Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili
Mehmet Şandır, parti olarak dinlenme konusunda endişe duyduklarını, ancak bunu da ortaya çıkarmakla görevli olmadıklarını söyledi.
Partililerin daveti üzerine bugün öğle saatlerinde uçakla Van'a gelen MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Van Ferit Melen Havaalanı'nda MHP İl Başkanı Adnan Meltem ve partililer tarafından karşılandı. Buradan Hastane 2. Caddesi üzerindeki parti binasına geçen Şandır, bir basın toplantısı düzenledi. Parti olarak milletvekilleri, yöneticiler ve genel merkez ile parti teşkilatlarının dinlendiği, takip edildiği ve dosya tutulduğu yönünde endişelerinin bulunduğunu söyleyen Şandır, "Ama biz bir siyasi partiyiz, yargı değiliz, emniyet güçleri değiliz. Bunları bulup ortaya çıkarmakla görevli de değiliz" dedi.
Yaşamın gizliliğinin en temel bireysel hak ve özgürlükler kapsamında olduğunu, Anayasa'da dinlemenin nasıl yapılacağının son derece açık ve net bir şekilde anlatıldığını ifade eden Şandır, Türkiye'de hükümete rağmen bazı odakların maalesef birilerini ve bazı kurumları hukuk dışı dinlediğini söyledi. Şandır, şöyle konuştu:
"Eğer bir takım çevreler, birilerini hukuk dışı dinliyorlarsa bu suçtur. Suçluyu bulmak sorumluluğu da AK Parti'dedir. Hükümeti en kısa sürede suçluları bulmaya ve yargının önüne çıkarmaya davet ediyoruz. Hükümetler konuşmaya değil, yapmaya görevlidir. Ama ne yazık ki AK Parti kendisi konuşuyor, dinlenmeden şikayet ediyor. Hükümetler karnından konuşamaz. Hükümetler konuşmak değil, yapmak zorundadır. Bugün ülkede eğer hukuk dışı bir takım dinlemeler oluyorsa, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili takip ediliyor ve dinleniyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreteri dinleniyorsa ve basına sızdırılıyorsa, Türkiye'de 5 bin tane dinleyici var ve bu kontrol altında değilse, bu AK Parti'nin sorumluluğu altındadır. Eğer suçluları bulamazlarsa, hükümeti istifaya davet ediyoruz." Toplumun tamamına sirayet eden bir gerginlik ve huzursuzluğun, ülkenin geleceği açısından ciddi bir tehlike arz ettiğini kaydeden Mehmet Şandır, "İnsanlarımız bireysel anlamda, gündelik yaşamlarında kendilerini özgürce ifade etsinler. Bu Türk milletine de, Türkiye'ye de yakışır bir durum olurdu. Ama dil üzerinden ayrı kimlik yaratılması, bu ülkenin toplumunu ileri zaman içerisinde, devletini parçalayıcı bir süreci başlatır. Van'daki insanımızın sokakta Kürtçe konuşmasından hiçbir şekilde biz rahatsız değiliz. Bizim insanımız da rahatsız değil. Ama bir farklılığı, anadil olabilir, mezhep olabilir, kimlikleştirerek o farklılığı toplumdan ayrıştırmak bölücülüktür. Bölücülük terörle olmaz. Biz de bu ülkenin milletiyle, toprağıyla bölünmesine müsaade edemeyiz. Bununla sonuna kadar mücadele edeceğiz. 57. MHP koalisyon hükümeti AK Parti'ye 'sıfır terör' devretti. Bunların yanlış politikalarıyla bugün bölücü terör devam ediyor" diye konuştu.
(EKİP-MET-CC-Y)