Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, işadamı
Sakıp Sabancı'nın ölümünün 3. ölüm yıldönümünde büyük bir vefa gösterdi.
Türkan Sabancı'nın da katılımıyla düzenlenen programda bakanlık merkez binada bulunan bir salona merhum
Sakıp Sabancı'nın adı verildi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nda gerçekleşen açılışa Sakıp Sabancı'nın eşi Türkan Sabancı, Kayseri ve Adana Milletvekilleri ile Sabancı Vakfı yöneticileri katıldı. Bakan Çelik, Sakıp Sabancı'nın adının verildiği salon açılışını Sakıp Sabancı'nın eşi Türkan Sabancı ile birlikte yaptı. Açılışta konuşan Türkan Sabancı, eğitime büyük destek veren eşinin adının bakanlıkta bulunan bir salona verilmesinden dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi. Açılışlara her zaman eşi Sakıp Sabancı ile birlikte gittiğini anlatan Türkan Sabancı, bu açılışta 'buruk' bir mutluluk yaşadığını söyledi. 'Keşke o da şu an yanımda olsaydı' diyen Türkan Sabancı, "Eğitime büyük destek verdi. Özellikle kız çocuklarının okumasını çok isterdi. Öğretmenevlerine el konulması olayları sırasında büyük tepki göstermişti. Kendisi de bu konuda girişimlerde bulundu. Ömer Balıbey ile birlikte İstanbul'da çalışmalar yaptılar. İnşaatı yarım kalan okulların fotoğraflarını çekti ve maddi yardımlarda bulunarak okulların açılmasını sağladı. Şu an bende onun yanındaymış gibi aynı heyecanı yaşıyorum. Milli Eğitim Bakanlığı'na olan katkılarından dolayı isminin verilmesi bir vefa örneğidir" diye konuştu. Türkan Sabancı, eşinin her zaman sadelikten hoşlandığını ve bakanlıkta bulunan salon açılışının da sade bir törenle olmasını istediklerini aktardı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de açılış sırasında yaptığı konuşmada, eğitim camiasını ve Türkiye olarak Sakıp Sabancıyı çok özlediklerini ifade etti. Çelik, Türkan Sabancı'ya seslenerek, Sakıp kelimesinin 'karanlığı delip geçen parıl parlayan' anlamında olduğunu belirterek, Sakıp Sabancı'nın da adının anlamının taşıdığını kaydetti. Sakıp Sabancı'nın cehaleti yok etmek için Türkiye'nin istikbal davası olan eğitime gönlünü ve parasını koymiş olan bir insan olduğunu dile getirdi. Sakıp Sabancı'nın babasının yaşında olduğunu belirten Bakan Çelik, aralarında yaş farkı olmasına rağmen kendisine yaptığı ziyaretlerde dünya ve Türkiye meseleleri hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını ve çok eğlendiklerini anlattı. Son olarak Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile birlikte Sakıp Sabancı'yı İstanbul'da ziyaret ettiklerini söyleyen Bakan Çelik, "Sakıp Ağa, Türkiye'nin iki büyük ordusu yanınızda şu andadır. Birisi silahlı ordu, diğeri kalemli ordu. Başında Milli kelimesinin olduğu iki bakanın gelmesi önemli bir şeydir" dedi. Sakıp Sabancı'nın hayata aklıklarla başladığını belirten Çelik, Sabancı'nın Akçaköy'de doğduğunu, bembeyaz pamukla yola çıktığını, kurduğu bankaya da Akbank dediğini söyledi. Dünya'da eser bırakan insanların ölümsüz olduğuna inandığını bildiren Çelik, "Türkiye' daha çok Sakıp Sabancılara, Kadir Haslara, daha çok İzzet Baysallara ihtiyaç duyan bir ülkedir. Sakıp Sabancı hem zenginliği olan bir adam, hem de adamlığı olan bir zengindir. Biz onu bunun için seviyoruz. Onun kelli felli diplomaları yoktu. Ama hayat üniversitesinin hikmet fakültesinin tecrübe bölümünden mezundur. Bu kitaplarını da yansıtmıştır. Bundan dolayı dünya'nın birçok üniversitesi ona fahri doktora unvanı vermiştir. Devlet tarafından kendisine devlet üstün hizmet madalyası verilmiştir. Onun bugün elimizde bulunan 14 eseri bizim için büyük bir hazinedir" dedi.
Açılış törenini çok daha görkemli bir biçimde yapmayı planladıkları ifade eden Çelik, Türkan Sabancı'nın 'mütevazi bir tören onun ruhunu daha çok şad eder' demesi üzerine sade bir tören yaptıklarının altını çizdi. Kayseri doğumlu olmasına rağmen Adana'nın Sabancı için iyi bir sıçrama tahtası olduğunu ifade eden Çelik, "Kocaeli Milletvekilleri 'Sabancı'nın bütün yatırımları bizde. Bizi niye çağırmadınız?' dediler. Sayın Sabancı'nın ilgili olduğu illeri çağırmaya kalksak 81 ilin milletvekillerini çağırmamız gerekir" diye konuştu. Bölüşmek ve paylaşmanın her zengine nasip olmadığını kaydeden Çelik, "Birçok zengin sadece kasasının ve kesesinin etkisindedir" dedi.
(DUY-ÖK-Y)