düzenledi. Muhtarın aracında baskın sırasında kendini korumak için bulundurduğu 1 adet savunma tipi el bombası, etrafı gözetlemek için kullandığı 1 adet dürbün ve örgüte ait olduğu belirtilen 17 bin 850 YTL para bulundu.
Gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'nde sorgulanan muhtar ve diğer 3 zanlı, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak Van F Tipi Cezaevi'ne konuldular.
GÜNEYDE OPERASYONLAR ARTINCA, KATILIMLAR VAN ÜZERİNDEN YAPILIYOR
Güvenlik güçlerinden alınan bilgilere göre, terör örgütüne katılımların son yıllarda Van üzerinden gerçekleştiği belirtiliyor. Çoğunluğu Batı illerinde olmak üzere, bölgede örgüte katılmaları ikna edilen gençler kuryeler aracılığıyla Van üzerinde PJAK'ın kamplarına gönderiliyor. Örgütün militan ve gerilla eğitimleri zaten bu kamplarda verildiği ifade ediliyor.
PKK'yı terör örgütü ilan eden ve uyuşturucu ile mücadele listesine alan ABD, PKK'nın kolu olan PJAK için aynı şeyi düşünmüyor ve bu ABD'nin işine geliyor. Bu durumu iyi bilen PKK, sınır ötesi operasyonlarıyla birlikte binlerce örgüt üyesini İran'a geçirdi. PJAK'ın Saray, Özalp ve Yüksekova ilçelerinin hemen karşı taraflarına düşen Zampat, Zeve, Doğu Kürdistan Halk Partisi kampı, Piran, Kelareş, Şehidan, Salmas, Zeli, Şapir kamplarında bulunan örgüt üyelerinin ellerinde M-16 silahlar bulunduğu ve kamplarında çokça, uçaksavar gibi çok ağır silahların bulunduğu kaydediliyor. Uyuşturucu trafiğini de elinde bulunduran terör örgütü, gruplar halinde sınırdan Türkiye'ye girip eylem yaptıktan sonra birkaç saat içinde tekrar İran'daki kamplarına dönüyor.
İRAN'DA 4 BİN 800 TERÖRİST BULUNUYOR
İran'da bulunan 9 ayrı kampta 4 bin 800 örgüt üyesi bulunuyor. Urumiye, Hoy ve Salmas gibi şehirlere bağlı kırsalda etkili PJAK'ın bin kadar İran asıllı üyesi bulunuyor. Uzun yıllardır PJAK'la mücadele eden İran, mücadelede yetersiz kalıyor. Sebep olarak, düzenli harp eğitimi alan İran ordusunun gerilla eğitimi alamamış olması gösteriliyor. Bu sebeple İran, son aylarda Türkiye ile ortaklaşa operasyonlar yapmak istiyor. İran ile varılan mutabakat çerçevesinde son 4 günden bu yana operasyonların İran sınırına kaydığı belirtiliyor.
"BÖLGENİN FAKİRLİĞİ VE ETNİK KİMLİK İSTİSMAR EDİLİYOR"
Her geçen gün kan kaybı yaşayan terör örgütünün iç yüzünün ortaya çıkmasıyla örgüte katılımlar eskisi gibi değil. Terör örgütü katılım için öncelikli hedef kitlesini, lise ve üniversitede okuyanlar ile kırsal bölgelerdeki yoksul, işsiz gençler oluşturuyor. Son birkaç yılda bölgedeki gençler arasından terör örgütüne katılımlarda artış olduğu gözlemleniyor. Örgüte en büyük katılımlar İstanbul gibi bazı büyük şehirlerden, çoğunluğunun üniversite öğrencisi olması dikkat çekiyor. Terör örgütü gençleri dağa kaldırmak için kullandığı temel etken olarak bölgenin sözde geri kalmışlığını, halkın fakirlik, etnik kimlik, ana dili ve eğitimsizliği oluyor.
"BASKI GÖREN GENÇLER, KENDİNİ İSPAT İÇİN DAĞA ÇIKIYOR"
Yine bölgenin çok çocuklu aile yapısıyla çocuklar anne ve baba sevgisinden mahrum kalıyor ve kimi zaman büyükleri tarafından hor görülerek şiddet ortamı içinde büyüyor. Bu durum onlarda kişilik bozukluklarına sebep oluyor ve ergenlik döneminde gençlerin 'adam yerine konulma' ve kendini kabul ettirme arayışı başlıyor. Kendini ispatlamaya çalışan gençler, aidiyet duygusuyla ve etnik milliyetçilik yapan marjinal kesimlerin gayreti neticesinde, terör örgütünün tuzağına düşmüş oluyorlar. Yine bölgedeki feodal yapı ve aşiret baskısından kurtulmak, itibar kazanmak ve intikam duyguları gençlerin örgüte katılmalarında bir etken teşkil ettiği ifade ediliyor.
Bölgede genç kızların terör örgütüne katılmalarında en önemli etkenin ise kız çocuklarına aileleri tarafından değer verilmemesi, erken yaşta istemedikleri kişilerle zorla evlendirilmek istenmesi, berdel gibi töre ve gelenekler nedeniyle toplum içerisinde oluşturulan baskıdan kaçmaları gösteriliyor.