Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, İran'da yıllardır Türkçe eğitimiyle ilgili ciddi bir direnç olduğuna dikkat çekerek, '''Görüşmelerin ağırlık noktası İran'da Türkoloji eğitim, Türkçe öğretimi ve yükseköğretimde yapılabilecek işbirliği olacak'' dedi.
Bakan Hüseyin Çelik, eşi Şahsenem Sema Çelik ve beraberindeki heyetle birlikte saat 14.00'de İstanbul'dan Tahran'a gitti. İran Eğitim ve Öğretim Bakanı Alireza Ali Ahmedi'nin resmi davetlisi olarak 3 gün bu ülkede temaslarda bulunacak olan Çelik. Ziyaretine ilişkin Atatürk Havalimanı'nda açıklama yaptı.
Çelik, bakanlığı sırasında İran Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin iki defa Türkiye'ye geldiğini ancak kendisinin bugün davete icabet ettiğini anlatarak, ''İran'da Türkçe eğitimiyle ilgili ciddi bir direnç vardı. Uzun yıllardan beri arzu edilmesine rağmen İran'daki herhangi bir üniversitede Türkoloji bölümü mevcut değildi. Türkiye'de muhtelif üniversitelerimizde 7 adet Fars Dili ve Edebiyatı bölümleri var. Fakat iktidarımızı döneminde Tahran'da bir üniversitede Türkoloji bölümü açıldı. Orada 3 öğretim elemanımız var. Ve ilk mezunlarını da verdi. Bu ziyarette Tahran Üniversitesi ve Tebriz Üniversitesi'nde Türkoloji bölümleri açılması konusunda muhatabım olan bakana ısrarım olacak. Ayrıca bizim Türk büyükelçiliğinin kurduğu bir Türk Kültür Merkezi var. Orada şu anda Türkçe kurslar var. Yine Tebriz Başkonsolosluğumuz'un düzenlediği Türkçe kursları var'' şeklinde konuştu. Çelik, ziyarette 2006 yılında yapılan Kültürel Mübadele Anlaşması'nın bugüne kadarki uygulamalarının da gözden geçirileceğini ifade etti.
-''İRAN VE ORTADOĞULU ÖĞRENCİLER İÇİN TÜRKİYE FIRSAT''-
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 11 Eylül saldırılarından sonra özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde, İran ve Ortadoğulu öğrencilerin okumasının çok kolay olmadığını hatırlattı. Çelik, ''En azından psikolojik olarak bir sıkıntı hissediyorlar. Bu Türkiye için bir fırsat olabilir. Türk üniversiteleri aslında bu pazarı çok iyi değerlendirebilir. İranlı ve Ortadoğulu öğrenciler için iyi bir fırsat olabilir. ODTÜ'den, İTÜ'den, Boğaziçi'nden mezun olan ve kendi ülkelerinde çok önemli noktalarında bulunan çok sayıda üst düzey bürokratlar, siyasetçi ve devlet adamı ile karşılaşıyorsunuz. Türkçe biliyorlar ve onlar Türkiye'ye büyük bir sempati ile bağlanıyorlar. Bu sempati halkasını genişletmek gerekiyor. Biz, Türkiye'ye dünyadan ne kadar çok yüksek yükseköğretim öğrencisi alabilirsek; hem Türkiye'nin tanımı, Türkçenin öğretilmesi ve öğrenilmesi hem de Türkiye sempatizan sayısının artırılması yönünde ciddi adımlarımız olmuş olacak'' diye konuştu.
İran'da Yabancı Öğrenciler Sınavı yapılmadığını da belirten Bakan Çelik, ''Yapılmadığı için böyle bir zorluk var. Geçtiğimiz dönemde yükseköğretimimizin içine kapalı bir tutum sergilemesi maalesef dünyadaki yükseköğretim öğrenci pazarından yeterince yararlanamamamız sonucunu doğurmuştur. Bugün dünyada 2 milyon öğrenci kendi ülkesinin dışında yükseköğretim yapmaktadır. Dünyadan Türkiye'ye gelen şüphesiz ki öğrenci var. Ama Türkiye'nin büyüklüğü, 130 üniversitesi olan ülkenin potansiyeli, kıyasladığınız zaman bu sayının yeterli olmadığını da ifade etmek isterim'' izahını yaptı.
(CİHAN)