Merkez Bankası Başkanı
Durmuş Yılmaz, Türkiye'nin enflasyon liginde 2006 yılındaki güçlü sıkılaştırmadan sonra 59'uncu sıraya yerleştiğini söyledi.
Başkan Yılmaz, Diyarbakır Ticaret Borsası'nda "Para Politikaları" konulu bir konferans verdi.
Ekonomik faaliyetlerin nihai amacının çamursuz yol, suyu akan ev, elektriği yanan konut, karnı tok, sırtı pek daha iyi yaşam sağlamak olduğuna dikkat çeken Yılmaz, faaliyetlerinin üretime yönelik olduğunu söyledi.
"Yüksek enflasyonun olduğu ülkede istikrar olamaz." diyen Yılmaz, 2002-2007 arasında enflasyonda düşüş sağlanırken enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde büyümenin dip yaptığını belirtti.
İş ve aş bulmak için istikrarın şart olduğunu dile getiren Yılmaz, "Fiyat istikrarının göreli olarak sağlandığı 2002-2007 arası dönemde reel ekonomide önemli başarılar elde edildi. Türkiyenin toplam dünya ticareti içindeki yeri uygulanan politakalar sonucunda arttığını görüyoruz. İstikrar nasıl sağlanır?. " diye konuştu.
Durmuş Yılmaz, "Merkez Bankası'nın sürdürülebilir ekonomik büyüme için en önemli katkısı fiyat istikrarını sağlamaktır. Fiyat istikrarı bir araç, neyin, refah düzeyini artırmanın aracı. Fiyat istikrarı da büyümenin girdisi. Fiyat istikrarı olmadan büyüme olmuyor. İş ve aş bulamıyoruz. Bunu başarmak için de aracımız kısa vadeli faiz oranlarıdır. 2001 yılından bu yana enflasyon oranlarında düşüş kaydedildi. Ama tam olarak fiyat istikrarı sağlanamadı. Türkiye enflasyon ile mücadelede 2006'daki güçlü sıkılaştırmadan sonra enflasyon liginde 59'uncu sıraya yerleşti." şeklinde konuştu.
Yılmaz, "2006 yılında yaptığımız parasal sıkılaştırmadan 26'ncı sıradan 59'uncu sıraya geldik. Doğru para politikaları uygulandığı sürece para politikası çalışıyor ve gelişmeler para politikasına cevap veriyor. Enflasyon ile olan mücadelede neredeyiz. 2007'den itibaren tüfede belirgin ivmeleme başladı. Gıda ve enerjiden etkileniyoruz. Gıda enerji yönetilen yönlendiren yıllık enflasyona katkısı 2004-2006 yüzde 51, Mayısta yüzde 70'e yükseldi." dedi.