MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli, son günlerde yaşanan yolsuzluk ve tartışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bahçeli,
AK Parti'nin iç siyasette aldatma, kandırma ve istismarı, dış siyasette ise teslimiyetciliği benimsediğini ileri sürdü. Huzur ve refah arayan halkın 376 günlük
AK Parti iktidarı döneminde büyük hayal kırıklığına uğratıldığını ifade eden Bahçeli, siyasi ve ahlaki çürümenin kanser boyutuna ulaştığını, yolsuzluk, vurgun ve talan anlayışının hakim olduğunu bildirdi.
MHP lideri, son günlerde özellikle CHP ve AK Parti arasında yaşanan yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak yazılı bir basın açıklaması yaptı. Bahçeli; tartışma, gerilim ve kutuplaşma altında girilen 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimlerinden sonra, huzur, refah ve esenlik arayan milletin, 376 gündür görev başında olan 60. hükümetin icraatları ve ülkede yaşanan diğer gelişmeler karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirtti. Beş yıl on ay yedi gündür ülke yönetiminde söz sahibi olan AKP'nin iç siyasette aldatma, kandırma, istismar, çatışma ve partizanlığında olduğunu ifade eden Bahçeli, dış siyasette ise teslimiyetçiliği ve ilkesizliği siyaset anlayışının temel ekseni haline getirdiklerini kaydetti. AKP'nin tek başına iktidar olmayı başarmış olmasına rağmen, Türkiye'nin hükümeti olmayı bir türlü başaramadığını vurgulayan Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tüm uyarı ve uzlaşma çağrılarına uzak durarak birikmiş siyasi hesaplarına yenik düşmüş, bunları aşabilme basiret ve erdemini gösterememiştir. Ülkenin acil çözüm bekleyen sorunlarına çare üretmek yerine, kısır çekişmeler ve inatlaşmaya dayanan siyaset anlayışı; devletimizin saygınlığına, milletimizin vakarına, demokrasimizin hayrına olmamıştır. AKP iktidarı döneminde siyasi ve ahlaki çürüme, devlet ve toplum hayatımızı bir kanser gibi sarmış, yozlaşma kültürü her alanda kök salarak; yolsuzluk, vurgun ve talan hâkim anlayış haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak devlet ve adalet mekanizmasına olan güven ne üzücüdür ki derinden sarsılmıştır. Nitekim siyaset kurumu yıpranmış, toplum nezdinde çok ağır bir itibar kaybına uğramıştır.
AKP'li bazı belediyelerin oluşturduğu ihale ve imar çetelerinin organize yolsuzlukları, AKP üst düzey yöneticilerinin bulaştığı utanç verici rüşvet olayları, yandaş medyayı beslemek için kamu kaynaklarının ulufe olarak dağıtılması tek tek ortaya çıkmaktadır. Siyaset hiçbir dönemde bu kadar kirlenmemiş, Türkiye hiçbir dönemde yolsuzluğu ve kanunsuzluğu kendisi için bir hak ve imtiyaz olarak gören böylesine lekeli bir iktidar tarafından yönetilmemiş ve diktatörlük hevesleri hiç bu kadar gemi azıya almamıştır."
ALMANYA'DAKİ SORUŞTURMANIN BAŞBAKAN'A UZANMASI VAHİMDİR
Almanya'da gündeme gelen Deniz Feneri ile ilgili iddialara da değinen Bahçeli, yargıya intikali ve konunun Başbakan Erdoğan'a kadar uzanmasının vahim bir durum olduğuna işaret etti. Bu iddianın ciddiye alınması ve sonu nereye kadar uzanırsa uzansın tetkik ve tahkik edilmesinin elzem hale geldiğini belirtti.
Milliyetçi Hareket Partisi tarafından 26 Ağustos 2008 tarihinde önerilen; yolsuzlukları önlemek, bunlarla etkin bir mücadele için gerekli politikaları belirlemek ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak üzere özerk yapıda bir 'Yolsuzlukla Mücadele Kurulu' oluşturulmasını istediklerini hatırlatan Devlet Bahçeli, bu hususun kamuoyunda tekrar tartışılmısını istedi: "Siyasi ve ahlaki kirlilikle topyekûn mücadele, yolsuzluk ve kanunsuzlukların kökünün kazınması ve bütün sorumlularından adalet önünde hesap sorulması, parlamenter rejimin geleceği bakımından hayati önem taşımaktadır.
Bu kapsamda, milletvekili dokunulmazlığının adaletten kaçmak için sığınma limanı olmaktan çıkarılması, siyasi partilerin faaliyetlerini ahlaki esaslara bağlayacak ve Türk siyasetine etik meşruiyet kazandıracak kapsamlı düzenlemeler yapılmasının hayata geçirilmesi artık kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir. Elbette aziz milletimizin, olan biten bütün bu ahlaki yozlaşma ve vurguna vereceği bir cevabı vardır. Nitekim yakın tarihimiz bunun ibret verici örnekleriyle doludur." (CİHAN)