MHP Genel Başkan Yardımcısı
Faruk Bal, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin teklifin siyaseten ahlaksız bir teklif olduğunu söyledi. Bal,
AK Parti'nin kapatma davasıyla ilgili imdadı dış odaklardan beklemesinin faturasının ağır olacağı uyarısında da bulundu.
TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Bal, TCK'nın 301. maddesinin devletin ve milletin ortak değerlerinin aşağılanmasını önlediğini belirterek, AB'nin bu ortak değerleri koruyan 301. maddeye hasım olduğunu söyledi. AB'nin bu maddenin kaldırılması veya işlemez hale getirilmesi için fırsat kolladığını kaydeden Bal, "AB, bölücü terör örgütüne kolay propaganda alanı yaratmak için Türklük ve cumhuriyet değerlerini koruyan 301. maddenin değiştirilmesini, hatta kaldırılmasını talep etmektedir. Numaracı cumhuriyetçiler ve fatura karşılığı her türlü yazıyı yazabilen, her görüşü savunabilenler bu talebi kabul etmişlerdir. Türk varlığına karşı her türlü fırsatı değerlendiren Ermeni soykırım hezeyanının ve Rum çıkarlarının savunucuları, bölücü terör örgütünün akıl hocaları, AB'nin çirkin yüzlü şemsiyesi altında birleşmişler ve hep birlikte Türklük değerlerini koruyan 301. maddeye karşı saldırıya geçmişlerdir" dedi.
Kopenhag Kriterleri'nin artık tamamen yerine getirildiğine ilişkin AB yetkililerinin açıklamalarının ardından ortaya konulan bu taleplerin ahlaksız birer teklif ve dayanaksız birer talep olduğunu vurgulayan Bal, AK Parti aleyhine açılan kapatma davasının, ahlaksız talepte bulunanlar için yeni bir fırsat yarattığını söyledi. Hükümetin düzenlemeyi bir tasarı olarak getirmemesini de eleştiren Bal, "Şayet AK Parti, Türklüğe hakareti suç olmaktan çıkarmak veya işlenemez bir suç haline getirmek gibi vahim bir sorumluluğu Türk milleti önünde üstlenmekten çekindiği için bir milletvekili kurban seçilmişse bu da siyasi ahlaka sığmaz. Bu kanun teklifi ile Gazi Meclis'e, 'sen devletin ve milletin ortak değerlerine hakareti suç olmaktan çıkar veya cezalandırılamaz hale getir' şeklinde anlaşılabilecek bir teklif yapılmıştır. Bu açıdan bu teklif, siyaseten ahlaksız bir tekliftir" diye konuştu.
Teklifte Türklük yerine Türk milleti ifadesinin getirilmesinin önemli sakıncaları bulunduğunu söyleyen Bal, 'Türk milleti' ifadesi kullanılmadan yapılan hiçbir hakaretin cezalandırılamayacağını, 'Türkler haindir, Türkler şerefsizdir' şeklindeki milli değerlere saldırıların suç unsuru olmaktan çıkacağını savundu. Bal, 'cumhuriyet' yerine getirilen 'Türkiye Cumhuriyeti devleti' ifadesinin hiçbir anlamı olmadığını, devletin soyut bir varlık olduğunu, ancak organlarıyla somut bir varlık haline dönüştüğünü de kaydetti.
Ceza üst sınırının 3 yıldan 2 yıla indirilmesini de eleştiren Bal, geçtiğimiz dönemde Ceza İnfaz Kanunu'nda yapılan değişiklikle cezaların paraya çevrilmesi için sürenin 2 yıla çekildiğini hatırlattı. Bu düzenleme ile Türk milletine hakaret suçlarına ilişkin cezaların doğrudan ertelenebilir hale getirildiğine dikkat çeken Bal, bunun da örtülü af şeklinde algılanabileceğini söyledi.
Kovuşturma izni verme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na verilmesinin Anayasa'ya ve parlamenter demokratik sisteme aykırı olduğunu savunan Bal, başından beri Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin sembolik olduğunu söyleyen AK Parti'nin Cumhurbaşkanı değişikliğinden sonra bu fikrinden caymış gibi bir eğilim içinde olduğunu belirtti. AK Parti'nin muktedir bir iktidar olabilmek için meşruiyet kaynağını Türkiye'de araması gerektiğini dile getiren Bal, bunu dış dünyada aradığı sürece önüne konulan faturaları ödemek zorunda kalacağını vurguladı. Bal, 301. maddeyle ilgili faturanın Türkiye'ye ödenmesi zor bir bedel yükleyeceği uyarısında bulundu. 301. maddenin Türklüğe hakareti, cumhuriyete hakareti, TBMM'ye hakareti, hükümete hakareti, adalete hakareti, güvenlik güçlerine hakareti cezalandırdığına işaret eden Bal, "301, kötü bir madde değildir. İyi bir maddedir. 301, ortak değerlerimizi koruyan iyi bir maddedir. 301'in kötü olduğunu söyleyenlerin niyetleri kötüdür. Onların niyetlerini sorgulamak lazım" dedi.
Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Bal, Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi'ne AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili bildiri yayınlama talebinde bulunulduğu haberlerinin hatırlatılması üzerine, AK Parti'nin kapatma davasıyla ilgili çözümü hukuka saygılı, meşru, milli zeminde araması gerektiğini vurguladı. Bal, imdadı dış odaklardan beklemenin bir faturası olacağını söyledi.
Bal, 301. maddenin MHP'nin isteği doğrultusunda değiştirilmesi halinde MHP'nin de parti kapatma konusundaki Anayasa değişikliğine destek vereceği iddialarıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:
"MHP, ilke ve söylemlerini net bir şekilde kamuoyuna açıklayan bir partidir. Bu ilke ve söylemleri at pazarlığına dönüştüren bir parti değildir. MHP, parti kapatmayla ilgili fikirlerinde ısrarlıdır ve bunu pazarlık konusu yapmaz." (ZÇ-CC-ÖK-Y)