Muharrem Ayı

Bitlis'in Ahlat İlçe Müftüsü Zahit Demirel, Muharrem ayının İslam kültür tarihinde müstesna bir yeri olan ve önemli bir zaman dilimini temsil eden bir ay olduğunu söyledi.

Muharrem Ayı

Bitlis'in Ahlat İlçe Müftüsü Zahit Demirel, Muharrem ayının İslam kültür tarihinde müstesna bir yeri olan ve önemli bir zaman dilimini temsil eden bir ay olduğunu söyledi.

Müftü Demirel, Hicri takvime göre yılın ilk ayı olan Muharrem ayının Hz. Peygamberin Mekke'den Medine'ye hicretini esas alan takvim başlangıcı olduğunu söyledi. Müftü Demirel, "Bu mübarek ay İslam kültür tarihinde önemli yeri olan ve önemli bir zaman dilimini temsil eden bir aydır. Bu ayda çok önemli hadiseler gerçekleştiği için bu ayın önemi ve değeri de artmıştır. Hz Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretinin Muharrem ayında gerçekleşmiş olması bu ayın farklı bir ay olduğunu gösterir. Zira Hz. Peygamber bu zaman dilimini farklı görmüş, farklı yaşamış ve farklı yaşamayı da tavsiye etmiştir. Hz. Peygamber özellikle bu ayın onuna tekabül eden Aşure Günü'nde oruç tutmayı da tavsiye etmiştir. Bundan dolayı da Aşure Günü'nde oruç tutmak sünnettir. Zira Hz. Peygamber hayatı boyunca bu orucu hiç terk etmemiştir. Aşure Günü'nü hep oruçlu geçirmiştir. Oruçlu geçirirken de ümmetine de oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Aşure orucuyla ilgili Hz. Peygamber, Aşure Günü oruç tutan Hıristiyan ve Yahudilere benzememek için bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla beraber oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Dolayısıyla Aşure Günü oruç tutmak isteyenler sadece Muharrem ayının 10. günü değil, 10. gün ile beraber bir gün daha oruç tutmaları sünnete uygun olur. Muharrem ayını önemli kılan olaylardan bir tanesi de hicretin 61. yılında Muharrem ayının onuncu cuma günü gerçekleşen ve asırlardır Müslümanların ciğerini yakan İslam tarihinin en üzücü olaylarından biri olan Kerbela hadisesi ki, Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin ile beraber 72 arkadaşının şehit edilmesidir. Şüphesiz inanılmalıdır ki, bu üzücü olayın gerçekleştiği gün Müslümanları ne kadar üzmüş ise, Müslümanlar bugünde aynı üzüntüyü yaşamaktadırlar. Temeli barış, sevgi ve hoşgörü olan İslam dini, her şeye rağmen birliği, sevgiyi, kaynaşmayı ve kardeşliği emreder. Bununla beraber insan öldürmeyi, insanın kişilik haklarına saldırmayı, haksızlığın her çeşidini de şiddetle yasaklar. Onun için hiçbir olay Müslümanlar arasında ayrılık ve husumete sebep olmamalıdır. Zira Müslümanların birbirleriyle kaynaşmaları, birbirlerini sevmeleri, bir araya gelmeleri için binlerce sebep vardır. Hz. Peygamber'in 'müminler birbirini sevmede, birbirine yakınlıkta, şefkat gösterip birbirlerini koruyup kollamada bir vücut gibidirler' buyurması Müslümanların kaynaşması, birlik ve beraberliği için yeterli sebeptir. İslam'dan aldıkları ilhamla yetişen Yunus Emre'nin 'yaratılanı severiz yaratandan ötürü', Hacı Bektaş-i Veli'nin 'gelin bir olalım iri olalım, diri olalım', Mevlana'nın 'kim olursan ol yine de gel' haykırışları kaynaşmak, sevmek, birleşmek için yeterli sebeptir" dedi.

Müftü Demirel, Muharrem ayının ve Aşure Günü'nün tüm insanlığa sevgi ve hoşgörü getirmesini temenni ederek, bu mübarek ayı en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğini de sözlerine ekledi.





Reklam